Güncel

Muhittin Böcek'in 'etkin pişmanlığı'nın perde arkası! Günler önce 'asla' demişti

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Böcek, 39 gün önce “1 kuruş para verdiysem şerefsizim” diyerek 'etkinlik pişmanlık' iddialarını reddetmişti. CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Antalya Büyükşehir Başkanı Muhittin Böcek'in etkin pişmanlığa başvurması hakkında partisi adına ilk açıklamasını yaptı.

Tutuklu bulunan Antalya Büyükşşehir Başkanı Muhittin Böcek, dün etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Böcek, 39 gün önce 'itirafçı' olacağı sözlerine çok sert çıkıp reddetmişti.

Böcek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında başlayan tartışma üzerinde 2 Nisan 2026'da, "1 kuruş para verdiysem şerefsizim" açıklamasını X hesabından yaptı. Yaklaşık 4 gün önce de Böcek'in oğlu, Gökhan Böcek de etkin pişmanlık başvurusu ile ifade verdi. Böcek, günde 22 ilaç kullandığı ve cezaevi koşullarında yaşadığı sağlık sorunları ile de sık sık gündeme gelmişti.

BÖCEKLERİN BAŞINA GELMEYEN KALMADI

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 2019 yerel seçimlerinin ardından 2024’te büyükşehir başkanlığını kazandı.

İlk kez üst üste CHP’nin Antalya Büyükşehir’i kazanması, 2024 seçimlerinin en çok konuşulan, AKP cephesinin de büyük hezimete uğradığı yerlerden biri oldu.

Böcek, 5 Temmuz 2025’te yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile tutuklandı. Koronavirüs pandemisinde ölümden dönen ve bunun etkileri ile yaşamını sürdürmeye çalışan Böcek, cezaevi süreci günde 22 ilaç içtiği öğrenildi.

Böcek hakkında ilk kez ‘itirafçı’ olacak iddiası 29 Ekim 2025’te ortaya atıldı. Böcek, iddialar üzerine 20 Ekim 2025’te, "4 defa hastaneye sevk edildim. Bugünlerde yine hastaneye gitmem gerekiyor. Kas kilo kaybı şeker kalp tansiyon, prostat, böbrek değerlerim yüksekliği ciddi. Akciğer sorunlarım varken asılsız bu haberler beni üzmüştür." açıklamasını yaptı.

Böcek, solunumunun Şubat 2026’da durmanın eşiğine geldi.

23 Ocak 2026 tarihli polisomnografi (uyku testi) raporunda, Böcek’in gece boyunca çok sayıda solunum durması yaşadığı ve oksijen seviyesinin zaman zaman kritik düzeylere kadar düştüğü belirtildi.

Böcek, ağır hastalıkları ile savaşırken CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Akın Gürlek arasında bir ‘tapu’ gerilimi başladı.

Özgür Özel, Akın Gürlek’in çok sayıda taşınmazı haksız yolla elde ettiğini iddia etti.

Paylaştığı ID numaralarının üzerine bu tapu iddiaları siyaset gündeminin ortasına oturdu.

Akın Gürlek de Özel’in iddialarına yanıt verirken Böcek konusunu açtı.

GÜRLEK "BÖCEK İTİRAFÇI OLACAK" DEMİŞTİ

Bakan Gürlek ise bu iddiaları ajanslara yaptığı açıklama ile yalanlarken Özel’in Antalya dosyasındaki bir durumu gizlemek için bu açıklamayı yaptığını iddia etti.

18 Mart 2026’da Gürlek, açıklamasında “Muhittin Böcek hakkında bir yargılama var. Muhittin Böcek 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa ilinde bir benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor? Burada tabii Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyon çalışmaları var. Bu baz istasyon çalışmalarında ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence bunu perdelemek istiyor” ifadelerini kullandı.

KASET OPERASYONUNA HEDEF OLDULAR

Gürlek ve Özel’in bu siyasi gerilimleri devam ederken Böcek ailesine yönelik bir kaset operasyonu başladı.

Böcek ve eşi üzerinden iddialar ortaya atıldı. Böcek ve ailesi, bu iddiaları kesin dille reddetti.

