Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında 19 Ekim'de tutuklanan gazeteci Murat Ağırel hakkında iktidara yakınlığıyla bilinen Rasim Ozan Kütahyalı'nın Lider Haber'de ortaya attığı iddialara avukatlarından yanıt geldi. Kütahyalı, soruşturmanın başlamasına neden olan Alman müştekilerin, Ağırel'in Sarıgül ailesi hakkında haber yapmamak karşılığında kripto varlık yoluyla menfaat sağladığını iddia ettiklerini aktardı. Bununla da yetinmeyen Kütahyalı, kripto varlıkların MASAK denetimi dışında kaldığını ileri sürerek söz konusu iddiaları bu yönde değerlendirdi.
Geçtiğimiz aylarda Adana merkezli gerçekleşen kara para operasyonunda bir süre tutuklu kalan, hesabına gelen paraların kaynakları sorulduğunda ise "paranın kimden geldiğine bakmadım" cevabını veren Kütahyalı'nın televizyon ekranından dile getirdiği iddiaların ardından Ağırel'in avukatları bir açıklama yayımladı.
Avukatlar, 4 Haziran 2026 tarihli MASAK raporunda Ağırel'in hesaplarına kripto varlık hizmet sağlayıcılarından gelen herhangi bir para hareketine rastlanmadığını belirtti. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının 2021'den bu yana MASAK yükümlüsü olduğunu da hatırlatan avukatlar, Kütahyalı'nın değerlendirmelerinin mevzuatla bağdaşmadığını vurguladı.
Açıklamada, teyit edilmemiş suçlamaların kamuoyuna aktarılmasının adil yargılanma hakkına zarar verdiği belirtildi.
Ağırel'in avukatları tarafından yapılan açıklama şöyle:
"Rasim Ozan Kütahyalı, Lider Haber’de yaptığı değerlendirmelerde, kamuoyunda Sarıgül soruşturması olarak bilinen dosyada, soruşturmanın başlamasına sebep olan Alman müştekilerin, müvekkilimiz Murat Ağırel'in Sarıgül ailesi hakkında haber yapmamak karşılığında menfaat temin ettiğini ve bu menfaatin kripto varlık yoluyla sağlandığını iddia ettiklerini aktarmıştır. Bununla da yetinmeyerek kripto varlıkların MASAK denetimi dışında kaldığını ileri sürmüş, menfaat temininin bu nedenle kripto para üzerinden gerçekleştirildiği zannını uyandıracak beyanlarda bulunmuştur.
Söz konusu iddiaların tamamı asılsızdır. Müvekkilimizin mali durumu, iddia edildiği gibi bilinmez değildir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen bir soruşturmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından 04.06.2026 tarihli Mali Analiz Raporu düzenlenmiştir. Bu raporda müvekkilimizin banka hesapları, tapu, araç, vergi ve SGK kayıtları ayrıntılı biçimde incelenmiştir. MASAK raporunda müvekkilimizin tek bir kripto varlık hesabı olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yer almamakta, müvekkilimizin hesaplarına kripto varlık hizmet sağlayıcılarından gelen tek bir kuruşluk para hareketine dahi rastlanılmamaktadır. Gelirin kaynağı açıktır ve raporda bu gelirin suçtan kaynaklandığına dair herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bilakis bu gelirlerin mesleki faaliyet sonucu elde edilenlerle sınırlı olduğu MASAK tarafından tespit edilmiştir. Müvekkilimizin geliri, kitaplarından, programlarından ve yazılarından elde ettiği kazançtan ibarettir. Bu resmî kayıtlar ortadayken aksi yönde kanaat oluşturmaya çalışmak, gerçeği çarpıtmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Kripto varlıkların MASAK denetimi dışında olduğu yönündeki ifade ise mevzuattan habersiz, tamamen yanlış bir iddiadır. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları 2021 yılından bu yana 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, tıpkı bankalar gibi MASAK’a karşı yükümlüdür. Bu kuruluşlar müşterilerinin kimliğini tespit etmek, şüpheli işlemleri MASAK’a bildirmek ve talep edildiğinde tüm kayıtları vermek zorundadır. Kripto varlık alım ve satımında kullanılan para da büyük ölçüde bankacılık sistemi üzerinden geçmektedir. Yurt dışındaki işlemler bakımından ise MASAK, taraf olunan uluslararası sözleşmelere istinaden yabancı mali istihbarat birimlerinden bilgi talep etme imkânına sahiptir. Yani MASAK, kişilerin kripto varlıklarını, hesaplarını ve hesap hareketlerini takip etme hak ve yetkisine sahiptir.
Bir gazeteciye yöneltilen ağır bir suçlamanın resmî kayıtlarla teyit edilmeden kamuoyuna aktarılması, adil yargılanma hakkını açıkça zedelemekte, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmekte ve soruşturmanın selametine doğrudan zarar vermektedir. Bu durumun hem yorumcular hem de soruşturma makamları tarafından gözetilmesi gerekmektedir. Kamuoyunun ve basın mensuplarının da teyit edilmemiş, gerçeğe aykırı bu tür değerlendirmelere itibar etmemesi gerekmektedir.
Saygılarımızla kamuoyuna duyurulur."




