CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Mersin İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın açıklamasında Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. YENİ Parti ve DEM Parti ile yürütülen görüşmelerin sürdüğünü belirten Sarı, koşulların ve sürecin olgunlaşmasının ardından ortak adayın önümüzdeki günlerde açıklanabileceğini ifade etti.

Sarı, “Görüşmelerimiz devam ediyor. Ortak noktaya geleceğimizi düşünüyorum. Koşullar olgunlaştıkça, süreç olgunlaştıkça ortak adayımızı ilan ederiz önümüzdeki günlerde. Orada bir problem olacağını düşünmüyorum ama ben her seferinde bu riski hatırlatıyorum arkadaşlarıma. Hepimiz bunun tarihsel sorumluluğunun altında kalırız. Burada AKP'ye karşı birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara da değinen Sarı, son 6 günde 8 operasyon düzenlendiğini belirterek, operasyonların kamuoyunda “fon yolsuzluğu” olarak anılan gelişmelerin tartışılmasını engellemek amacı taşıdığını öne sürdü.

FON YOLSUZLUĞU TARTIŞMALARI VE BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLAR

Sarı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye'de adına 'fon yolsuzluğu' denen, belki 2000'li yılların başından beri bankacılık sektöründe yapılan operasyonlardan sonra en büyük yolsuzluk durumuyla karşı karşıya kaldığımız skandalların olduğu bir yerde, bunları gölgede bırakmak, bunların tartışılmasını engellemek üzere belediyelerimize ardı ardına operasyonlar düzenlendi.

Mersin'de birbiriyle hiç ilgisi olmayan üç dosyanın aynı anda; hem Büyükşehir'in hem iki ilçenin aynı anda, Mersin'de çok olağanüstü bir şey varmış gibi düğmeye basıldığını görüyoruz. Ne kadar büyüklüğe ulaşacağı belli bile olmayan, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli gelirinin yüzde 3'üne kadar ulaşabilen büyüklükteki bir yolsuzluğu gizlemek üzere Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine operasyon yapılıyor. Bir tarafta asrın soygunuyla karşı karşıya kaldığınız bir fon yolsuzluğu var.

Ve bu yolsuzluk hızla AKP'nin içine doğru gidiyor, bakanlarına, bakanların çocuklarına doğru gidiyor. Orada sadece manipülasyon yaptığı iddia edilen bir avuç insan tutuklanıyor. Onların mal varlıklarıyla ilgili işlem yapılıyor. Ama öbür yanda halkın oylarıyla seçilmiş CHP'li belediyelerin tutuklanmaları gerekmeyen bir dosyayla tutuklandıklarını, tutuklamanın artık bir cezalandırma yöntemi hâline dönüştüğünü ve hukukun eşit uygulanmadığını bir kere daha görüyoruz.”

“ATAŞEHİR'DE SİYASİ OPERASYON YAPILDI”

İlçe belediyelerinde yaşanan belediye meclis üyesi transferleri ve belediye başkan vekilliği seçimleri hakkında da konuşan Sarı, Ataşehir’de yaşananları siyasi operasyon olarak nitelendirdi.

Sarı, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Ataşehir'de çok açık bir siyasi operasyon yapıldı. 24 belediye meclis üyemiz vardı orada. 12 de Cumhur İttifakı'nın belediye meclis üyesi vardı. Ataşehir halkının siyasi iradesi, Cumhur İttifakı'nın siyasi iradesinin iki katı kadar güçlü biçimde CHP'de tecelli etmiş. Ama ne oldu? Bir gece operasyonuyla altı belediye meclis üyemiz istifa etti ve AKP saflarına katıldı. Bir anda denge 18'e 18 oldu.

Sonra belediye başkan vekilimize bir operasyon yapıldı, tutuklandı. 17'ye düştü o oy kullanamayacağı için. Sonradan istifalar oldu. Cumhuriyet Halk Partisinin 24 olan belediye meclis üyesi oy kullanabilir sayısını 15'e düşürdüler. Sonra seçim yaptılar. Şimdi bu işin siyasal operasyon olduğu açıktır. Ataşehir Belediyesi'nin AKP'ye katılması için hukukun bir araç olarak AKP tarafından kullanıldığı çok açıktır. Bence bunu tartışmaya yer yok.”

Belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin AKP’ye geçişlerini “siyasi ahlaksızlık” olarak tanımlayan Sarı, AKP’ye geçen isimlerin aday belirlenme süreçlerini eleştirerek yeniden öz eleştiri yapılması gerektiğini söyledi. Sarı, Eyüpsultan ve Ataşehir belediye meclislerinde gerçekleştirilen seçimlerde parti kararına aykırı hareket eden meclis üyelerinin tespit edilmeleri durumunda disipline sevk edileceklerini açıkladı.

