Antalya’da miyom ameliyatı sırasında hayatını kaybeden doktora öğrencisi ve turizmci Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 5 Nisan 2022’de gerçekleştirilen histeroskopik miyomektomi sırasında yaşamını yitiren Angı’nın ölümüne ilişkin davada, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. Üst Kurulu’nun raporu mahkeme dosyasına girdi.
24 LİTRE SIVI KULLANILDI
Angı, rahminde tespit edilen yaklaşık 33 milimetrelik tip 2 miyom nedeniyle ameliyata alınmıştı. Operasyon sırasında durumunun kötüleşmesi üzerine müdahalede bulunulmasına rağmen genç kadın kurtarılamadı.
ATK’nin 23 Temmuz 2026 tarihli raporunda, ameliyat sırasında 8 adet 3 bin cc’lik izotonik sıvı olmak üzere toplam 24 litre sıvı kullanıldığı belirtildi.
Operasyon sonunda rahme giren ve çıkan sıvı arasındaki farkın 1500 cc olarak hesaplandığı kaydedildi. Ancak Angı’nın ameliyat öncesinde 58 kilogram olan ağırlığının otopside 74 kilogram ölçülmesi ve vücudunda yaygın ödem bulunması nedeniyle bu hesabın gerçeği yansıtmadığı değerlendirildi.
ATK, yeniden canlandırma sırasında verilen sıvılar da dikkate alındığında ameliyat sırasındaki sıvı açığının 1500 cc olamayacağı kanaatine vardı.
ATK: ÖLÜMÜN NEDENİ “AŞIRI SIVI YÜKLENMESİ”
Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu, Gülşah Gizem Angı’nın ölümünün histeroskopik miyomektomi sırasında meydana gelen “aşırı sıvı yüklenmesi” sonucu gerçekleştiğini bildirdi.
Raporda, ameliyat boyunca verilen ve geri alınan sıvı miktarının düzenli şekilde takip edilmesinin cerrahi ekibin sorumluluğunda olduğu belirtildi.
Aşırı sıvı yüklenmesine ilişkin erken bulguların ise anestezi ekibinin kontrolleriyle fark edilebileceği kaydedildi.
CERRAHİ EKİBE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
ATK, ameliyat sırasında uygun aralıklarla sıvı açığı hesabı yapılmadan operasyona devam edildiğini değerlendirdi.
Ameliyattan sorumlu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Mete Ç.’nin gerekli aralıklarla sıvı açığını hesaplamadan operasyona devam etmesinin tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına uygun olmadığı belirtildi.
Raporda, Mete Ç.’nin hatalı eyleminin Angı’nın ölümü üzerindeki etki derecesi 8 üzerinden 4 olarak değerlendirildi.
ANESTEZİ UZMANLARINA DA KUSUR DEĞERLENDİRMESİ
Rapora göre operasyonun yaklaşık 15-20’nci dakikasında serum setine basınçlı sıvı ve kan gelmesi üzerine ameliyat ve sıvı akışı durduruldu.
Anestezi ekibinin hastayı kontrol ettiği ancak ritim ve tansiyon değerlendirmelerinin ardından ameliyata devam edilmesine onay verilmesinin tıbben uygun olmadığı belirtildi.
Anestezi uzmanları Bilge K. ve Nurten K.’nin hatalı eylemlerinin Angı’nın ölümü üzerindeki etki derecesi ise 8 üzerinden 2 olarak belirlendi.
AİLE: “ÇOK BASİT BİR AMELİYAT DENİLMİŞTİ”
Gülşah Gizem Angı’nın babası Ayhan Angı, kızının ameliyatının basit ve kısa sürede tamamlanacağının kendilerine söylendiğini belirtti.
Kızının ameliyat öncesinde 58 kilogram olduğunu, otopside ise 74 kilogram olarak tartıldığını belirten Angı, “Arada 16 kilogram fark var” dedi.
ATK raporunda cerrahi ekibin kusurunun 8 üzerinden 4, anestezi ekibinin ise 8 üzerinden 2 olarak değerlendirildiğine dikkat çeken Angı, kalan 8 üzerinden 2’lik bölümün ne olduğunu da sorguladı.
Angı, “5 Nisan 2022’de üç kişi birden öldük. Yavrumu ellerimle toprağa verdim. Biz de o günden beri canlı cenaze gibi yaşıyoruz” diye konuştu.
SANIK AVUKATLARI RAPORA İTİRAZ ETTİ
Sanık avukatları, ATK 3. Üst Kurulu’nun raporuna itiraz ederek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yeni bir rapor alınmasını talep etti.
Mahkemenin ise bu talebi kabul etmediği ve sanıklara savunma için süre verdiği belirtildi.
“KIZIMIZIN GELECEĞİ VARDI”
Gülşah Gizem Angı’nın annesi Vicdan Angı da raporun ardından Türk adaletine güvendiğini söyledi.
Kızının ölümünün ailelerinin hayatını tamamen değiştirdiğini anlatan Angı, “Benim anneliğimi yok ettiler. Biz çekirdek bir aileydik. İleride ailemiz büyüyecekti. Torunlarım olacaktı. Ben anneanne olacaktım” dedi.
Ailenin, kızlarının adını yaşatmak amacıyla biri Akdeniz Üniversitesi’nde olmak üzere iki konferans salonu yaptırdığı belirtildi.