2023 yılında çalışan memurlara verilen seyyanen zammın emekli aylıklarına yansıtılmaması nedeniyle oluşan gelir farkı için TBMM'ye kanun teklifi sunuldu.

Memur emeklilerinin 2023 yılından bu yana talep ettiği seyyanen zam için ilk adım atıldı.

30 Ekim 2026 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifi, çalışan kamu görevlilerine ödenen ilave ek ödemenin memur emeklilerine de verilmesini ve bu artışın emekli aylıklarına kalıcı olarak yansıtılmasını öngördü.

Teklifin gerekçesinde “Cumhuriyet tarihimiz boyunca çalışan memur maaşı ile emekli memur aylığı arasındaki bağ korunmuş; emekli olan bir kamu görevlisi çalışırken aldığı maaşın yaklaşık yüzde 70 ila 75'i düzeyinde bir emekli aylığı almıştır. Ancak seyyanen ilave ödemenin emeklilere yansıtılmaması nedeniyle bu oran yüzde 40'lar seviyesine kadar gerilemiştir” denildi.

“EMEKLİLER YOKSULLUĞA İTİLDİ”

Gerekçede şunlar sıralandı:

Merkez Bankası Başkanı: Kira enflasyonunda belirgin bir yavaşlama gördük
Merkez Bankası Başkanı: Kira enflasyonunda belirgin bir yavaşlama gördük
İçeriği Görüntüle

“Türkiye'de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı ortamında, kamu görevlileri ile kamu emeklileri arasındaki gelir adaleti ve ücret dengesi benzeri görülmemiş bir biçimde bozulmuştur. 14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 40'ıncı madde kapsamında, çalışan kamu görevlilerine her ay (15.965) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda seyyanen "ilave ödeme" verilmeye başlanmıştır. Ancak bu ödemenin yalnızca görevdeki memurlara yapılması ve emekli aylığı hesabına dahil edilmemesi, kamu hizmetine yıllarını vermiş 2,5 milyonu aşkın memur emeklisini derin bir yoksulluğa ve mağduriyete mahkûm etmiştir.

Cumhuriyet tarihimiz boyunca çalışan memur maaşı ile emekli memur aylığı arasındaki bağ korunmuş; emekli olan bir kamu görevlisi çalışırken aldığı maaşın yaklaşık yüzde 70 ila 75'i düzeyinde bir emekli aylığı almıştır. Ancak seyyanen ilave ödemenin emeklilere yansıtılmaması nedeniyle bu oran yüzde 40'lar seviyesine kadar gerilemiş; aynı unvandan emekli olan bir kamu görevlisi, görevdeki meslektaşının maaşının yarısını dahi alamaz hale gelmiştir. Bu durum, kamu personel rejiminin temel dayanaklarından olan kariyer ve liyakat sistemini, kıdemin değerini ve devlete sadakat ilkesini temelden sarsmıştır.

“TÜM MEMUR EMEKLİLERİNE ÖDENMELİ”

Anayasamızın 2'nci maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ilkesi ve 55'inci maddesinde güvence altına alınan "ücrette adaletin sağlanması" ilkesi, devlete ömrünü adamış emeklilerimizin insan onuruna yaraşır bir yaşam standardına kavuşturulmasını zorunlu kılar. 26 Ekim 2026 tarihi itibarıyla TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda başlayan 2027 yılı bütçe görüşmeleri sürecinde, memur emeklilerimizin bu haklı ve ertelenemez feryadına parlamentonun sessiz kalması kabul edilemez.

Bu Kanun Teklifi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 40'ıncı maddesinde değişiklik yapılarak; görevdeki kamu personeline ödenen (15.965) gösterge rakamı karşılığı seyyanen ilave ödemenin, 5434 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında emeklilik, malullük ve vazife malullüğü aylığı alan tüm memur emeklilerine de her ay damga vergisi hariç hiçbir kesintiye tabi tutulmaksızın aynen ödenmesi amaçlanmaktadır.