İBB Davası’nın 59’uncu gününde savunma yapan Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, kendisiyle ilişkilendirilen şirketlere dair somut delil bulunmadığını belirtti. Ongun, “Ne MASAK raporu var, ne para trafiği, ne belge. Buna rağmen insanlar cezaevinde. Bu mu hak ve adalet?” diyerek iddianameyi eleştirdi. Ongun, dosyada çifte standart uygulandığını savunarak, “4 ana örgüt firması denilen şirketler 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş aldı. Serdar Haydanlı’nın 4.5G şirketi ise 5 ayda yaklaşık 600 milyon liralık ihale aldı ama hakkında tek bir suçlama yok” dedi. Ongun, savunmasına yarın devam edecek.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 59’uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam etti.

Bugün, tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yapıyor. Ongun, savunmasının devamında alt taşeron ve etkinlik ihalelerine ilişkin suçlamaları hedef aldı.

Vedat Şahin ve Duygu Fikirli’nin ifadelerine değinen Ongun, her iki ismin de organizasyon işlerinin fiilen yapıldığını anlattığını söyledi.

Vedat Şahin’in, “Malzeme temininden sahne yapımına kadar tüm işleri eksiksiz yaptım. Güldem Şık’ın söylediği firmalara faturaları kestim” dediğini aktaran Ongun, bunun alt taşeron sisteminin doğal işleyişini gösterdiğini savundu.

Duygu Fikirli’nin de 2022-2024 arasında birçok organizasyonda hizmet verdiklerini, keşif yaptıklarını ve işi tamamladıktan sonra yönlendirilen firmalara fatura kestiklerini söylediğini belirten Ongun, “Ortada yapılmamış iş yok. Herkes işin yapıldığını anlatıyor” dedi.

Ongun, savcılığın dosyada sıkça yer verdiği “yüzde 500-600 farkla fatura kesildiği” iddiasına ilişkin ise somut hiçbir örnek bulunmadığını savundu. “Tek bir örnek fatura bile yok” diyen Ongun, savcılığın bu iddiayı doğrulayacak belge aramamasını da eleştirdi.

“KAHRAMAN YEŞİLYURT’U BENİM KASAM İLAN ETMİŞLER”

Savcılığın bazı şirketleri “örgüt firması” ilan ettiğini söyleyen Ongun, En Direct, Kreatif ve Antre şirketlerinin yalnızca bazı itirafçı ifadelerinde isimleri geçtiği için bu kategoriye alındığını savundu.

Antre firmasının sahibi Kahraman Yeşilyurt’un “örgüt kasası” ilan edildiğini belirten Ongun, savcılığın ayrıca kendisini de bu şirketin gizli sahibi gibi gösterdiğini söyledi.

Ongun, “6 yılda yalnızca bir kez telefonla konuşmuşuz. O da babam vefat ettiğinde taziye için aramış. Görüşme yok, buluşma yok, MASAK raporu yok, para trafiği yok” dedi.

Kendisiyle Kahraman Yeşilyurt arasında hiçbir somut bağ bulunmadığını söyleyen Ongun, buna rağmen itirafçı Kabil Taşçı’nın beyanıyla suçlama üretildiğini ifade etti.

“DOLANDIRICININ SÖZÜ BENDEN DAHA MI İTİBARLI?”

Kabil Taşçı’nın sahte fatura nedeniyle mahkûm olmuş bir isim olduğunu belirten Ongun, bu kişinin beyanlarının çok sayıda eylemde delil olarak kullanıldığını söyledi.

Ongun, “Hayatında beni görmemiş bir dolandırıcının sözüne inanılıyor, bana inanılmıyor. Bu kişi neden benden daha itibarlı kabul ediliyor?” diye sordu.

Savcılığın 21 farklı eylemde Taşçı’nın ifadelerini delil olarak kullandığını söyleyen Ongun, bunun iddianamenin güvenilirliğini zedelediğini savundu.

“ÖRGÜT FİRMASI DEĞİL DENİLENLER YÜZLERCE MİLYONLUK İŞ ALMIŞ”

Eylem 83 kapsamında bazı şirketlerin büyük montanlı ihaleler almasına rağmen örgüt firması olarak gösterilmediğini söyleyen Ongun, rakamlarla örnek verdi.

Bysel Elektronik’in yalnızca bu eylemde 18.8 milyon liralık, toplamda yaklaşık 50 milyon liralık iş aldığını belirtti.

