Muğla'nın Fethiye ilçesinde rafting turu sırasında botun devrilmesi sonucu 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp hayatını kaybetti. Ailesi, olayda güvenlik önlemlerinin alınmadığını ve ekipmanların yıpranmış olduğunu iddia ederek tur firması ve sorumlular hakkında şikayetçi oldu. Soruşturma kapsamında bir eğitmen tutuklandı.
AİLE TATİL İÇİN FETHİYE'YE GİTTİ
Edinilen bilgilere göre Çiğdem Katalıoğlu, eşi Kadir Katalıoğlu ve 14 yaşındaki oğulları Taha Emir Kayaalp tatil için Fethiye'ye gitti. Taha'nın rafting yapmak istemesi üzerine aile, otel yetkililerinin yönlendirmesiyle bir firmayla anlaştı.
Aile, 19 Ağustos'ta Dalaman'a bağlı Gürleyik köyündeki nehir kenarına götürüldü. Anne Çiğdem Katalıoğlu, burada kendilerine yeterli güvenlik eğitimi verilmediğini ve kullanılan ekipmanların eski ve yıpranmış olduğunu öne sürdü.
Rafting turunun başlamasından kısa süre sonra botun devrilmesiyle Taha'nın kayalıklara sıkıştığı belirtildi. Uzun uğraşlar sonucunda sudan çıkarılan çocuk, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Taha'nın cenazesi, 21 Ağustos'ta Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki Balçık Mezarlığı'nda toprağa verildi.
“CAN YELEĞİ OMUZUNDAN KAYIYORDU”
Oğlunun daha önce Düzce Melen Çayı'nda rafting yaptığını belirten anne Katalıoğlu, firma yetkililerine rafting için yaş sınırını sorduğunu ve kendisine 8 yaşından itibaren izin verildiğinin söylendiğini aktardı.
Gürleyik'e ulaştıklarında kahvaltının ardından hızlı şekilde hazırlık yapıldığını anlatan Katalıoğlu, daha önce rafting tecrübeleri bulunduğu gerekçesiyle aileye kapsamlı bir güvenlik eğitimi verilmediğini iddia etti.
Oğluna verilen can yeleğinin eski ve yıpranmış olduğunu söyleyen Katalıoğlu, yeleğin omuzlarından kaydığını, kaskın da başına tam oturmadığını ileri sürdü.
Anne ayrıca, tur başlamadan önce görevlilerin ödeme konusunda ısrarcı davrandığını ve kendisine imza karşılığında bir belge verildiğini söyledi.
“KOMUTLAR BİZE ANLATILMADI”
Ailenin nehir kenarına götürüldüğü güzergahın oldukça sarp ve kayalık olduğunu belirten Katalıoğlu, bölgenin rafting için güvenli görünmediğini ifade etti.
Tur kapsamında 6 bot bulunduğunu ve ailesinin ilk bota yerleştirildiğini anlatan anne, botta kendisinin ön tarafta, eşinin karşısında, oğlunun ise eşinin arkasında oturduğunu söyledi.
Katalıoğlu, güvenlik eğitiminin bot içerisinde verilmeye çalışıldığını, komutların yeterince açıklanmadığını ve görevlilerin tur sırasında daha çok grubu eğlendirmeye odaklandığını öne sürdü.
“OĞLUM BANA ELİNİ UZATTI”
Botun turun hemen başında tehlikeli bir kayalığın yanında devrildiğini iddia eden Katalıoğlu, kendisinin de akıntıya kapıldığını anlattı.
Oğlu Taha'nın kayalıklara sıkıştığını ve o sırada elini kendisine uzattığını belirten anne, kısa süreliğine oğlunun elini tuttuğunu ancak güçlü akıntının kendisini sürüklediğini söyledi.
Katalıoğlu, suyun altında kayalara çarptığını ve daha sonra oğlunun da hayatını kaybetmiş olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
“AYAĞINI ÇIKARAMIYORUZ, YARDIM EDİN”
Sudan çıkarıldıktan sonra eşinin yanına götürüldüğünü anlatan Katalıoğlu, Taha'nın ayağının kayalıklara sıkıştığını gördüğünü söyledi.
Oğlunun başının suyun üzerinde tutulması için görevlilere seslendiğini belirten anne, ekiplerin bir süre çocuğun ayağını kayalıktan çıkaramadığını ifade etti.
Katalıoğlu, daha sonra olay yerine gelen bir eğitmenin müdahale ettiğini ve Taha'nın can yeleğinin çıkarılmasını istediğini aktardı. Can yeleğinin çıkarılmasının ardından çocuğun sudan kurtarıldığını belirten anne, yeleğin daha erken çıkarılması halinde oğlunun kayalıktan kurtulabileceğini düşündüğünü söyledi.
“1,5 SAAT BOYUNCA OĞLUMLA UĞRAŞTILAR”
Sudan çıkarılan Taha'ya ilk müdahalenin turda bulunan bir doktor ile ilk yardım eğitimi olan bir turist tarafından yapıldığını belirten Katalıoğlu, müdahalenin yaklaşık 1,5 saat sürdüğünü söyledi.
Oğlunun dudaklarının morardığını ve tepki vermediğini belirten anne, bir süre sonra çocuğun ağzından ve burnundan su ile kan geldiğini, ancak bunun üzerine müdahaleye devam edildiğini anlattı.
Yaklaşık 1,5 saat sonra ambulansın olay yerine ulaştığını belirten Katalıoğlu, oğlunun kayalık bölgeden sedyeyle çıkarılması sırasında durumunun daha da ağırlaştığını söyledi.
Hastaneye ulaştıklarında sağlık ekiplerinin müdahaleyi sürdürdüğünü belirten anne, oğlunun hayatını kaybettiği haberini daha sonra aldığını ifade etti.
“BENİM ÇOCUĞUM ÖLMÜŞ VE BANA SÖYLEMİYORLAR”
Hastaneye ulaşmalarının ardından tur yetkililerinin kendi aralarında rafting faaliyetlerinin devam etmeyeceğine ilişkin anons yaptığını anlatan Katalıoğlu, bu sırada kendisine oğlunun yaşayacağı yönünde bilgi verildiğini söyledi.
Kendisini teselli eden kişinin daha sonra köy muhtarı olduğunu öğrendiğini belirten anne, bu kişinin kendisinden gerçeği sakladığını düşündüğünü ifade etti.
Katalıoğlu, oğlunun ölüm haberini aldıktan sonra ise bazı kişilerin eşine tur ücretini geri vermeyi teklif ettiğini öne sürdü.
“ORANIN KAPATILMASINI İSTİYORUM”
Tur ücretinin kendilerine iade edildiğini belirten Katalıoğlu, bunun gerekçesinin “hizmetin devam edememesi” olarak açıklandığını söyledi.
Olayın yaşandığı bölgenin yalnızca çocuklar için değil, yetişkinler ve deneyimli kişiler açısından da tehlikeli olduğunu savunan anne, suyun çok güçlü bir akıntıya sahip olduğunu ve nehir yatağında çok sayıda kaya bulunduğunu belirtti.
Katalıoğlu, olayda sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü tüm kişilerden şikayetçi olduğunu ve hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.
Acılı anne, en büyük amacının başka insanların benzer bir olay yaşamaması olduğunu belirterek rafting yapılan bölgenin kapatılması çağrısında bulundu.




