CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de çocuk yoksulluğu, eğitimden kopuş ve çalışma koşullarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İlgezdi, MESEM kapsamında çalışan çocukların ağır ve riskli koşullarda çalıştırıldığını öne sürerek kamu kaynaklarının çocukların eğitimine yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.

MESEM’DE ÖĞRENCİ SAYISI 10 YILDA 5,3 KAT ARTTI

İlgezdi, DİSK-AR’ın Eylül 2026 tarihli Çocuk İşçiliği Raporu’na ve Milli Eğitim Bakanlığı verilerine dayanarak MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısının son 10 yılda 5,3 kat arttığını ifade etti.

İlgezdi’nin aktardığı verilere göre 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısı 509 bin 85’e ulaştı. Sistemdeki öğrencilerin yüzde 79,8’ini 15-18 yaş arasındaki çocuklar ve gençler oluşturdu.

İlgezdi, MESEM kapsamında çalışan çocukların haftanın 4-5 günü ağır sanayi, kimya tesisleri ve oto sanayileri gibi alanlarda çalıştırıldığını savundu.

İlgezdi ayrıca, çocukların İş Kanunu kapsamı dışında bırakıldığını ve İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının işletmelerin iş gücü maliyetlerini karşılamak amacıyla kullanıldığını öne sürdü.

9 YILDA 93 BİNDEN FAZLA ÇOCUK İŞ KAZASI GEÇİRDİ

İlgezdi, SGK istatistiklerine dayandırdığı değerlendirmesinde 2017-2025 yılları arasında 14-17 yaş grubunda en az 93 bin 517 kayıtlı çocuğun iş kazası geçirdiğini belirtti.

İlgezdi’nin aktardığı verilere göre 2017 yılında yüzde 9,5 olan çocukların iş kazası geçirme oranı, 2025 yılında yüzde 25,8’e yükseldi.

İlgezdi, kayıtlı çalışan her dört çocuktan birinin iş kazası geçirdiğini ve çocukların kaza geçirme riskinin yetişkinlere kıyasla altı kat daha yüksek olduğunu savundu.

646 ÇOCUK ÇALIŞIRKEN HAYATINI KAYBETTİ

Ön seçimlerde dikkat çeken tablo: 68 ilçede kurucu başkan değişti!
Ön seçimlerde dikkat çeken tablo: 68 ilçede kurucu başkan değişti!
İçeriği Görüntüle

İlgezdi, İSİG Meclisi verilerine de dikkat çekerek 2017’den 2026 yılının Temmuz ayına kadar en az 646 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini söyledi.

İlgezdi’nin aktardığı verilere göre çocuk iş cinayetlerinde de yıllar içerisinde artış yaşandı. 2023 yılında 54, 2024 yılında 71 olan çocuk iş cinayeti sayısının 2025 yılında 94’e yükseldiği belirtildi.

İlgezdi, yaşanan ölümlerin “kader” olarak değerlendirilemeyeceğini, kendi değerlendirmesine göre denetimsizlik ve cezasızlıkla bağlantılı olduğunu savundu.

“ÇOCUKLARIN YERİ FABRİKALAR DEĞİL, OKULLAR”

Çocukların çalışma yaşamına yönelmesinin arkasındaki temel nedenlerden birinin yoksulluk olduğunu belirten İlgezdi, DİSK-AR verilerine göre Türkiye’de her üç çocuktan birinin yoksulluk sınırının altında yaşadığını ifade etti.

TÜİK verilerine atıf yapan İlgezdi, çalışan çocukların yüzde 59,2’sinin hanehalkı gelirine katkı sağlamak veya ailesinin ekonomik faaliyetlerine yardımcı olmak amacıyla çalıştığını belirtti.

İlgezdi ayrıca 14-17 yaş grubundaki okullaşma oranının son iki eğitim-öğretim yılında 8,1 puan gerileyerek yüzde 86,42’ye düştüğünü söyledi.

Çocukların “mesleki eğitim” adı altında tehlikeli çalışma alanlarına yönlendirilmemesi gerektiğini savunan İlgezdi, çocukların yerinin okullar olduğunu ifade etti.

KAMU KAYNAKLARININ KULLANIMINA İLİŞKİN ÇAĞRI

İlgezdi, çocuk işçiliğinin önlenebilmesi için yetişkinlerin insanca yaşayabileceği ücretlere kavuşması, sendikal hakların güvence altına alınması, okullarda ücretsiz beslenme sağlanması ve kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

2024 yılı itibarıyla işyerlerinin yalnızca binde 4’ünün teftiş edildiğini öne süren İlgezdi, bu koşullarda çocukların çalışma ortamlarındaki güvenliğinin sağlanamayacağını savundu.

İlgezdi; çırak ve stajyerlerin İş Kanunu kapsamına alınması, sendikalaşma hakkının tanınması ve çalışılan sürelerin emeklilik primine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Ayrıca işletmelere aktarılan kamu kaynaklarının çocuk yoksulluğunun azaltılmasına yönelik kamusal politikalara yönlendirilmesi çağrısında bulundu.