CHP Grubu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basına kapalı olarak düzenlenen grup toplantısında bir araya geldi. Yaklaşık 15 dakika süren toplantıya 80'in üzerinde milletvekili katılırken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel toplantıda yer almadı.
TOPLANTIYA MURAT EMİR BAŞKANLIK ETTİ
TBMM CHP Grup Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya CHP Grup Başkanvekili Murat Emir başkanlık etti. Sabah saatlerinde Meclis'e gelen Özgür Özel'in ise toplantıya katılmadığı görüldü.
CHP kurmayları, toplantının içeriğini "tamamen teknik bir çalışma" olarak değerlendirdi.
"KARARLARI OY BİRLİĞİYLE ALDIK"
Toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Murat Emir, grupta önemli kararların ele alındığını belirterek, "Son kapalı grup toplantımızı yaptık. Önemli kararlar alınması gerekiyordu, o kararlarımızı oy birliğiyle aldık" dedi.
Emir, alınan kararlara ilişkin ayrıntı paylaşmayarak, kamuoyuna açıklanması gereken gelişmeler olması halinde bunun basın toplantısıyla ya da CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından duyurulacağını ifade etti.
İSTİFA SORUSUNU YANITSIZ BIRAKTI
Murat Emir, milletvekillerinin toplu istifa edip etmeyeceğine ilişkin yöneltilen soruya yanıt vermedi.
CHP Grup Başkanvekili Emir 13.30'da TBMM'de düzenlediği toplantıda baba ocağını terk etmemek için her türlü adımları attıklarını ancak başarısızlıkla sonuçlandığını dile getirdi.
Somut bir tarih ve milletvekili sayısının şu an için belli olmadığını dile getirdi. Emir, resmi işlemlerin sürdüğünü belirterek yeni bir yola çıktıklarını ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP’ye ödenen 1 milyar 815 milyon liradan; CHP’den ayrılarak yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında hazine yardımından pay aktarılması gerektiğini söylemesini değerlendirdi. Emir, "Paradan önce konuşmamız gereken çok daha önemli etik değerler olduğu kanaatindeyiz. Keşke sayın Bahçeli'nin müdahalesi onlara öncelikli olsaydı diye de sitem ederiz." dedi.
Emir, şunları söyledi:
"Bugün Anayasa M<ahkemesi'nin (AYM) çok önemli bir karar verdi. Çok geç bir karar verdi ama önemli bir karar verdi. 33 yıl önce Madımak'ta, Sivas'ta yanan ateş adalet yerine gelmediği için hala yanmaya devam ediyor. Yürekler kanamaya devam ediyor. Adalete susamış insanlar 33 yıldır adliye koridorlarındalar. 12 yıl önce AYM’ye bireysel hak ihlali başvurusunda bulundular. AYM, 12 yıl bekledi ve nihayet oy birliğiyle burada hak ihlali olduğunu, devletin etkili, hızlı ve bağımsız yargılama yapmadığını tespit etmiş oldu. Ailelerin, bu ülkedeki vicdanı olan insanların, bizlerin 33 yıldır söylediğini, nihayet AYM tespit etmiş oldu. 33 yıl sonra söylediler. AYM 12 yıl bekledi. Bu arada bu katliamın failleri korundular, saklandılar, firar ettirildiler, aranıyormuş gibi yapıldılar, AKP'li belediyelerde istihdam edildiler. Aile kurdular, evlendiler, işe girdiler, olağan yollarla vefat ettiler ve vefat ettikten sonra adresleri tespit edildi. O gün Sivas davasındaki katillerin avukatlarının neredeyse tamamı AKP'den bakan, milletvekili oldular. Hatta o yürekleri kanatan o haksız mahkeme kararları verildiğinde bugünün Cumhurbaşkanı, o zamanın siyasetçisi, Başbakanı ‘Devletimize, milletimize ve ülkemize hayırlı olsun diyecek’ kadar da bir vicdansızlık örneği gösterdi. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Ve bugün hiç olmazsa bundan sonra artık Sivas'ta yaşananın, yapılanın sıradan bir kalkışma, sıradan bir cinayet değil tam tersine organize bir şekilde insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun kabul edilmesi gerekir. Hiç olmazsa devleti yönetenlerin bugünden itibaren Madımak ile yüzleşmesi, orada yapılanlarla hesaplaşması ve o süreçte korunanlar, kalkan olunanlarla ilgili özeleştirisini yapması günüdür. Bu çağrıyı bir kez daha tekrarlıyoruz.
