CHP İstanbul İl Başkanı olarak görevlendirilen Mehmet Ali Yüksel, il binası önünde partililerle bir araya gelerek görevine başladı. Konuşmasında partinin tarihsel mirasına, siyasi bağımsızlığına ve örgütlenme hedeflerine değinen Yüksel, “CHP, vesayet kabul etmez, edemez” dedi.
Görevi sona eren Gürsel Tekin’e teşekkür eden Yüksel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da saygı ve sevgilerini iletti. Yüksel, Türkiye’nin içinden geçtiği dönemin temel insani değerleri yeniden düşünme ve hatırlatma sorumluluğu yüklediğini belirtti.
“SİYASETİN TERTEMİZ KALMASI GEREKİR”
Siyasi iradenin özgürlüğüne ve siyasetin ahlaki temellerine vurgu yapan Yüksel, siyasetin satın alınan sadakatler üzerine kurulmaması gerektiğini söyledi. İnsanların bir araç değil, amaç olarak görülmesi gerektiğini belirten Yüksel, siyasetin geleceği kurma sorumluluğuna da dikkat çekti.
Yüksel, CHP’nin tarihsel birikiminin ve siyasi duruşunun korunması gerektiğini ifade ederek Anadolu’nun farklı kimliklerini ve toplumsal çeşitliliğini kapsayan bir anlayışla hareket edeceklerini kaydetti.
Konuşmasında Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Boşnaklar ve Arnavutların yanı sıra Aleviler ve Sünniler dahil toplumun farklı kesimlerine değinen Yüksel, “Bilinmelidir ki CHP, bu toprakların en doğal siyasi hareketidir” ifadelerini kullandı.
“CHP’YE HİÇBİR SERMAYE GÜCÜ SAHİP OLAMAZ”
CHP’nin herhangi bir kişi ya da kurumun kontrolüne giremeyeceğini savunan Yüksel, partinin sahiplenilmesiyle ona sahip olmaya çalışılması arasındaki farka dikkat çekti. Partinin çıkarlar doğrultusunda kullanılamayacağını belirten Yüksel, şu ifadeleri kullandı:
“CHP, ajans üretimi bir parti değildir. Sahip çıkılması gereken bir meseledir. Unutulmaması gereken, önemsenmesi gereken değerlerdir ama unutmayacağız. Sahip çıkmak ayrı şeydir. Sahip olmaya kalkmak ayrı şeydir. Sahip çıkmaya çalıştığınızda, sahip çıktığınızda bilirsiniz ki iki gözünüzün bebeği gibi korursunuz. Sonunuzu düşünmeden onun tarihine, birikimine, geleneğine, her şeyine sahip çıkarsınız ama sahip olmaya kalkmak başka bir şeydir. Sahip olmaya kalktığınızda ücretlendirmeye, maaşlandırmaya kalkarsınız. Kamu gücü kullanırsınız, köleleştirmeye kalkarsınız. Çıkarlarınız için alıp satmaya çalışırsınız. İşiniz bittiği zaman kaldırıp atarsınız. CHP, işiniz bittiği zaman kaldırıp atacağınız, satacağınız, terk edeceğiniz bir parti değildir. Yedek partiniz oldu mu? Bu partiye yıllardır emek verdiniz. Parti kurmayı düşündünüz mü? Hayır. CHP budur. CHP, sahip olunamaz bir partidir. CHP’ye hiçbir sermaye gücü, hiçbir medya organı, hiçbir cemaat, hiçbir emperyal odak sahip olamaz. CHP, vesayet kabul etmez, edemez. CHP, milletin kurduğu, bizzat milletin sinesinden çıkmış bir partidir.”
“BABA OCAĞINA DAVET EDİYORUM”
Partinin siyasi rotasını belirleyecek olanın örgütü olduğunu ifade eden Yüksel, İstanbul’da 39 ilçe ve 963 mahallede saha çalışmalarını büyüteceklerini söyledi.
Yüksel, AKP iktidarına yönelik eleştirilerinde talan, yolsuzluk ve yozlaşmayla mücadele edeceklerini belirterek adalet, barış ve özgürlük hedeflerini birlikte hayata geçirme çağrısı yaptı.
Eski yol arkadaşlarına da seslenen Yüksel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“CHP, trollerin, müteahhitlerin, beslemelerin, yabancı misyonların, ücretli personellerin, maaşlı personellerin rotasını belirleyeceği bir parti değildir. CHP’nin ahlaki ve siyasi rotasını, özgürlükçü, yurtsever, Atatürkçü, antiemperyalist, yurtsever örgütü belirler. İstanbul il örgütü olarak bizler 39 ilçede, 963 mahallede sokak sokak, ev ev bu mücadeleyi büyüteceğiz. AK Parti iktidarının eseri olan talana, yolsuzluğa, her yere sirayet eden yozlaşma ve çürüme karşısında Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu gibi birlikte yürüdüğümüz adalet yürüyüşündeki gibi kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracak; adaleti, barışı ve özgürlüğü omuz omuza birlikte inşa edeceğiz. Mücadelemiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bu ülke için kurdukları hayalin, koymuş oldukları vizyonun gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ile ilgili bir mücadeledir. O yüzden erdemli bir toplum, erdemli bir devlet inşası için herkesi, geçmişte birlikte yol yürüdüğümüz o kardeşlerimizi, beni iki gündür başka partilerden arayan o güzel ablalarımı, kardeşlerimi sizlerin yanına, ata evine, baba ocağına davet ediyorum. Biz hiç ayrılmadık.”