3-2-1 firmasının bu eylemde 27.9 milyon liralık, toplamda 305 milyon liralık iş aldığını söyledi.

KNK Grup’un 220 milyon liradan fazla, Nokta CTB’nin yaklaşık 70 milyon liralık iş aldığını belirten Ongun, BBM Büyük Baskı Merkezi’nin de 150 milyon liradan fazla ihale kazandığını ifade etti.

Ongun, “Bunlar yüz milyonlarca liralık iş alıyor ama örgüt firması sayılmıyor. Antre ya da Kreatif ise örgüt firması ilan ediliyor. Kriter ne?” diye sordu.

“173 MİLYONUN SADECE 18.7 MİLYONU ÖRGÜT FİRMALARINA GİTMİŞ”

Eylem 84’te savcılığın önce 45.5 milyon lira kamu zararı iddiası yazdığını, değerlendirme bölümünde ise bu rakamın 18.7 milyon liraya düştüğünü söyleyen Ongun, bu farkın açıklanmadığını ifade etti.

Ongun, “Defalarca okudum, bu rakam neden değişmiş anlayamadım” dedi.

Aynı eylemde Kültür A.Ş.’nin toplam 173 milyon liralık alt ihale yaptığını belirten Ongun, savcılığın örgüt firmalarına gittiğini iddia ettiği kısmın yalnızca 18.7 milyon lira olduğunu söyledi.

“Eğer amaç örgüte para aktarmaksa neden 173 milyonun tamamını değil de sadece yüzde 11’ini aktarmış olalım?” diyen Ongun, iddianamenin kendi içinde çelişkili olduğunu savundu.

“SÖZDE ÖRGÜTÜMDEKİ BİRÇOK KİŞİYLE TELEFON GÖRÜŞMEM BİLE YOK”

Ongun, kendisine atfedilen örgüt yapılanmasına ilişkin suçlamaların da somut delilden yoksun olduğunu söyledi.

Adı örgüt üyesi olarak geçen birçok kişiyle telefon irtibatı dahi bulunmadığını belirten Ongun, 35 kişinin 18’inin İBB ya da iştirak şirketlerinde çalışan mesai arkadaşları olduğunu söyledi.

Bu 18 kişinin 8’iyle telefon görüşmesi bile yapmadığını savunan Ongun, dışarıdaki 17 kişiden yalnızca 3’ünün sosyal çevresinden isimler olduğunu anlattı.

“Bazı kişilerle 5-6 yılda 5-6 kez konuşmuşuz. Bayram, kandil, ölüm, kalım olur insanlar arar. Bu normal telefon trafiği suç delili gibi gösteriliyor” dedi.

“FİKRİ MURAT DEMİR’İ HAYATIMDA HİÇ GÖRMEDİM”

HTS kayıtlarında adı geçen bazı kişilerle hiçbir bağlantısı olmadığını da söyleyen Ongun, iş insanı Fikri Murat Demir’i hayatında hiç görmediğini savundu.

“Bir kez bile telefonla konuşmadım. İrtibat var diyen hangi gün, kaç dakika konuştuğumu ortaya koysun” diyen Ongun, Taner Çetin’in asistanı Arzu Can için de benzer durumun söz konusu olduğunu söyledi.

“ASIL BAKILMASI GEREKEN 4.5G”

Savunmasının devamında Serdar Haydanlı ve 4.5G şirketine ilişkin dikkat çekici veriler paylaşan Ongun, bu örneğin dosyanın en kritik başlıklarından biri olduğunu söyledi.

Haydanlı’nın ifadesinde 2001’de bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından Ankara’ya döndüğünü, tıbbi malzeme sektöründe çalıştığını ve 2011-2017 arasında hiçbir iş yapmadığını anlattığını aktardı.

Ongun, “2017’de birden 4.5G adlı etkinlik şirketi kuruyor. Bir yıl sonra da milyonluk ihaleler almaya başlıyor” dedi.

“5 AYDA 600 MİLYONLUK İHALE”

4.5G şirketinin 2018’in sonu ile 2019 başı arasında çok kısa sürede çok sayıda ihale aldığını belirten Ongun, rakamların dikkat çekici olduğunu söyledi.

Toplam 50 firma arasında 20’sinin hiç ihale kazanamadığını, 30 firmanın ise toplam 64 ihale aldığını anlatan Ongun, firma başına ortalama 2 ihale düştüğünü ifade etti.