TORBA YASA VE EMEKLİ ZAMMI
Bir torba yasa görüşülüyor. Torba yasanın en önemli maddelerinin başında emeklilere verilen 3 bin 552 liralık zam geliyor. En düşük emekli ücreti, taban aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkıyor. Emekliler aç. Karnını doyurursa kirasını ödeyemiyor, sokakta kalıyor. Kirayı ödese karnı aç. Hatta tek başına kira için bile yetersiz bir maaş. Emeklilere bu vicdansızlığı yapan bu siyasi iktidar, milyarlarca doları S-400'ü bir yerlere göndermek adı altında Rusya'ya peşkeş çekmekte, milyarlarca dolarlık istisnaları bir kalemde getirmekte, milyarlarca dolarlık vergiden bir anda vazgeçmekte ama iş emekliye geldiğinde kulaklarını tıkamakta ve emeklinin feryadını duymamaktadır. Ama emeklinin isyanı, feryadı elbette eninde sonunda bu iktidar sahiplerinin de iktidarını boğacaktır.
MADENCİ VE ÖĞRETMENLERİN DİRENİŞİ
Madenci eylemi var. Yine her zamanki ki Yıldızlar SSS Holding’in Beypazarı’nda olan işletmelerindeki 300 işçi aylardır maaşlarını alamıyorlr. Yine yollara düştüler, yine polis müdahalesi, yine orantısız güç, yine gaz, yine cop, yine gözaltı, yine rahatsızlanan işçiler... Aynı şekilde Giresun Şebinkarahisar'da, Trabzon Yomra'da, Elazığ Eti Maden'de işçiler haklarını alamıyorlar. 13 aydır maaşını alamayan işçiler var. Türkiye'de emeğin hakkı yeniyor. Emek hakkına ulaşmıyor. Çünkü tek adam rejimi herkesin sesini kısıyor, herkesi susturuyor.
Öğretmenler direnişte. 14 Haziran'dan beri öğretmenler haklarını arıyorlar. Özel sektör öğretmenleri 20 bin liraya, asgari ücretin dahi altına çalışmak istemiyorlar. Taban aylık uygulaması istiyorlar, iş güvencesi istiyorlar, öğretmenliğin hak ettiği ücreti istiyorlar. Hak ediyorlar. Ama onların da sesine kulak veren hiç kimse yok. Bin 611 öğretmenimiz var mülakat mağduru. Bunlar da açlık grevi yaptılar. Yusuf Tekin, ‘Açlık grevi yaparak olmaz. Gelip söyleselerdi dinlerdik’ dedi. Dinlemiyor. Onun aklı fikri Cumhuriyet ile hesaplaşmakta, Cumhuriyet değerleriyle, Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşmakta. Ama öğretmeni duymayan, öğretmenin açlık grevine dahi kulağını kabartmayan Türkiye'den kopmuş bir siyasi iktidar var."
"KAPALI GRUP PROSEDÜRÜN TAMAMLANMASINI GEREKTİREN BİR TOPLANTIYDI"
Emir, CHP’nin bugün yaptığı kapalı grup toplantısına ilişkin ise şunları kaydetti:
"Kapalı grup toplantısında özellikle grup yönetimince alınması gereken mecburi kararlar oy birliğiyle alındı. Ve bunun ötesinde de kapalı grupta başka bir karar almadık. Bu grup toplantısı olağan, prosedürün tamamlanmasını gerektiren, kimi grup faaliyetlerinin grup denetimine sunulduğu, milletvekillerinin denetlediği ve ibra ettiği süreçler var. Dolayısıyla bunları yapmak gerekiyordu. Bu işlemleri tamamladık ve mutlulukla ifade etmeliyim ki oy birliğiyle tamamladık.
