Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenliğe giriş sistemini kökten değiştiren Milli Eğitim Akademisi modeli, henüz uygulamaya geçmeden ciddi eleştirilerle karşı karşıya kaldı. KPSS’nin kaldırılmasıyla öğretmenliğe girişin tek yolu haline getirilen akademiler, eğitim fakültesi mezuniyeti ve pedagojik formasyonu tek başına yeterli görmüyor. Ancak Akademiye Giriş Sınavı’na (AGS) 13 Temmuz’da giren binlerce öğretmen adayı, 1 Ocak’ta başlaması öngörülen eğitimler için hâlâ net bir takvimle karşılaşmadı.
Akademilerin henüz açılmaması, branş dağılımlarının ilan edilmemesi ve eğitim sürecine dair ayrıntıların açıklanmaması, öğretmen adaylarını belirsiz bir bekleme sürecine sürükledi. Bu durum, hem mesleğe giriş süresini uzatıyor hem de öğretmen açığının derinleşmesine yol açıyor.
Nefes’ten Dilan Kutlu’nun haberine göre, Anayasa Mahkemesi’nin güvenlik soruşturmalarına ilişkin iptal kararına rağmen öğretmen adayları, akademilere girişte güvenlik soruşturmasından geçiriliyor. Bununla da sınırlı kalmayan uygulama kapsamında, adayların akademiyi tamamladıktan sonra bir kez daha güvenlik soruşturmasına tabi tutulacağı belirtiliyor.
Milli Eğitim Akademisi’nin yönetim yapısı da eleştirilerin odağında. Akademi İzleme ve Yönlendirme Kurulu’nun, Bakan ya da görevlendireceği bir bakan yardımcısının başkanlığında ve bakanlık bürokratlarından oluşması, akademinin özerkliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Akademinin yıllık çalışma planının dahi bakan onayına bağlı olması, merkeziyetçi bir yapı eleştirisini güçlendiriyor.
Yönetmeliğe göre akademilerde görev yapacak profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin haftada en az 10 saat ders vermesi öngörülüyor. Ancak “yükseköğrenimli olmak koşuluyla görevlendirilenler” ifadesiyle, akademik unvanı olmayan kişilerin de ders verebilmesinin önü açılıyor. Bu kişilerin hangi kriterlere göre seçileceği ise henüz açıklanmış değil.
Akademi sürecinin uzaması, öğretmen atamalarındaki gecikmeyi daha da artırıyor. 2024 KPSS’ye giren yaklaşık 15 bin öğretmen adayı, aradan 19 ay geçmesine rağmen göreve başlayamadı. AGS sistemiyle bu bekleme süresi 25 aya kadar çıktı. Oysa önceki yıllarda öğretmen atamaları genellikle 12 ayda bir yapılıyordu. Bu tablo, ücretli öğretmenliğin yaygınlaşmasına da zemin hazırlıyor.
TARİKAT VE SERMAYE YAPILARI
Eğitimci Feray Aytekin, Milli Eğitim Akademisi modelinin yalnızca eğitim fakültelerini devre dışı bırakmadığını, aynı zamanda tarikat yapıları ve sermaye gruplarının öğretmen yetiştirme süreçlerine dahil edilmesine kalıcı bir zemin oluşturduğunu ifade etti.
Aytekin, Milli Eğitim Bakanlığı ile Hayrat Vakfı arasında Şubat 2025’te yenilenen protokole dikkat çekerek, vakfın Milli Eğitim Akademisi bünyesinde hizmet içi eğitim faaliyetleri yürütmesinin önünün açıldığını belirtti. Aytekin, “Bu düzenleme yalnızca Hayrat Vakfı ile sınırlı değil. Yönetmelikte yer alan ‘diğer kurum ve kuruluşlarla iş birliği gerçekleştirmek’ ifadesi, STK adı altında tarikat ve sermaye yapılarına alan açıyor” değerlendirmesinde bulundu.