18 Mart 2026’da da Antalya Büyükşehir’e yönelik davada ara karar açıklanmıştı.

Davada yargılanan Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in avukatı ‘itirafçı’ olma iddiasını gündeme getirmişti.

Gökhan Böcek’in avukatı Anıl Parlak, mahkemede, “Gökhan Böcek bebeğini düşünüyorsa, konuşsun" sözleri ile müvekkiline baskı kurulduğunu söylemişti.

Muhittin Böcek, 2 Nisan 2026’da Özel ve Gürlek arasındaki gerilimin ardından itirafçı olma iddialarını kesin dille reddetmişti.

Sızdırılan görüntüler Zeynep Kerimoğlu'nu intiharın eşiğine getirdi! Avukatından açıklama
Sızdırılan görüntüler Zeynep Kerimoğlu'nu intiharın eşiğine getirdi! Avukatından açıklama
İçeriği Görüntüle

"Adaylık için bir kuruş para bile verdiysem şerefsizim" diyen Böcek, şunları demişti:

"Kamuoyunun Bilgisine;

Bu satırları tutuklu edildiğim dört duvar arasında 9 aydır sessizce yürüttüğüm onurlu mücadelemin sesini duyurmak için yazıyorum. Ülkemizde son dönemde yaşanan hukukun güvenirliliğini siyasilerimiz her gün tartışıyor, ben de adalete olan inancımı korumaya çalışıyorum. Bağlılığım sadece hukuki değil aynı zamanda hayati bir meseleye dönüştü. 10 defa hastaneye kaldırıldım. 12 olan ilacımın 22’ye çıkmasıyla ayakta durmaya çalışıyorum.

Genel Başkanım Sayın Özgür Özel ile Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek arasındaki söylemler siyasidir. Ancak Sayın Bakanın Muhittin Böcek’le ilgili iddia var demesine çok üzüldüm. 16-18 Mart mahkemeye çıktım. Üzerime atılı iddialara tek tek cevap verdim, çürüttüm. Alnım açık başım dik. Turgut Özal, Mesut Yılmaz, 1994 Anap Merkez İlçe Başkanı, 18 Nisan 1999 Konyaaltı Belediye Başkanı, 2004-2009 CHP Deniz Baykal, 2014 Sayın Kılıçdaroğlu, 2019 Millet İttifakı Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Meral Akşener 2024. Sayın Genel Başkanım Özgür Özel 6 defa aday oldum; 6 mazbata aldım. Allahıma şükür hiç kaybetmedim.

6 kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Ama bana iftira atmak karalamak için sizlere, Sayın Akın Gürlek Bakanımıza, kamuoyuna sosyal medya dahil yazan çizen, yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur.

Görevim gereği 40 il’e gittim. Devletimin polisi, 3 korumam ve çok tecrübeli şoförlerim, çalışma arkadaşlarım, başdanışmanım; hepsi kıymetlilerim. Apar topar İstanbul’a götürüldü, sadece bir iftirayla tutuklandılar. İçim yandı, onların çocukları var, annesi, ailesi rahatsız olanları var. Yazıktır, günahtır, ilahi adalet vardır. Bunların suçu 7/24 Başkanıyla deprem bölgelerine, sel afet yangın bölgelerine koşmaları yardımcı olmalarıdır. Manisa’ya polis kardeşim ve ekiple görev yazıları vardır. Benim hayatım boyunca gizli kapaklı işim olmamıştır. Covid sürecimde yoğun bakımda kapımda sabahladılar.

İnsan bazen susar içinde yankılanan tek bir soru vardır; “Neden
Gökyüzüne bakar kalbine döner “Ey Allahım, bu yük neden? Bunu hak edecek ne yaptım?” Sonra da hatırlarız bu yaşananlar sınavdır. Ama sadece benim değil hepimizin bir sınavıdır. İsyan yok! Çünkü biliriz ki Rabbim adildir. Hiçbir emek hiçbir alın teri sahipsiz değildir.

