Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, "ailesinin Almanya’da kurduğu HAMAG GmbH üzerinden gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Yaklaşık iki saat süren ifadesinin ardından açıklama yapan Gökçek, muhalefette olduğu dönemde 500 soruşturma geçirdiğini belirterek "Ben 500 sefer sıçradım ve hepsinden istisnasız takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar" dedi. Gökçek, "İnşallah bu soruşturma bitsin, televizyonlarda, hepinizin televizyonlarında her konuya her türlü savunmayı, açıklamayı yaparım" diye konuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, gazeteci Murat Ağırel’in Gökçek ve ailesinin Almanya’daki ticari faaliyetlerine ilişkin gündeme getirdiği iddiaların ardından "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddiasıyla 29 Ağustos’ta resen soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, bugün saat 16.00’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere çağrıldı. Gökçek, yaklaşık iki saat süren ifade işleminin ardından adliye önünde basın mensuplarına açıklama yaptı.
Gökçek, ifadesinin içeriğine ilişkin bilgi vermeyeceğini belirterek, "Ben burada savcılığa ifade verdim. Bu ifadenin biliyorsunuz gizliliği var. Dolayısıyla 'Şunu söyledim, bunu söyledim' tarzında bir şeyi benden beklemeyin" dedi. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından açıklama yapacağını belirten Gökçek, "İnşallah Allah nasip ederse bu savcılığın yaptığı araştırma, soruşturma bittikten sonra neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin, hepinizden televizyonlarda bol bol konuşacağız" diye konuştu.
"İLK DEFA SORUŞTURMA GEÇİRMİYORUM"
Geçmişte hakkında yürütülen soruşturmalara değinen Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde çok sayıda inceleme ve soruşturma geçirdiğini söyledi. Gökçek, "Ben hayatımda ilk defa ifade vermiyorum, ilk defa savcılığa gelmiyorum, ilk defa soruşturma geçirmiyorum. Üç bölüm halinde anlatacağım bunu" dedi.
1994 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini ve yaklaşık dokuz yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptığını belirten Gökçek, bu dönemde "tam 500 tane soruşturma ve inceleme" geçirdiğini öne sürdü. Gökçek, "500 tane. Ve bunların hepsine ifade verdim. SHP iktidarı, DSP iktidarı, ANAP iktidarı... Benden her şeyi sordu, sormadığı şey kalmadı. Meşhur bir laf vardır: ‘Çekirge üçüncü yakalanırsa...’ Ama bu sefer sıçradım hepsinden. İstisnasız takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Gözaltına aldılar mı? Aldılar" ifadelerini kullandı.
Bu soruşturmaların tamamında takipsizlik kararı aldığını savunan Gökçek, "Ben 500 sefer sıçradım ve hepsinden istisnasız takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar" dedi.
"AK PARTİ VE REFAH PARTİSİ DÖNEMİNDE MİNİMUM 100 SORUŞTURMA GEÇİRDİM”
Gökçek, Refah Partisi ve AK Parti iktidarları döneminde de hakkında çok sayıda soruşturma ve inceleme yürütüldüğünü söyledi. Söz konusu dönemde "minimum 100 tane soruşturma ve inceleme" geçirdiğini belirten Gökçek, bu soruşturmalar kapsamında savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığı’nda verdiği ifadelerin bulunduğunu ifade etti. Gökçek, "Allah'a hamdolsun, o dönemde de bir şey çıkmadı" dedi.
YAVAŞ DÖNEMİNDE HAKKINDA YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMALAR
Gökçek, açıklamasının devamında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş döneminde hakkında yürütülen soruşturmalara ilişkin iddialara da yanıt verdi. Hakkında "100 tane soruşturma açıldığı" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Gökçek, Yavaş döneminde toplam 25 inceleme ve soruşturma geçirdiğini, bunlardan 21'inin sonuçlandığını söyledi. Gökçek, "21 tanesi bitti, 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Ama 21 tanesi bitti. Biten soruşturmaların bir kısmı İçişleri Bakanlığında, bir kısmı da savcılıklarda oldu" diye konuştu.