Buna karşın 4.5G’nin davet edildiği 6 ihalenin 5’ini kazandığını söyledi.

Ongun, “1 yıllık şirket, 5 ayda bugünün parasıyla yaklaşık 600 milyon liralık ihale almış. Bu da mı normal?” diye sordu.

Şirketin yalnızca 26 Ekim’de 2 ihale ve 3 iş artışı aldığını belirten Ongun, “Bir günde bu kadar iş artışı ve ihale alan şirket var. Buna rağmen örgüt firması denilenler biz oluyoruz” dedi.

Savunmasının bu bölümünü, 4.5G ile iddianamede örgüt firması olarak gösterilen şirketleri kıyaslayacağını belirterek tamamladı.

Ongun, savunmasının devamında iddianamede “örgütün ana firmaları” olarak gösterilen şirketlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İddianamede reklam ve etkinlik alanında toplam sekiz şirketin “ana örgüt firması” olarak tanımlandığını belirten Ongun, etkinlik ve organizasyon alanındaki dört ana şirketin Antre, OMR, Edge Rate ve İmagine olduğunu söyledi.

Ongun, “İddianamede açıkça ‘örgütün ana firmaları bunlardır’ deniliyor. Şimdi bu firmaların rakamlarına bakalım” dedi.

“İKİ FİRMANIN 5 YILDA ALDIĞI TOPLAM İŞ 712 MİLYON LİRA”

Antre firmasının son 5 yılda İBB’den toplam 481 milyon liralık iş aldığını belirten Ongun, OMR firmasının ise aynı dönemde 231 milyon liralık iş aldığını söyledi.

Bu iki şirketin toplamda 712 milyon liralık iş hacmine ulaştığını ifade eden Ongun, “Savcılık bu iki firmayı örgütün ana firmaları arasında sayıyor” dedi.

Edge Rate firmasının 5 yılda 333 milyon lira, İmagine firmasının ise 45 milyon lira iş aldığını aktaran Ongun, dört şirketin toplam iş hacminin yaklaşık 1 milyar liraya ulaştığını söyledi.

“4 ÖRGÜT FİRMASI 5 YILDA 1 MİLYAR, 4.5G 5 AYDA 600 MİLYON”

Ongun, bu rakamları Serdar Haydanlı’nın 4.5G şirketiyle karşılaştırdı.

4.5G’nin yalnızca 5 ay içinde yaklaşık 600 milyon liralık ihale aldığını hatırlatan Ongun, bu şirketin iddianamede herhangi bir suçlama konusu yapılmadığını vurguladı.

“Dört ana örgüt firması denilen şirket 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş almış. Tıbbi cihaz satıcısının kurduğu şirket ise 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Ama o örgüt firması değil” dedi.

Ongun, “O namuslu, dürüst, özgür ve çocuklarıyla birlikte. Buradaki insanlar ise çocuklarından, eşlerinden, annelerinden, babalarından ayrı şekilde cezaevinde tutuluyor” ifadelerini kullandı.

“BU MU HAK VE ADALET?”

Savunmasında mahkeme heyetine doğrudan seslenen Ongun, “Bu mu hak ve adalet?” diye sordu.

Sunduğu tüm rakamların BDDK raporlarından alındığını belirten Ongun, “Ben bu rakamları uydurmuyorum. Hepsi resmi verilerden alınmış rakamlar” dedi.

Ongun, “Yazıktır, günahtır. Gerçekten yazıktır, günahtır” ifadelerini kullandı.

“BANA YA DA EKREM BAŞKAN’A AİT TEK BİR FİRMA TESPİT ETMİŞLER Mİ?”

İddianamenin 86’ncı sayfasına dikkat çeken Ongun, savcılığın “Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun’un bazı şirketlerin fiili ortağı veya sahibi olduğu tespit edilmiştir” dediğini aktardı.

Ancak bu tespiti destekleyen somut hiçbir delil ortaya konulmadığını savundu.

“Bu dört aydır burada anlatılıyor. Savcı tek bir şirket için ‘şu belgeyle Murat Ongun’a ait olduğunu tespit ettim’ diyebiliyor mu?” diye sordu.

Ongun, dosyada böyle bir belge bulunmadığını belirterek savcılığın yalnızca soyut iddialarla hareket ettiğini söyledi.

