Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul Ayazağa’da yaşanan sel felaketine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Projenin CHP’li Sarıyer Belediyesi’nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) onayıyla 2022 yılında uygulamaya geçtiğini belirten Kurum, selin nedeninin dere ıslahı ve altyapı eksiklikleri olduğunu savundu.

Kurum, TBMM’de AKP Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken Özel’in açıklamalarına tepki gösterdi.

“PROJEYİ ONAYLAYAN İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ”

Ayazağa’daki projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, Özel’in konuya ilişkin açıklamalarını eleştirerek şunları söyledi:

“Bir muhalefet genel başkanının konulardan bu kadar habersiz olacağını düşünmüyorum. Özgür Bey göz göre göre yalan söylüyor, iftira atıyor, iftira siyaseti yapıyor. Ayazağa'daki proje, CHP'li Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin onayıyla 2022 yılında uygulamaya geçmiş. Söz konusu projeyi onaylayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Kaldı ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bahse konu projenin ortağı. Arsadan kaynaklı 1 milyar 100 milyon lira değerinde mülkiyete konu bir ortaklığı söz konusu. Bizi suçladığı projenin ortağı İstanbul Büyükşehir Belediyesi.

Şile Belediyesi davasında Serbülend Danış hakkında yakalama kararı çıkarılacak!
Şile Belediyesi davasında Serbülend Danış hakkında yakalama kararı çıkarılacak!
İçeriği Görüntüle

Bakanlığımız bu projeye niye ortak oldu, niye girdi? Orada 950 hak sahibi vatandaşımız var ve ruhsat sürecine ilişkin sürecin uzaması sebebiyle bize başvuru yaptılar. Biz de vatandaşımızın mağduriyetinin uzamaması için ruhsat sürecini yürüttük ve vatandaşımızın bir an önce evine kavuşması için bu iradeyi ortaya koyduk.”

“SELİN SORUMLUSU BELEDİYELERDİR”

Özel’in eleştirilerine yönelik açıklamalarını sürdüren Kurum, deprem bölgesindeki konut çalışmalarını ve belediyelerle yürütülen kentsel dönüşüm girişimlerini de gündeme getirdi.

Kurum, Özel’in Ayazağa’ya henüz gitmediğini öne sürerek bölgede yaşanan can kayıplarına ve esnafın uğradığı zarara dikkat çekti. Selin nedeninin derelerin ıslah edilmemesi, altyapının yetersizliği ve gerekli çalışmaların yapılmaması olduğunu savunan Kurum, sorumluluğun belediyelerde bulunduğunu ileri sürdü.

Kurum, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Özgür Bey, sokakta duyduğuna inanmaya çalışan bir siyaset yürütüyor. Algı siyaseti dediğimiz, duyduğunu iftira atarak, yalan söyleyerek siyaset yapma girişiminde bulunuyor. Hep söylüyoruz, bugüne kadar attığı tüm iftiralara baktığınızda, işte deprem bölgesinde senet imzalattılar dediler, Ayazağa'daki selin sebebi Bakanlık dediler. Ama gelinen süreçte biz ne deprem bölgesinde vatandaşımıza senet imzalattık ne de Ayazağa'daki selin sebebi biziz.

Özgür Bey daha Ayazağa'ya gitmedi. Orada vatandaşlarımız vefat etti, yüzlerce esnafımızın malına, canına zarar geldi. Bunun sebebinin derelerin ıslah edilmemesi, altyapının yetersiz olması ve bu altyapıya ilişkin gerekli iradenin konulmadığı bir süreci yaşıyoruz. Bunun da sorumlusu doğrudan belediyelerdir. Belediyelerin yapmadığı işi soracağına, hesap sorması gerekirken yine iftira atarak, algı üretmeye çalışarak siyaset yapmaya çalışıyor ama şunu söylemeliyiz ki bu yaptığı girişimler hiçbir şekilde belediyelerin yolsuzluklarını örtemeyecek.

Özgür Bey'in rahatsız olduğu konu, iki yılda deprem bölgesinde 455 bin konutun bitirilmesi. Özgür Bey'in rahatsız olduğu konu, iktidarı muhalefeti tüm belediye başkanlarıyla görüşüp kentsel dönüşüm noktasında bir irade ortaya koymamız ve işte bugün bütün Avrupa'nın sıkıntı çektiği konut krizine ilişkin gerek sosyal konut, gerek deprem konutu, gerek kentsel dönüşüm konutuyla birlikte irade ortaya koymamızdır. Özgür Bey bunlardan rahatsız. Kendisi bu konuda herhangi bir irade ortaya koymadığı için aynaya dönüp bakması gerekirken maalesef yine algı siyasetiyle, polemik siyasetiyle yolsuzluklarının üstünü örtmeye çalışıyor.”