“SÜRECİ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE GÖTÜRMEK İSTİYORUZ”

Yenişehir ve Mezitli belediye başkan vekilliği seçimlerinin ertesi gün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ise salı günü yapılacağını hatırlatan Sarı, CHP’nin seçim sürecini istişare ve ortak akılla yürütmeye çalıştığını belirtti.

Sarı, şöyle konuştu:

“Biz bu seçim sürecini mümkün olduğu kadar objektif olarak, CHP yönetimi bakımından mümkün olduğunca istişareyle, mümkün olduğu kadar ortak aklı çalıştırarak, CHP örgütümüzün fikirlerini de alarak, belediye başkanlarımızın değerlendirmelerini de alarak, belediye meclis üyelerimizle toplu olarak ve tek tek görüşerek hareket ediyoruz. Hangi arkadaşımız olursa olsun, böyle bir dönemde bu belediyelerde görev almak istemek bir sorumluluk. Bu bir ateşten gömlek.

Her iki ilçede de arkadaşlarımız sorumluluktan kaçmıyor.

CHP grupları burada birlik ve beraberlik içinde hareket etmektedir. Büyükşehirimizde de yine aynı durum söz konusudur. Biz bu süreci yakından takip etmek, görüşmelerimizi yapmak üzere iki gündür buradayız. Bugün de görüşmelerimiz olacak. Bu süreci kolektif aklı çalıştırarak ama iş birliği içinde, konsensüs içinde götürmek istiyoruz. Sadece kendi grubumuzla da değil, birlikte, bir arada olmanın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Eyüp'te bir arada hareket ederek zorla da olsa seçimi kazandık.

Ama bir arada hareket etmeseydik seçimi kaybedecektik. Ataşehir'de bir arada hareket edip salonu terk ettik, bu da çok önemlidir. Birlikte olmak, bir arada olmak, CHP tarafından kazanılan belediyelerin CHP'de kalmasını sağlayacak bir iradeyi birlikte örmenin kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Burada da, Büyükşehir'de de, Yenişehir'de de, Mezitli'de de öyle... Bir arada olmak önemli.”

TBB İÇİN YENİ PARTİ VE DEM PARTİ’YE İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinin 15 Ekim Perşembe günü yapılacağını belirten Sarı, DEM Parti ve YENİ Parti’ye iş birliği çağrısını yineledi. Sarı, belediye başkanlarının seçildiği dönemlere kıyasla siyasi farkın azaldığını ve ortak hareket etme ihtiyacının arttığını savundu.

Sarı, şunları kaydetti:

“Oradaki fark da azalıyor. Yani Sayın İmamoğlu'nun, Sayın Karalar'ın, Sayın Seçer'in seçildiği zamandaki kadar fark yok. Her geçen gün fark azalıyor. Her geçen gün daha fazla iş birliğine ihtiyaç var. Birlikte hareket etmeye ihtiyaç var. Bir çağrı yapıyoruz. Birlikte hareket etmeliyiz. Ayrılıkları bir tarafa bırakmalıyız. Belediyeler Birliği AKP'ye ya da Cumhur İttifakı'na geçmemeli. Muhalefette kalmalı. Esasen Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmalı. Muhalefetin olmalı.

Bunun için her türlü iş birliğine ve özveriye CHP olarak hazır olduğumuzu deklare etmek istiyorum.”

Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı’ya, TBB seçimleri için YENİ Parti ve DEM Parti ile yapılan görüşmelerin durumu soruldu.

Sarı, çağrılarının arkasında olduklarını belirterek görüşmelerin devam ettiğini ve ortak bir noktada buluşacaklarını düşündüğünü söyledi. Sürecin olgunlaşmasıyla ortak adayın açıklanacağını ifade eden Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Belediyeler Birliği'yle ilgili çağrımızın arkasındayız. Yeniden çağrı yapıyoruz. Bu, çağrılarımıza destek verilmediği, katkı sağlanmadığı anlamına gelmiyor. Biz görüşüyoruz, görüşmelerimiz devam ediyor. Bir ortak noktaya geleceğimizi düşünüyorum. Koşullar, süreç olgunlaştıkça ortak adayımızı ilan ederiz önümüzdeki günlerde. Orada bir problem olacağını düşünmüyorum ama ben her seferinde bu riski hatırlatıyorum. Hepimiz bunun tarihsel sorumluluğunun altında kalırız.