"CHP’Yİ BÖLEMEDİLER"
Bilindiği gibi partimize haksızca, hukuksuzca ve sarayda tasarlanmış kirli bir kumpas olan butlan kumpası uygulandı. Partimizi bölmek, parçalamak, içinden kendilerinin rahat anlaşabileceği bir yönetim çıkartmak üzere partimizi 2020 yılına ışınlamayı düşündüler. Ama CHP’yi bugüne kadar bölemediler, dağıtamadılar, tartışma görüntüsü verdiremediler. Bir avuç Genel Merkez’de bulabildikleri kifayetsiz muhterisle ve onların her türlü hukuksuz uygulamasıyla ve bizim her türlü hak arayışımıza karşı koyan hukuksuz mahkeme kararlarıyla bizim iktidar yürüyüşümüzü durdurabileceklerini düşündüler. Ama biz hepinizin de gördüğü, bildiği gibi milletimizleyiz, milletimizle yürüyoruz, milletimizin sesine kulak veriyoruz. Butlan kararından sonra artık herkes görmüştür ki sarayda bu kirli planı tasarlayanlar da anlamıştır ki bu plan tutmamıştır. Bu plan bütün parçayı parçalayamamıştır. Bu plan milletin direnciyle, milletin kararlılığıyla suya düşmüştür. Ve bu kadrolar, milletin iktidar umudu gelecekte daha adil, daha demokratik, daha herkesin refah içinde yaşadığı, bereketli bir Türkiye'nin umudu olmaya devam edecektir. Bizi Ankara'da masa başlarında, ofislerde, binalarda birbiriyle kavga eden duruma düşürmek isteyenler kısa sürede görmüşlerdir ki CHP’liler ve onlara umut bağlayan milyonlar ayaktadır, yollardadır, meydanlardadır. Ve bu yürüyüş iktidar yürüyüşüdür.
"SOMUT TARİH SÖZ KONUSU DEĞİL"
Biz baba ocağını terk etmemek üzere her türlü mücadeleyi yaptık. Her türlü hukuki başvuruyu yaptık, her türlü siyasi başvuruyu yaptık. Ama yaptığımız her bir girişim, her birinizin yakından tanık olduğu gibi, AKP yargısının ve AKP yargısına bel bağlayan Genel Merkez’de fiili işgal durumunda olan bir avuç kifayetsiz muhterisin koltuk hırsı dolayısıyla başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu nedenle biz yeni bir yolculuğa çıkmak üzere resmi işlemleri sürdürüyoruz. Bizim sizinle paylaşacağımız herhangi bir somut tarih veya somut bir milletvekili sayısı şu anda söz konusu değildir. Ama bilinmelidir ki bu süreç, bize umut bağlayan milyonları mutlu edecek, umutlandıracak bir noktaya kısa sürede gelecektir. Herkes bu sürecin en doğru şekilde planlandığını ve sonuca ulaşacağını bilsin. Herkesin içi rahat olsun. Şu anda da arkadaşlarımızın katılımları, resmi işlemlerin tamamlanması devam ettiği için giderek büyüyen, giderek güçlenen ve meydanlarda, alanlarda milletten aldığı büyük destekle görüldüğü gibi, milletvekili grubumuzla da herkes görecek ki bambaşka bir yola çıkıyoruz. Çok güçlü bir yola çıkıyoruz. Milletimizleyiz ve milletin önüne duranların eninde sonunda milletin ayakları altında ezileceğini göstereceğimiz günler çok yakındır."
Emir, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "CHP Sözcüsü Müslim Sarı dün yaptığı açıklamada sizin koltuk sevdalısı olduğunu belirterek, tekrar partiye döneceğinizi iddia etti. Neler söylersiniz" sorusunu Emir, "Onlar muhatabımız değil. Biz milletimizleyiz. Milletimiz her şeyi görüyor" diye yanıtladı.
