Muğla Büyükşehir Belediyesi, daha önce iki kez yargıdan dönen çimento fabrikası projesine karşı açılan dava kapsamında alınan yeni bilirkişi raporuyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, daha önce bilirkişi heyetindeki 9 kişinin de projeyle ilgili olumsuz görüş bildirirken, son keşfin ardından alınan raporda 9 üyenin de olumlu görüş bildirdiğini belirterek, "Biz bu keşifte bir problem olduğunun, orada bir şeyler döndüğünün farkındayız ve bu hususta da suç duyurusunda bulunduk" dedi.

Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nin ortak sınırındaki Tekağaç mevkisinde kurulmak istenen “Entegre Çimento Fabrikası” projesine karşı bölge halkının yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü mücadele devam ediyor.

Daha önce mahkemeler tarafından iki kez iptal edilen proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 Temmuz 2025’te üçüncü kez “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararı verildi.

Karara karşı 12 sivil toplum örgütü, 43 yurttaş ve Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından dava açıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava kapsamında 17 Haziran 2026’da bölgede bilirkişi keşfi gerçekleştirildi.

Bakan Göktaş: Şehit ailelerini emanet bilinciyle gözetmeye devam edeceğiz
Bakan Göktaş: Şehit ailelerini emanet bilinciyle gözetmeye devam edeceğiz
İçeriği Görüntüle

Keşfin ardından hazırlanan bilirkişi raporuna, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen ay itirazda bulunuldu. İtiraz dilekçesinde bilirkişi değerlendirmelerinin teknik ve bilimsel açıdan eksik olduğu belirtildi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından bugün bilirkişi raporu ile ilgili suç duyurusunda bulunuldu. Deştin Çevre Platformu üyeleri de Muğla Adliyesi önünde bir araya gelerek rapora tepki gösterdi.

"YERALTI SULARI MI, ZEYTİNLİKLER Mİ KAYBOLDU?"

Platform Sözcüsü Haluk Özsoy, burada yaptığı açıklamada önceki bilirkişi heyetlerinin projeye ilişkin olumsuz görüş verdiğini, son heyetin ise farklı bir değerlendirme yaptığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Bir önceki keşif 9'da 9 'Burada bu fabrika mümkün değil, buradaki bu kirletici tesis yapılamaz' derken bir anda ne olduysa artık oradaki yeraltı suları mı kayboldu gitti, oradaki zeytinlikler mi kayboldu gitti, bir anda hepsi 'Bu yapılabilirmiş' dedi.

Daha önceki bilirkişi 2 kere keşif yapmıştı ve ikisinin de dedikleri şuydu: 'Burada yeraltı suları var. Bu yeraltı suları Bahçeyaka kuyularına gidiyor ve bütün Muğla'yı ve Yatağan'ı besliyor. Buradan temiz içme suyu elde ediyorlar. Buraya bu tesis yapılırsa bu yeraltı suları kaybolur, kirlenir, zaten susuzluğumuz var, iyice bu susuzluğun üstüne de susuzluk katarız' demişlerdi. Ve daha önceki keşif heyeti demişti ki; 'Burada 16 tanesi tescilli olmak üzere yüzlerce zeytinlik var. Bu bacadan çıkan gazlar, dumanlar bu zeytinlikleri kirletir, bu zeytinliklerin verimini düşürür, buradaki halkın çıkarına terstir' demişti bu fabrikanın, bu kirletici tesisin buraya yapılması. 'Buradaki halkın çıkarına terstir' demişti. Arıcılar var orada, bir sürü basra böcekleri var, çam balı biliyorsunuz her yer yandı, nadir kalan bal ormanlarından biri orada.

"20 GÜNDE RAPORU ÇIKARDILAR"

Ama bu yeni bilirkişi heyeti ne hikmetse bunların hiçbirini göresi gelmemiş ve gelip 9'u birden 'Evet, burası ne kadar uygun, çok uygun, tam da buraya yapılması lazım bu fabrika. Bir okusanız raporu ne kadar güzellemişler, muhteşem bir şey bu fabrika, burada yapılması muhteşem bir şey' diye böyle bir rapor çıkarmışlar maalesef ki.

Bir önceki keşif heyeti 60 gün boyunca raporu yazmaya çalışmıştı ve yetiştirememişti, mahkemeden 30 gün ek süre istemişti. Toplamda 90 günde zorla çıkarabilmişlerdi bu raporu. Ama bu keşif heyeti adeta ellerine hazır gitmiş gibi 20 günde 'Rapor hazır, güzellemelerimiz hazır' 20 günde koymuşlar bu raporu onların önüne.

Şimdi biz bu keşifte bir problem olduğunun, orada bir şeyler döndüğünün farkındayız ve bu hususta da suç duyurusunda bulunduk keşif heyetiyle ilgili. Bundan sonra da bu keşfin yenilenmesini isteyeceğiz. Tarafsız insanlar tarafından tekrar bakılmasını talep edeceğiz. Çünkü akıl var, mantık var. 2 kere 'olmaz' diyen 9'da 9, şimdi 'olur' diyor. Buradaki hiçbir şey bilmesek bile büyük bir problem olduğu açıkça görülüyor. Biz burada dönen her neyse, kesinlikle üstesinden geleceğiz. Eğer ki herhangi birisi suça bulaşmışsa, bunların hepsini ortaya çıkaracağız.”