Dilek Kaya İmamoğlu: Kız çocuklarının seslerinin duyulduğu bir gelecek için mücadele ediyoruz!
Dilek Kaya İmamoğlu: Kız çocuklarının seslerinin duyulduğu bir gelecek için mücadele ediyoruz!
İçeriği Görüntüle

Bireysel farklılıklarımızı bir tarafa bırakmalıyız. AKP'ye karşı birlikte hareket etmeliyiz. Bir kere daha uyarıyorum. Sadece Belediyeler Birliği değil. Belediyeler Birliği seçimi ilk sınavdır. Bakın önümüzde İBB'yle ilgili bir süreç gelişebilir. İBB'yle ilgili bir süreci kucağımızda bulabiliriz. Herkesin bu sorumlulukla hareket etmesi lazım. Ayrışma zamanı değildir. Konjonktür çok olağanüstüdür. Olağanüstü zamanlarda buna uygun hareket etmek gerekir.”

“SÜRECİ ŞAŞKINLIKLA İZLİYORUM”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkındaki açıklamasını yalanlamasına ilişkin soru üzerine de değerlendirmelerde bulunan Sarı, süreci şaşkınlıkla izlediğini söyledi.

Sarı, iki genel başkan arasında konuşulan konuya ilişkin kendilerine aktarılanları anlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Süreci şaşkınlıkla izliyorum. İki genel başkan arasında konuşulmuş konu. Bu konu bize intikal ettiği kadarıyla, Sayın Genel Başkanımız birkaç belediyeyle ilgili ki en önemlisi Karşıyaka'dır. Kendisinin aday yapılmaması, 5'li çete içinde yer alan bir firmayla yakın ilişkilerinin olduğu önerisini dile getirmiş. Özgür Özel burada laf kalabalığı yaparak, konuyu çarpıtarak konuyu başka bir belediye başkanı üzerinden tartışarak ki bu belediye başkanının CHP'de kaldığını biliyoruz.

Buradan bir siyasal ayrışma murat ederek konuyu başka bir yere doğru götürüyor. Cemil Tugay'ın Karşıyaka Belediye Başkanı iken bir daha belediye başkanı yapılmamasına ilişkin uyarı ortada duruyor iken Özgür Özel'in bu kişiyi bırakın Karşıyaka, Büyükşehir Belediye Başkanı yapmış olmasının arkasındaki tek motivasyonun ne olduğunu biliyoruz. Ben o zaman Parti Meclisi'ndeydim. Cemil Tugay Karşıyaka Belediye Başkanı olarak Özgür Özel'i kurultayda destekleyen tek belediye başkanıydı.

Bunun için Büyükşehir Belediye Başkanı adayı yapılmıştır. Bunun başka hiçbir nedeni yoktur. Hiç kimse izah edemez. Tek bir gerekçe bize gösteremezler.

Şimdi diyor ki anketler vardı. Sayın Özgür Özel bu anketleri niye açıklamıyorsunuz madem 'şifresi bizde bunu buluta yükledik. Bulutta duruyor' diyorsunuz. 'CHP'nin parasıyla yapmış olduğunuz anketlerin faturaları duruyor' diyorsunuz. Ama 'Şifre ben de, ben bu şifreyi iade etmiyorum' diyerek suç işlediğinizi söylüyorsunuz. Bu açık suçtur. Bu siyasi ahlaksızlıktır. CHP'nin genel başkanı olarak CHP'nin parasıyla anket yapıyorsunuz.

Ama anketin sonuçlarını partinin arşivinde olması gereken bu bilgiye belgelere ulaşamıyoruz. Şimdi çıkın açıklayın o zaman. Ya bu anketleri bize verin. Alalım bu anketleri açıklayalım. Ya da bu anketleri açıklayın. Cemil Tugay bu anketlerde yüzde kaç çıkıyordu? Diğer adaylar yüzde kaç çıkıyordu? Açıklasınlar, görelim. Özgür Özel bu arkadaşımızı aday yaparken kefil olmuştur. Bırakın bütün tartışmaları. Burada anket vardı, yoktu...

Kefil olduğunuz bir kişi bir başka partiye gidiyorsa hele ki siyaseten mücadele ettiğimiz bir partiye gidiyorsa en azından bunun için kalkıp şunu söylemesini bekleriz: 'Evet biz hata yapmışız arkadaşlar. İzmir halkından özür diliyoruz.' Siyaseten en azından bunu söyleyebiliyor olmak gerekir. Ama bunu görmüyoruz maalesef. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Özgür Özel, 'Havada bulut anketleri unut' diyor bize. Dolayısıyla bunu buluta havale ediyor.”