“500 BİN SOSYAL KONUTU 2028’DE TESLİM EDECEĞİZ”

Kurum, 500 bin sosyal konut projesinin takvimine ilişkin soruya da yanıt verdi. Projedeki yaklaşık 80 bin konutun bitme aşamasına geldiğini belirten Kurum, diğer konutların etaplar halinde ihaleye çıkarıldığını söyledi.

Kurum, “500 bin sosyal konutun yaklaşık 80 bini bitme aşamasına geldi. Diğer konutları da etap etap ihale ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi 2028 yılında vatandaşlarımıza bu konutları teslim edeceğiz. Deprem konutları bitti. Deprem konutlarının teslimini yaptık. Hem deprem konutları hem sosyal konutlarla birlikte biz de vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“AKP’YE KATILAN HİÇBİR BELEDİYEYE BASKI VEYA VAAT VERMEDİK”

Muhalefet belediyelerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından proje desteği ve İller Bankası kredisi verilmediği, bu nedenle bazı belediye başkanlarının parti değiştirmek zorunda hissettiği yönündeki iddialar da Kurum’a soruldu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın hizmet üretmek istediğini ve bu konuda bakanlıkla çalışma talebini dile getirdiğini belirten Kurum, herhangi bir belediyeye baskı yapılmadığını veya vaat verilmediğini savundu.

Kurum, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız açıkladı, 'Ben hizmet etmek istiyorum, İzmir'e yararlı işler yapmak istiyorum.' dedi. Buna ilişkin de bizlerle birlikte çalışma isteğini net bir şekilde ifade etti. Ne İzmir Büyükşehir Belediyesine ne de AK Parti'ye katılan hiçbir belediyeye biz bir baskı veya vaat vermedik. 'Çalışmak istiyorsanız kapımız bizim açık.' dedik. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu herkese ifade ediyor ve bu çerçevede gelen herkesle milletimizin refahı için çalışıyoruz. Bu arzu ve istekle projelerimizi hayata geçiriyoruz. Sahada ne söylüyorsak bugüne kadar o sözleri tuttuk, tutmaya devam edeceğiz.

Özgür Bey, belediye başkanlarının bizimle görüşmesinden rahatsız. Zannediyor ki bakanlıkta biz belediye başkanlarına baskı yapıyoruz, belediye başkanlarına bir vaatte bulunuyoruz. Bunların tamamı yalan. Biz, gelen her belediye başkanına bakanlığımızın yetkileri dâhilinde yapılması gereken işlerle ilgili eşit ve hakkaniyet çerçevesinde davranıyoruz.”

COP31’E KATILIM VE GÜNEY KIBRIS SORUSU

Kurum’a, yaklaşan COP31 kapsamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) liderine Türkiye’den davet gönderilip gönderilmediği de soruldu.

COP31’in Birleşmiş Milletler organizasyonu olduğunu belirten Kurum, etkinliğe BM üyesi ülkelerin katıldığını söyledi.

Kurum, “Bu, bir Birleşmiş Milletler organizasyonu. Birleşmiş Milletlerin 196 ülkesinin katıldığı, uluslararası iklim diplomasisinin konuşulduğu ve Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bir organizasyon. Dolayısıyla buraya, BM’ye üye ve Birleşmiş Milletler Sekretaryasına dahil olmuş her ülke katılıyor” ifadelerini kullandı.

AYAZAĞA’DAKİ YAPILARIN YIKIMI SÜRÜYOR

Dere yataklarına yapılan konutlara ilişkin ıslah çalışması yapılıp yapılmayacağı sorusunu da yanıtlayan Kurum, Ayazağa’da tespit edilen yapıların yıkımının İstanbul Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Kurum, “Tespit ettiğimiz Ayazağa’daki yapıların yıkımını Valiliğimiz koordinasyonunda gerçekleştiriyoruz. Maalesef bugüne kadar bir irade ortaya konulmamış. İnşallah belediye de sorumluluklarını yerine getirecek” dedi.