Her zamanki gibi devlet terbiyemizle devlete adalete olan inancım ve bağlılığımla üslubumla nezaketimiz ve duruşumuzla “Herkesin Başkanı” olduğumun bilinciyle 6 defa mazbata almama destek olan ömrümün yarısını adadığım hemşehrilerime derin sevgi ve saygılarımla. Umutla Hasretle"

CHP'DEN İLK AÇIKLAMA

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Antalya Büyükşehir Başkanı Muhittin Böcek'in etkin pişmanlığa başvurması hakkında partisi adına ilk açıklamasını yaptı.
CHP Sözcüsü Zeynel Emre şunları söyledi:

Değerli basın mensupları, şimdi her türlü kötülüğü yapıyorlar yetmiyor. Bu kez de insanları iftiracılığa zorlayarak genel başkanımız ve partili arkadaşlarımız hakkında ipe sapa gelmez suçlamalar yöneltiyorlar.

Efendim neymiş, işte tabii rakamlarla da öyle oynuyorlar ki gelişigüzel... Hatırlarsanız bu salonda Sayın Genel Başkanımız Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi, belgeleriyle birlikte anlattı.

Bunu kendisine ilk sorduklarında dedi ki, 'Muhittin Böcek’in' dedi, 'biliyorsunuz itirafçı olma durumu var, işte Manisa'da bir buluşmadan bahsediliyor' genel başkanımızı kastederek. Efendim orada çok ciddi baz istasyonu delilleri var. İşte aday yapılma karşılığı bilmem kaç milyon dolar verilmiş. Genel Başkanımız İçişleri Bakanlığı tarafından zorunlu korumaya tabi olduğundan Ankara’da olduğu ortaya çıkınca, bu sefer başka yöne evrildiler. Önce dediler ki 50 milyon dolar, sonra dediler 20 milyon dolar. Biz dedik ki; biz 20 milyon doları hiç görmedik ama arkadaşlar bunun 200 kilo olduğunu söylüyor. Bu nasıl ki bir benzin istasyonunda kimsenin görmeden değişimi gerçekleşiyor? İki kişi bunu değiştiriyor.

Bu sefer döndü dolaştı, hani İBB’de 560 milyar kamu zararı vardı ya, yok oldu o iddialar. Döndü dolaştı yok efendim 1 milyon euro biri getirmiş de Muhittin Böcek’in oğlu... hangi gün geldiğini de bilmiyor, hatırlamıyor. Parayı kimden aldığını hatırlamıyor. Kime verdiğini hatırlamıyor, para miktarı da 1 milyon euro. Bak insan demans olsa bunu hatırlar. 1 milyon euro... 1 milyon euro paradan bahsediyorsunuz; aldığını hatırlamıyor, kime verdiğini hatırlamıyor. Genel Merkez'de 6. katta birine vermiş. Giriş çıkış kaydı yok, kamera kaydı yok. Külliyen yalan! Yani hiçbir yeriyle tutulur hiçbir tarafı yok.

Bu kadar hani iftirayı, kurguyu yapıyorlar; inanın insanların vicdanlarını sızlatacak. Bir diğeri de işte Özkan Yalım'la ilgili. Bu içeri attıklarını biliyorsunuz tüm mal varlığına el koyuyorlar. Eşlerini, çocuklarını gözaltına almakla tehdit ediyorlar. Şimdi Özkan Yalım'la ilgili de itirafçı beyanları çıktı ortaya, orada anlatıyor.

Şimdi değerli arkadaşlar, bir defa bakın her şey bir tarafa, siyaset bir tarafa, insanlığın dahi hani okurken böyle utanç duyacağı diyaloglar var. Bir savcı nasıl olur da, herhangi bir şekilde Uşak'taki soruşturmayla ilgisi olmayacak bir şekilde, hayatını genç yaşta kaybetmiş Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay'la ilgili ve Genel Başkanımızla ilgili soru sorabiliyor? Yani oradaki tutanağa bakın, soru sorabiliyor. O da diyor ki, 'Bizim burada yemek yedikleri oldu ben başka bir şey bilmiyorum.' Ya bu iftiralarla ilgili, kadıncağız hayattayken suç duyurusunda bulundu aile, tazminat davası açıldı. Şimdi hani kendini ifade etme imkanı yok, hayatını kaybetmiş çok acı bir şekilde... Hala iftiralarda bulunuyorsunuz ki kayıtlar bellidir, ortaya çıkar. Hayatın hiçbir döneminde Sayın Genel Başkanımızla Gülşah Durbay'ın da Uşak'ta yemek yemişliği dahi yok. Manisa sınırları dışında hiçbir siyasi faaliyete katılmışlıkları yok. Yani bu kadar herkesin gözü önünde iftiralara nasıl... nasıl vicdanınız kaldırıyor bunu? Sizin kız çocuğunuz, eşiniz yok mu? Nasıl başınızı yastığa huzurla koyabiliyorsunuz yani? Hakikaten inanılır gibi değil.

