Güncel

Müslüman Kardeşler üyelerinden KKTC'de büyük vurgun!

Uluslararası Müslüman Kardeşler teşkilatı bünyesinde Türkiye'de faaliyet gösteren bir örgüt mensubunun, KKTC'de mali ve akademik yolsuzluklardan dolandırıcılığa kadar çok sayıda usulsüzlüğe karıştığı ileri sürüldü.

Türkiye'yi uzun yıllardır faaliyet üssü olarak kullanan Uluslararası Müslüman Kardeşler teşkilatı, bu kez örgüt içinden yükselen ciddi yolsuzluk ve dolandırıcılık iddialarıyla gündeme geldi.

Mart 2023'ten beri Müslüman Kardeşler'in geçici Genel Rehberi olan, Londra merkezli Salah Abdülhak kanadının önde gelen isimlerinden birinin; sahtecilik, dolandırıcılık, ruhsatsız eğitim ağı kurma ve usulsüz para toplama gibi çok sayıda suçlamanın odağında olduğu iddia edilirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) hakkında sınır dışı kararı verildiği öne sürüldü.

'ÜNİVERSİTE DOLANDIRICILIĞI' İDDİASI

Al Arabiya'da yer alan iddialara göre, 'M.A.' baş harfleriyle anılan Müslüman Kardeşler yöneticisi, KKTC'de eğitim görmek isteyen öğrenci ve gençleri hedef alan bir aracılık ağı kurdu.

İddiaya göre, öğrenci ve ailelerinden dört yıllık üniversite eğitimi için yüksek miktarda ücret tahsil eden şüpheli, öğrencileri gerçekte yalnızca bir yıllığına üniversiteye kaydettirdi. Kalan paranın ise zimmetine geçirildiği öne sürüldü.

Habere göre, mağdur öğrenciler daha sonra ya eğitimlerine devam edebilmek için yeniden ödeme yapmak ya da üniversiteden ilişiklerinin kesilmesi riskiyle karşı karşıya kaldı.

'KAÇAK ÜYELERE EĞİTİM KILIFI' İDDİASI

Kaynaklar, söz konusu ağın yalnızca öğrenci dolandırıcılığıyla sınırlı kalmadığını da iddia etti.

Haberde, Mısır'da ağır hapis veya idam cezasına çarptırılmış Müslüman Kardeşler mensuplarının KKTC'ye yönlendirilerek burada öğrenci statüsü kazanmalarının sağlandığı, bunun da daha sonra Türkiye'ye giriş için bir 'örtü mekanizması' olarak kullanıldığı öne sürüldü.

Ayrıca, adı geçen kişinin çalıştığını iddia ettiği Kıbrıs'taki üniversitenin de artan şikayetler üzerine resmi açıklama yaparak kendisiyle tüm bağlarını kestiği ve faaliyetlerinden sorumlu olmadığını duyurduğu aktarıldı.

SAHTECİLİK SUÇLAMASI

Haberde yer alan iddialara göre, söz konusu yönetici yalnızca üniversite kayıtlarıyla değil, uluslararası İngilizce yeterlilik sınavı IELTS belgelerinde sahtecilik yapmakla da suçlanıyor.

İddiaya göre, sahte IELTS belgeleri karşılığında kişi başına 5 bin dolara kadar ücret talep edildi.

Kaynaklara göre, Arap ülkelerinden birinde yaşayan Müslüman Kardeşler'e yakın bir iş insanı da çocuklarını Kıbrıs'taki üniversitelere kaydettirmek amacıyla zanlıya 10 bin dolar ödedi.

Ancak daha sonra ödemenin yalnızca bir yıllık eğitim ücretini karşıladığı, kalan paranın ise zimmete geçirildiğinin ortaya çıktığı iddia edildi.

RUHSATSIZ EĞİTİM KURUMLARI

Haberde ayrıca, zanlının 'A.S.' baş harfleriyle belirtilen başka bir Müslüman Kardeşler yöneticisiyle birlikte resmi lisansa sahip olmayan eğitim kurumları kurduğu öne sürüldü.

Bu kurumların temel amacının KKTC'ye gelen örgüt mensuplarını bir araya getirmek ve daha sonra Türkiye'ye geçişlerini kolaylaştıracak bir altyapı oluşturmak olduğu iddia edildi.

ÖRGÜT İÇİNDE GÜÇ MÜCADELESİ

Haberde, son yıllarda yurt dışında yaşayan Müslüman Kardeşler mensupları arasında örgüt paralarının zimmete geçirilmesi, bağışların usulsüz kullanılması ve dolandırıcılık suçlamalarının arttığı belirtildi.

2019'dan itibaren yayımlanan ses kayıtlarında da örgüt yöneticilerinin mali yolsuzluklar, bağış paralarının kişisel amaçlarla kullanılması ve Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde kendi adlarına veya aile fertleri adına gayrimenkul satın almalarıyla suçlandığı ifade edildi.

Son aylarda ise Salah Abdülhak liderliğindeki Londra kanadı ile Mahmud Hüseyin liderliğindeki İstanbul kanadı arasında Türkiye'deki şirketler, gayrimenkuller ve ticari varlıkların kontrolü konusunda sert bir güç mücadelesi yaşandığı öne sürüldü.

Habere göre taraflar, örgüte ait şirket ve taşınmazları kendi kontrollerindeki isimlere devretmeye çalışırken, yaşanan iç çekişme nedeniyle bazı grupların Türk makamlarına ve yargıya gizli şikâyetlerde bulunduğu, bunun sonucunda da bazı şirket varlıklarının dondurulduğu ve örgütün 'gizli iş ağı' olarak nitelendirilen bazı yapılanmalarının dağıtıldığı iddia edildi.