İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da sel felaketinin en fazla etkili olduğu Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. İncelemelerin ardından açıklama yapan Kurum, bölgede çok sayıda binanın su altında kaldığını belirterek vatandaşların altyapı sorunlarını değerlendirdiklerini söyledi.
Kurum, planlı kentleşme ve altyapının önemine dikkat çekerek, “Birçok binanın altında su basması var ve vatandaşlarımızın altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını, problemlerini hep birlikte değerlendirdik. Planlı kentleşme, planlı altyapı bugün için en önemli iş” dedi.
“YARIM KALAN DERE ISLAHININ DEVAMI ELZEM”
İstanbul’u depreme hazırlamanın ve planlı kentleşmeyle yeniden inşa etmenin afetlere karşı önlem almak anlamına geldiğini belirten Kurum, Ayazağa’da yaşanan su baskınlarının nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kurum, şunları söyledi:
“İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su basmalarının, altyapının yetersiz olması, çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin mevcudu sebebiyle bu sorunu yaşadık. Tespitleri yapacağız. Afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Binalardaki rüsubatın, bodrum katlarda su basma sorunlarının aşılmasına ilişkin Valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız.
Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok elzem. Buna ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimizle, Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeleri yaptık ve bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapma üzere bir karar aldık. Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın. Esnafımız aynı endişeyle dükkanını açmasın. Korku içindeler ve aynı korkuyu bir daha yaşamak istemiyorlar.”
“4 VATANDAŞIMIZ HALA KAYIP”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul’da sel felaketinin ardından arama çalışmalarının sürdüğünü belirterek dört kişinin hâlâ kayıp olduğunu açıkladı.
Çiftçi, “Şu anda 4 vatandaşımız hala kayıp olarak aranıyor. Onlardan haber almaya çalışıyoruz. İstanbul'da 46 bin arkadaşımız, AFAD çalışanlarımız, gönüllülerimiz, sahil güvenlik, jandarma, belediye ekiplerimiz çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Tüm Türkiye'de afet olan yerlerde, uyarı verilen yerlerde 60 bine yakın personelimiz sahadalar, görev yapıyorlar. Vatandaşımızın imdadına yardımına koşmaya çalışıyorlar” dedi.
Kayıp kişilere ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Çiftçi, şöyle konuştu:
“Birisi kendisi çıkıp geldi. Kayıp olmadığını, telefonunun şarjı bittiğinden ulaşılamadığından dolayı kayıp ihbarı verildiğini söylemişti. Diğer vatandaşlarımızın araması devam ediyor. Onlardan da haber aldığımız zaman inşallah İstanbul Valimiz veya bizler gerekli açıklamayı yapacağız.”
Çiftçi, İstanbul’da 9 bin 850 ihbar alındığını belirterek, bunların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ve doğrulanan ihbarlar olduğunu ifade etti.
Çiftçi, “Bunların büyük bir kısmına da ekiplerimiz müdahale ettiler, etmeye devam ediyorlar. AFAD ekiplerimiz, belediyelerimiz, sahil güvenlik, jandarma devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar” diye konuştu.
KANAL İSTANBUL TARTIŞMASINDA ÖZEL’E YANIT
Murat Kurum, bir gazetecinin YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Kanal İstanbul projesine ilişkin açıklamalarını sorması üzerine değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’da arama çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Kurum, yaşanan felaket üzerinden siyaset yapılmasını eleştirdi.
Kurum, şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul'un tarihindeki en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Daha hala kayıplarımızı arama faaliyetini sürdürürken bu olayın üzerinden siyaset yapmak tek kelimeyle ifade etmek gerekirse acizliktir. Sayın Özgür Özel'in kendi basiretsizliğini, kendi yönetimlerindeki sıkıntılarını örtme çabasıdır. Kanal İstanbul projesi üzerinde sadece ve sadece sosyal konut projeleri yapılmaktadır. Kendisi sokağa çıkmadığı için sokakta ne isteniyor, ne bekleniyor bunu bilmiyor. Gelsin, Ayazağa'da sorun neymiş, bizzat yerinde bir görsün ve çözüme ilişkin siyaset yapacağına, siyasi acizlik göstereceğine gelip burada o iradeyi... Siyaset yapmıyoruz, kimseyi suçlamıyoruz ve doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz. O yüzden yönetim beceriksizliğini hesaplaşmalarla, iftiralarla kapatmaya çalışmasın. Gelsin, burada vatandaşın ne eksiği var, o eksiği görsün, giderme noktasında irade ortaya koysun.
Çamur, iftira siyaseti yapmayacağız ve birlikte Ayazağa'nın, İstanbul'un sorunları neyse kafamızın arkasında herhangi bir hesap olmadan, herhangi bir beklenti olmadan sadece ve sadece milletimizin duasını almak için bu çalışmayı yapacağız. Ben kendisine bu bakışla burada Sarıyer'e gelip vatandaşları dinlemesini, bu eksikleri gidermesini öneriyorum.”