Oradan da birçok şey türetmeye çalışıyorlar. Yok efendim almış da biri 200 bin lirayı da bahçe duvarına koymuş da... Yani hakikaten böyle deli saçması şeyler. Genel Başkanımızın babası araba almış da... Ya Genel Başkanımızın babasının almış olduğu arabanın faturasıyla İş Bankası Manisa'dan gönderilen miktar, adamın kendi hesabından gönderilen miktar birebir aynı. Yani insan hiç olmazsa bir araştırır ya doğruluğunu, yanlışlığını.

Böylesine kirli bir dönemin içerisindeyiz. Gerçekten geçmiş dönemlere, geçmiş siyasi tartışmalara baktığınız zaman bu ülkede birden fazla kez Demirel geldi gitti göreve, Ecevit geldi gitti göreve. Televizyon karşısında bu ülkenin siyasetçileri ülkenin problemlerini tartıştı. Sert tartışmalar oldu. Ama hiç bu dönem bu kadar çirkin, bu kadar rezil, bu kadar arsız tartışmalar ya da suçlamalar, iftiralar yaşanmamıştı. Hakikaten utanç duyulacak bir tablo. Şimdi bula bula ne çıkartmışlar, günlerce televizyonda tartışıyorlar...

Efendim Genel Merkez, buraya kayıtlı, Genel Başkanımızın kendi adına da değil, bir tane araç alıyor. Aracın içi de ilk başta yapılıyor. Sonra aracın içinin dizaynına yönelik Özkan Yalım, 'Ben bunu yaptıracağım' diyor. Yani genel merkeze, 'Ben bunu partisine hediye edecek'.

Kim bilebilir ki onun Uşak Belediyesi'nden bunu ödetmiş olacağını? Tabii bunun üzerine biz hemen ilgili şirketle yazışmaya girdik. 'Eğer bunu Uşak Belediyesi ödediyse, biz bu miktarı ödeyelim, Uşak Belediyesi size geri versin bunu.' Ve bizim yani rakamlar da aslında bugünkü düzen içerisinde, Türkiye düzeni içerisinde küçük rakamlar.

Ancak, ancak ben buradan o aracın dizaynını memleketin beka meselesi yapıp televizyonlarda tartışan, konuşan, saatler boyu yorumculara, televizyonculara da bir hususun dikkatini çekeyim. Siz burada bir aracın iç dizaynından bahsediyorsunuz ya... Sadece bir örnek, araç örneği olsun diye. Yani hakikaten ben hiçbir iktidar hatırlamıyorum ki bu kadar yolsuzluk, bu kadar hırsızlık karşısında bu kadar arsızca kendi rakibine iftiralarda bulunsun.

Bakın, İBB'yi biz 2019'da aldık. 2019'da aldık ve 2017-2019 hemen teftiş kurulunun basit bir araştırması, raporu. 59 adet aracın toplam 14.657 gün AK Parti İstanbul İl Başkanlığına tahsis edildiğini belgeledik. Kamu zararı 14 milyonun üzerinde. 36 adedini İBB direkt bir firmadan almış, il binasına vermiş. Parasını ödüyor, parasını hepimiz veriyoruz. Almış o siyasi partinin il binasına vermiş. Gerisini kendi bünyesinden vermiş.

Yetmemiş, 16 tane Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezine araç göndermiş. Mesela o gün o araca binenlerden biri bugün Meclis Başkanı. Sorun, belgesi var hepsinin. 42 tane aracı da o zaman aday olan Binali Yıldırım'a 'yeni başkanlık' adıyla tahsis etmiş. Bizim çalışkan ve başarılı Genel Başkan Yardımcımız Deniz Yavuzyılmaz suç duyurusunda bulundu bunlarla ilgili. Aha burada belgeleri var, tamam mı değerli arkadaşlar. 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair' karar...