BAHÇELİ’NİN HAZİNE YARDIMI AÇIKLAMALARI
CHP’li Emir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeni parti için Hazine'den destek verilmesinin etik olacağına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine ise şunları söyledi:
"Şu andaki yasal çerçeve içerisinde mümkün değil. Ama Sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın bir parçasıdır. Şu ana kadar eğer böyle bir samimi düşünceleri varsa adım atmaları çok kolaydır. Bu değerlendirilebilir. Ama konunun paradan öte tarafı var. CHP bölünmeye çalışılırken, CHP’nin kadrolarının bir bölümü iftiralar üzerinden, gizli tanıklar üzerinden cezaevlerinde tutulurken, bırakın yargılamanın Sayın Bahçeli'nin dediği gibi TRT'den yayınlanmasını, Sayın İmamoğlu'nun, 14 ay cezaevinde tuttukları bir kişinin 14 saat dahi savunma yapmasına izin verilmezken ve CHP’ye böylesine bir kirli siyasi operasyon yapılırken hiçbir şey yapılmamıştır. Biz elbette ki Hazine'den hak ettiğimiz yardımı almak isteriz. Ama paradan önce konuşmamız gereken çok daha önemli etik değerler olduğu kanaatindeyiz. Keşke Sayın Bahçeli'nin müdahalesi onlara öncelikli olsaydı diye de sitem ederiz."
MECLİS BAŞKANLIĞI İLE TEMAS KURULDU MU?
Emir, "Yeni partinin kurulması ardından TBMM’de oluşacak yeni grup için Meclis Başkanlığı ile temasınız oldu mu" sorusunu, "Henüz böyle bir temasımız yok. Ama zaten Meclis’in yerleşik uygulamaları, bütün o yol haritasını açıkça gösteriyor. Orada yeni bir durum söz konusu değil" sözleriyle yanıtladı.
"Bugün toplu istifa bekleyelim mi" sorusuna Emir, "Biz, farkındaysanız her kürsüye çıktığımızda, 'Bizden duymadığınız hiçbir şeye inanmayın' diyoruz. Her defasında da bir sürü yalan, yanlış bilgi dolaşıma sokuluyor. Bazı arkadaşlarım da istemeden de olsa bu yanlışın parçası oluyorlar. Bizden duymadan hiçbir şeyin doğru olduğuna inanmayın" yanıtını verdi.
ÜYELERDEN KAÇI İSTİFA ETTİ?
Murat Emir, Özel’in yeni parti açıklamalarının ardından CHP Genel Merkezi tarafından üyelere gönderilen mesaj ve kaç üyenin istifa ettiğiyle ilgili sorulara ise şu yanıtı verdi:
"Dolaşımda bazı rakamlar var ama bizim doğru, kesin rakamları bilmemiz çok olası değil. Çünkü o veriler artık bir başkasının elinde. Biz milletimize bakıyoruz. Ama rakam ne olursa olsun bir günde e-devlet üzerinden istifa edebilecek üye sayımızın sınırlarını takdir edersiniz. Dolayısıyla siyasete baktığınızda, sokağa baktığınızda, insanlara baktığınızda neyin ne olduğunu, partimizin bölünmediğini, güçlü bir başlangıç yaptığını ve çok yakın bir zamanda milletvekili grubu olarak da çok güçlü bir başlangıçla yolumuza devam edeceğimizi göreceksiniz. Yapılan her türlü spekülasyon, Genel Merkez’den yapılan her türlü algı yanıltması çabasının saatler içerisinde darmadağın olduğu hepimizin malumudur. Onları kendi algı operasyonlarıyla, kendi iftiralarıyla, kendi yanlışlarıyla baş başa bırakıyoruz. Biz önümüze bakıyoruz. İktidar yolculuğumuza odaklanıyoruz."