“1 MİLYAR LİRA HAKSIZ KAZANÇ DİYORLAR, 600 MİLYONLUK FİRMAYA TEK KELİME YOK”

Savcılığın örgüt firmaları için “hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek miktarda haksız kazanç elde ettiler” değerlendirmesi yaptığını belirten Ongun, aynı mantığın 4.5G için işletilmediğini söyledi.

“Dört firmaya 5 yılda 1 milyar lira ödenmiş, buna haksız kazanç deniyor. Bir firmaya 5 ayda 600 milyon lira ödenmiş, ona tek kelime edilmiyor” dedi.

“TECRÜBESİZ ŞİRKET BİZİMKİLER DEĞİL, 4.5G”

Savcılığın örgüt firmaları için “tecrübe yetersizliği” eleştirisi getirdiğini belirten Ongun, bu tanımın asıl 4.5G’ye uyduğunu savundu.

OMR, Antre ve diğer şirketlerin uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğini ve büyük ölçekli projeler yaptığını hatırlatan Ongun, buna rağmen hedef haline getirildiklerini söyledi.

“Asıl tecrübesiz şirket 4.5G. 2017’de kuruluyor, 2018’de dev ihaleler alıyor” dedi.

“300 BİN SERMAYEYLE 300 MİLYON İHALE OLMAZ DİYORLAR”

Savcılığın bir başka iddiasının da örgüt firmalarının sermaye yapısına ilişkin olduğunu belirten Ongun, iddianamede “300 bin lira sermayeli şirket 300 milyon liralık ihale alabilir mi?” sorusunun yöneltildiğini söyledi.

Ongun, bu sorunun 4.5G örneğinde daha da çarpıcı hale geldiğini savundu.

Restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulaması zorunlu hale getiriliyor
Restoran ve kafelerde “şeffaf menü” uygulaması zorunlu hale getiriliyor
İçeriği Görüntüle

“4.5G 10 BİN LİRA SERMAYEYLE KURULMUŞ”

Ticaret Sicil kayıtlarını incelediğini belirten Ongun, 4.5G’nin kuruluş sermayesinin yalnızca 10 bin lira olduğunu söyledi.

Şirketin 2017’de kurulduğunu, o tarihte dolar kurunun 3,05 lira olduğunu ifade eden Ongun, bu sermayenin bugünkü değerle yaklaşık 120 bin liraya denk geldiğini belirtti.

Ongun, “100 bin lira sermayeli şirket 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Bu gerçek, belgeli ve nettir” dedi.

“O ZAMAN MEVLÜT UYSAL DÖNEMİNİ DE Mİ YARGILAYACAĞIZ?”

Savunmasının bu bölümünde geçmiş dönem yönetimine de işaret eden Ongun, aynı mantıkla Mevlüt Uysal dönemi yöneticilerinin de yargılanması gerektiğini söyledi.

“Kendileri bizim 5 yılda beceremediğimizi 5 ayda fersah fersah geçmişler” diyen Ongun, savcılığın bu döneme ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadığını savundu.

“GÜÇ ZEHİRLENMESİ DİYORLAR AMA BU CÜMLELER BİZE YAZILMIŞ”

Savcılığın iddianamede kullandığı “usulsüzlükler aleni ve korkusuzca gerçekleştirilmiş, bu da güç zehirlenmesini ortaya koymaktadır” ifadesine de tepki gösteren Ongun, bu değerlendirmelerin yanlış kişilere yöneltildiğini söyledi.

“İnanır mısınız, bu cümleleri AK Partili yıllara değil bize yazmışlar” dedi.

“SERDAR HAYDANLI SONRA UÇUYOR”

Serdar Haydanlı’nın yükselişine dikkat çeken Ongun, 4.5G ile başlayan sürecin burada da bitmediğini söyledi.

Haydanlı’nın sonraki yıllarda Türkiye’nin en büyük sahne ve ses sistemleri şirketlerinden biri olan Staras’ın sahibi haline geldiğini belirten Ongun, bu hızlı büyümenin dikkat çekici olduğunu ifade etti.

“Bir yılda şirket kuruyor, yüz milyonluk ihaleler alıyor, ardından Türkiye’nin en büyük ses ve sahne şirketlerinden birini satın alıyor. Ama usulsüzlük bizde aranıyor” dedi.

SAVUNMASI YARIN DEVAM EDECEK

Ongun, yorulduğunu söyleyerek savunmasına yarın devam etmek istedi. Duruşma, yarın Ongun'un savunmasıyla devam edecek.