Suriye’nin başkenti Şam’daki geçici yönetim ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan kapsamlı anlaşmanın detayları netleşiyor. Haseke Valiliği ve Savunma Bakan Yardımcılığı gibi pozisyonlara ilişkin tartışmalar sürerken, SDG sorumlusu Mazlum Abdi, herhangi bir hükümet görevini kabul etmeyeceğini açıkladı.
Mazlum Abdi, “Halkımın arasında ve onların yanında kalacağım” ifadelerini kullandı. Anlaşmanın 2 Şubat’ta fiilen uygulanmaya başlanacağını belirten Abdi, Kürt bölgelerinde faaliyet gösteren sözde 'özerk yönetim' personelinin görevlerini sürdüreceğini ve ilgili bakanlıklara entegre edileceğini söyledi.
Buna göre:
*Haseke ve Kamışlı’ya sınırlı sayıda güvenlik gücü girecek,
*Kürt kent ve köylerine askeri birlik konuşlandırılmayacak,
*Kobani (Ayn el-Arab) çevresindeki çatışma hatlarından karşılıklı çekilme sağlanacak.
ÜÇ TUGAY KURULACAK
Suriyeli Kürt siyasetçi İlham Ahmed, anlaşmanın kalıcı ateşkesi öngördüğünü belirterek, Kürt bölgelerinde üç askeri tugayın kurulacağını açıkladı. Tugaylarda SDG mensupları ve Kürt komutanlar görev alacak ve bu birlikler Şam’daki Savunma Bakanlığı’na bağlı olacak.
Ahmed, anlaşmanın ABD ve Fransa garantörlüğünde hayata geçirileceğini vurguladı ve Washington’un SDG’nin IŞİD’le mücadeledeki rolünün sona erdiğine dair değerlendirmesini ‘olumsuz’ olarak nitelendirdi.
MERKEZİ YÖNETİME DEVİR SÜRECİ
Suriyeli bir hükümet kaynağı, askeri ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar bünyesinde bireysel olarak gerçekleşeceğini belirtti. Bu kapsamda tüm kamu kurumları, sınır kapıları ve geçiş noktaları resmi idari yapılarla birlikte merkezi devletin kontrolüne geçecek. Amaç, ülkenin hiçbir bölgesinin devlet denetimi dışında kalmaması olarak açıklandı.
ANLAŞMAYA GİDEN SÜREÇ
Taraflar, haftalar süren gerginlik ve çatışmaların ardından, 24 Ocak’ta başlayan ateşkes süreci içinde anlaşmaya vardı. Bu dönemde SDG, Suriye’nin kuzeyi ve doğusunda bazı bölgelerde kontrol kaybı yaşarken, hükümet güçleri ilerleme kaydetti.
SDG, Suriye iç savaşı boyunca ABD’nin yoğun desteğini aldı ve ülkenin kuzeyi ile doğusunda petrol sahalarını da kapsayan geniş bir alanı kontrol ederek sözde 'özerk yönetim' inşa etti. Ancak Aralık 2024’te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından, başkentte kontrolü ele geçiren Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü ile birlikte, merkezi otorite ülke genelinde kontrol sağlama hedefini açıkladı.