Dünya'da yer alan habere göre; Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, son açıklanan Orta Vadeli Programın (OVP) OVP’yi öncekilere kıyasla daha reel, daha gerçekçi ve daha ayakları yere basan bir program olarak gördüklerini söyledi.
Özdemir, rakamların enflasyonun ve faiz oranlarının düşürülmesi açısından çok iddialı olmadığını belirterek, “Dolayısıyla daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir planlama olduğunu düşünüyoruz, bu açıdan olumlu buluyoruz. Çünkü iş dünyasının özellikle reel piyasanın beklentisi öngörülebilirlik, rakamlardan daha öncelikli olan konu bizim açımızdan öngörülebilirlik. Öngörülebilirlik koridoru açısını daha da açan, daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir program olarak gözümüze çarpıyor” dedi.
Son açıklanan OVP’nin umut aşıladığını vurgulayan Özdemir, şunları söyledi:
“Enflasyonu düşürürken büyümeyi eğer becerebilirsek ama tabii bunun için neler yapılması gerektiğini iyi tartışmak ve iyi planlamak lazım, işte o zaman ülke olarak ciddi bir eşiği aşmış oluruz diye düşünüyoruz. Çünkü ülkemizde şu anda bu dezenflasyonist süreç şöyle algılanıyor, yani enflasyonu mu düşürelim, yoksa üretimi ve sanayiyi mi soğutalım?
Açıkçası bunların ikisinin arasında bir tercihe reel piyasanın sıkışmaması gerektiğini düşünüyoruz. Enflasyonu düşürürken üretimi, sanayiyi, arzı bunları da soğutmamamız gerektiğini altını çiziyoruz. Çünkü enflasyonun en nihayetinde düşmesi ve belli bir sürdürülebilirlik seviyesine ulaşmasının en önemli etkeni de sürdürülebilir ekonomik şartlar.
Yani üretebiliyor olmanız lazım, üretebildiğiniz sürece o enflasyonu sürdürülebilir seviyelerde tutabilirsiniz. Umut ediyorum ki bu OVP inşallah hem enflasyonu düşürürken hem de üretimi, büyümeyi artırabilir unsurlar ortaya koyar.”
MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, kredi faizlerinin de en nihayetinde enflasyonla birebir ilişkili olduğunu belirterek, sanayici ve iş dünyasının finansmana erişimin zorluğundan bahsettiğini ve bu konuda haklı olduklarını dile getirdi.
Özdemir, yüzde 37 olarak öngörülen politika faizinin insanlara yüzde 50’lere yakın bir maliyetle krediye erişim imkanı sağlayabildiğini kaydederek, “Bu da açıkçası oldukça yüksek bir rakam. Sonuçta bu da hane halkının, son kullanıcının satın almış olduğu ürünlere de birebir maliyet olarak da yansıyan bir unsur. Dolayısıyla orada açıkçası temkinli davranmak gerektiğini ben düşünüyorum. Yani böyle dramatik ve çok keskin düşüşler açıkçası beklememek gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.