'Olmadı' demiyor ha, 'Biz bunları yapmışlar'... Hani bizde bir aracın iç dizaynını konuşuyorlar ya. 80 tane aracın nasıl hiç edildiğini, nasıl kullanıldığını... Hani aklınızda şey kalmasın, burada da böyle örnekleri var, belgeleri var. Gelin yakından bakın. 'AK Parti İl Başkanlığına verilen birim'. Araç kimin? İstanbul Büyükşehir. Plakası var mı? Var. Modeli var, markası var, teslimi var... Bunun gibi onlarca değerli arkadaşlar.

Şimdi, ben tekrar şunu söyleyeyim. Allah aşkına siz böyle bir araç üzerinden, olan biteni memleket meselesi diye konuşuyorsunuz ya; sorun ya bir ilgilisine, bir ülkede 200'den fazla Kamu İhale Kanunu niye değişir? Hangi amaçla değiştirdiniz? Bu ülkedeki bütün büyük işler aynı müteahhitlere gitmek zorunda mı? Niye biz sizin iktidarınız döneminde yolsuzluk endekslerinde, rüşvet endekslerinde en dipte ülkeler sıralamasında yer alıyoruz, bu kadar olayların üstünü kapatmanıza rağmen?

Hani bir küçücük aracın dizaynını soruyorsunuz ya, çıkın Tayyip Bey'e de deyin ki, siz tank paletin verilmesi karşılığında Katar'dan 500 milyon dolarlık uçağı niye aldınız biniyorsunuz? O kadar uçağım var. Biz bu ülkede aç çocuklar var diyoruz. Alsın o uçağı satsın de mi? Bari bunu söyleyin. Alsın uçağı satsın da bu ülkenin garip gurebası doğru dürüst yemek yesin. Beraberinde 53 yarış atı, 10 tane uçak var zaten. Bunu sorabiliyor mu kimse? Yani esas sorgulanması gereken işlerin sorgulanmadığı, hakikaten çok kara bir düzenin içerisindeyiz. Değerli arkadaşlar, ben şunu ifade edeyim tabii. Her toplantıda söylüyorum. Beraberinde 53 yarış atı, 10 tane uçak var zaten. Bunu sorabiliyor mu kimse? Yani esas sorgulanması gereken işlerin sorgulanmadığı, hakikaten çok kara bir düzenin içerisindeyiz. Değerli arkadaşlar, ben şunu ifade edeyim tabii. Her toplantıda söylüyorum. Biz pes etmeyiz. Geçmişte hiçbir darbeci düzen Cumhuriyet Halk Partisi'ni ilelebet yok edemedi. Cumhuriyet Halk Partisi küllerinden yeniden doğdu. Onun için biz mücadelemize aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Emin olun, istediği kadar insanları korkutup sindirmeye çalışsınlar. Milletimizle birlikte halkın iktidarını kuracağız. Ben toplantımıza katıldığınız için teşekkür ederim. "

BÖCEK İHRAÇ EDİLECEK Mİ?

Muhittin Böcek hakkında bir disiplin süreci işletilecek mi sorusuna CHP Sözcüsü Zeynel Emre şöyle yanıt verdi:

"Şimdi Gökhan Böcek oğlu tabii. Diğeri belediye başkanımız. Oğlunun ifadesini gördük. Belediye başkanının ifadesini henüz görmüş değiliz. Amma ve lakin Muhittin Böcek'in birden fazla, defalarca medyaya da yansıyan şekilde kendi el yazısıyla "Ben hiçbir baskıya boyun eğmem. Partime iftira atmam. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Hepsi birer iftiradır." şeklinde beyanları var. Tabii bütün aile boyu yapılan operasyonlar, tutuklamalar, eşe dosta, şoföre ve en son çarşamba günü de tüm mal varlığının el konulması sonrasında baskılara boyun eğip eğmediğini bilemiyoruz yani. Onu göreceğiz. Ama önümüze geldiği zaman o konuda bir karar veririz"