Sonuçlanan soruşturmaların tamamında bilirkişi raporlarının alındığını ve ifadesinin alındığını belirten Gökçek, sonuçlanan 21 soruşturmaya ilişkin kararların üst mercilerde de lehine sonuçlandığını savundu. Gökçek, "Mansur Yavaş 'Efendim ifade vermeye bile gitmedi' diyerek yalan söylüyor. 21 defa ben de aynen kendisinin metoduyla savcılığa ve İçişleri'ne ifade verdim" dedi.
"BENİM İFADE VERMEDİĞİM KONU YOKTUR"
Gökçek, Mansur Yavaş'ın geçmişte kendisi hakkında açıkladığı soruşturma sayılarına da değinerek, kendi hakkında yürütülen soruşturmalarda verilen takipsizlik kararlarının farklı şekilde değerlendirildiğini iddia etti. Gökçek, "Kendisi alınca oluyor, ben alınca olmuyor. Böyle bir şey olabilir mi yani" ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın sonucunu beklediğini belirten Gökçek, "Benim ifade vermediğim konu yoktur arkadaşlar, ben hepsine verdim. Şimdi Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak, ben de merakla bekliyorum. Adaletten Allah'ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok" dedi.
Gökçek, gazetecilerin sorularını "Soru almıyorum" diye tepki göstererek yanıtsız bıraktı. Gökçek, soruşturmanın tamamlanmasının ardından televizyon programlarına katılarak konuya ilişkin ayrıntılı açıklama yapacağını da söyledi.
SORUŞTURMANIN ODAĞINDA ALMANYA’DAKİ SORUŞTURMANIN ODAĞINDA ALMANYA’DAKİ HAMAG ŞİRKETİ VAR
Gökçek hakkında yürütülen soruşturmanın odağında, oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek'in Almanya'nın Düsseldorf kentinde kurduğu belirtilen HAMAG GmbH şirketine ilişkin iddialar bulunuyor. Gazeteci Murat Ağırel, ONLAR TV'deki yayınlarında ve Cumhuriyet gazetesindeki yazılarında HAMAG GmbH'nin 30 Ağustos 2022'de 30 bin euro sermayeyle kurulduğunu, şirketin ilk yılında çalışanı ve cirosu bulunmadığını gündeme getirdi.
Ağırel, şirketin 2023 bilançosunda yaklaşık 849 bin euroluk hissedar finansmanı girişi bulunduğunu, 2024 bilançosunda ise gayrimenkul varlığının yaklaşık 3 milyon 857 bin euroya ulaştığını belirtti. Ağırel ayrıca bilançoda finansman kaynakları arasında "Bank Türkei" ifadesinin yer aldığını ve söz konusu kaynağın Türkiye’den aktarılan para olduğuna ilişkin iddialar bulunduğunu aktardı. Ağırel, HAMAG’ın Düsseldorf’ta 15 daire ve iki ticari alandan oluşan bir taşınmaz satın aldığını, binanın yurt olarak kullanıldığını da ileri sürdü. Soruşturmaya konu edilen diğer iddialar arasında Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Velbert kentinde bulunan Thomascarree isimli ticari komplekse ilişkin yaklaşık 8,5 milyon euroluk satış sözleşmesi de bulunuyor.
Ağırel, yaklaşık 6 bin 524 metrekare kiralanabilir alana sahip kompleks için 21 Mayıs 2025'te noter huzurunda satış sözleşmesi imzalandığını, ancak satın alma şartlarının yerine getirilememesi nedeniyle işlemin tamamlanamadığını iddia etti. Ağırel ayrıca şirketin daha sonra "HAMAG Holding GmbH" adını aldığını ve Lüksemburg’da yaklaşık 180-200 milyon euro değerindeki bir alışveriş merkezinin satın alınması için görüşmeler yapıldığını iddia etti.




