Meta Platforms’un Ray-Ban ile geliştirdiği yapay zekâ destekli akıllı gözlükler hızla yaygınlaşırken, cihazların yarattığı gizlilik tartışmaları da büyüyor. Şirket verilerine göre ürün, 2025 yılında 7 milyondan fazla satış yaparak büyük bir sıçrama gerçekleştirdi. Bu rakam, 2023 ve 2024’te toplamda satılan yaklaşık 2 milyon adetle kıyaslandığında dikkat çekici bir artışa işaret ediyor.

AKILLI GÖZLÜKLERE YOĞUN İLGİ

Meta’nın geliştirdiği gözlükler, entegre kamera ve mikrofon sistemi sayesinde kullanıcıların birinci şahıs bakış açısından video kaydetmesine ve çevreyi Meta AI aracılığıyla analiz etmesine olanak tanıyor.

Giyilebilir teknoloji kategorisinde hızla popülerleşen cihaz, özellikle sosyal medya kullanıcıları ve içerik üreticileri arasında ilgi görüyor. Ancak bu özellikler, cihazın çevredeki kişileri fark ettirmeden kaydedebilmesi nedeniyle gizlilik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

YÜZ TANIMA ENDİŞESİ

Eleştirmenler, yazılıma ileride yüz tanıma özelliklerinin eklenmesi ihtimalinin ciddi riskler yaratabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre özellikle kolluk kuvvetlerinin artan teknolojik yetkileri ve Meta’nın geçmişte veri gizliliği konusunda yaşadığı tartışmalar, endişeleri artırıyor.

KAYDEDİLEN GÖRÜNTÜLER KENYA’YA GÖNDERİLİYOR

Tartışmaların merkezinde ise gözlüklerle kaydedilen görüntülerin önemli bir bölümünün, yapay zekâ modellerinin eğitimi için yürütülen veri etiketleme sürecinde ABD dışındaki taşeron şirketlere gönderilmesi bulunuyor.

Bu süreçte insan çalışanlar, videoları inceleyip yorumlayarak yapay zekâ sistemlerinin öğrenmesine katkı sağlıyor. Ancak teknoloji şirketlerinin genellikle yapay zekâ başarısından söz ederken bu emek yoğun aşamaya yeterince değinmediği ifade ediliyor.

Svenska Dagbladet ve Göteborgs-Posten tarafından yürütülen ortak bir araştırmaya göre, Nairobi’de çalışan bazı taşeron personel son derece mahrem görüntüleri incelemek zorunda kaldıklarını anlattı.

Bir veri etiketleme çalışanı, “Bazı videolarda insanların tuvalete gittiğini ya da soyunduğunu görebiliyorsunuz. Muhtemelen kaydedildiklerini bilmiyorlar” ifadelerini kullandı.

MAHREM GÖRÜNTÜLER İNCELENİYOR

Çalışanların aktardığına göre incelenen içerikler arasında banka kartları, pornografik içerik izleyen kullanıcılar ve hatta tamamen kaydedilmiş cinsel ilişki görüntüleri de yer alıyor.

Ünlü isme 11 bin dolarlık çanta hırsızlığı suçlaması! Mahkeme kararını verdi
Ünlü isme 11 bin dolarlık çanta hırsızlığı suçlaması! Mahkeme kararını verdi
İçeriği Görüntüle

Bir çalışan, kullanıcının gözlüğü komodinin üzerine bıraktıktan sonra odadan çıktığı ve eşinin kıyafet değiştirdiği bir videoyu incelemek zorunda kaldığını söyledi.

“İZLEMEZSEK İŞİMİZİ KAYBEDERİZ”

Bazı veri etiketleyiciler ise bu tür içerikleri incelemeye mecbur bırakıldıklarını belirtiyor. Çalışanlardan biri, “Birinin özel hayatına baktığınızı biliyorsunuz ama işi yapmanız bekleniyor. Soru sormaya başlarsanız işiniz biter” dedi.

KULLANICILARIN VERİLER ÜZERİNDEKİ KONTROLÜ SINIRLI

Meta’nın yapay zekâ kullanım şartlarına göre şirket, kullanıcıların yapay zekâ ile yaptığı etkileşimleri – mesajlar ve konuşmalar dahil – otomatik sistemler veya insan incelemesi yoluyla değerlendirebiliyor.

Belgelerde ayrıca kullanıcıların, yapay zekâ sistemleriyle hassas bilgileri paylaşmaktan kaçınması gerektiği belirtiliyor. Ancak veri etiketleyicilerin karşılaştığı içeriklerin niteliği, birçok kullanıcının bu uyarının farkında olmadığını düşündürüyor.

Veri koruma kuruluşu None Of Your Business adına araştırmaya katılan avukat Kleanthi Sardeli, “Materyal modellerin içine girdikten sonra kullanıcı pratikte verinin nasıl kullanılacağı üzerindeki kontrolünü kaybeder” değerlendirmesinde bulundu.

META’DAN KISA AÇIKLAMA

Araştırmayı yürüten gazetelerin iki ay boyunca yanıt alamamasının ardından Meta’dan kısa bir açıklama yapıldı. Şirket sözcüsü, medya içeriklerinin Meta AI hizmet şartları ve gizlilik politikası doğrultusunda işlendiğini belirtti.

VERİ ETİKETLEMEDE “GÖRÜNMEYEN EMEK”

Meta, yapay zekâ modellerini eğitmek için Kenya, Kolombiya ve Hindistan gibi ülkelerdeki dış kaynak çalışanlarını kullanan tek teknoloji şirketi değil.

Uzmanlara göre veri etiketleme süreci, yıllardır sosyal medya içerik moderasyonunda görülen düşük ücretli ve görünmeyen emek modelinin yapay zekâ çağındaki yeni versiyonu haline geliyor.

Araştırmaya konuşan bir veri etiketleyici ise durumu şu sözlerle özetledi:

“İnsanlar veri toplamanın gerçek boyutunu bilseydi, kimse bu gözlükleri kullanmaya cesaret edemezdi.”