Modern yaşamın vazgeçilmez alışkanlıklarından biri haline gelen uzun süre hareketsiz oturmanın, kanser gelişimi ve bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirme riskiyle bağlantılı olabileceği ortaya kondu. İskoçya'da gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir araştırma, özellikle masa başında uzun saatler geçiren kişilerin düzenli hareket etmelerinin büyük önem taşıdığına işaret etti.
Araştırma, University of Glasgow bünyesindeki bilim insanları tarafından yürütüldü. Çalışmada, daha önce kanser tanısı almamış 37 ila 73 yaşlarındaki 91 bin 292 yetişkinin verileri incelendi. Katılımcıların günlük hareket düzeyleri bileğe takılan takip cihazları ve makine öğrenmesi destekli analizlerle ölçülürken, sağlık durumları yaklaşık 12 yıl boyunca izlendi.
Elde edilen bulgular, gün içinde kesintisiz oturarak geçirilen her ilave saatin kansere yakalanma olasılığını yaklaşık yüzde 3 artırdığını gösterdi. Aynı süre artışının, kanser nedeniyle yaşamını kaybetme riskini ise yüzde 9 yükselttiği belirlendi. Obeziteyle yakından ilişkili pankreas ve kolorektal kanserlerde ise risk artışının saat başına yüzde 5'e kadar çıkabildiği ifade edildi.
Bilim insanları, 30 dakikadan uzun süre hiç hareket etmeden oturmanın vücutta kronik iltihaplanmayı tetikleyebileceğini değerlendiriyor. Bu durumun DNA hasarı, genetik mutasyonlar ve tümör oluşumunu kolaylaştırabilecek biyolojik süreçleri harekete geçirebildiği belirtiliyor. Ayrıca uzun süreli hareketsizliğin insülin direncini artırmasının da kanser hücrelerinin büyümesini destekleyen faktörlerden biri olabileceği ifade ediliyor.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bile olumlu etki sağlayabilmesi oldu. Günlük oturma süresinin yalnızca 30 dakikasını hafif yürüyüş gibi düşük tempolu fiziksel aktivitelerle değiştiren kişilerde kanserden ölüm riskinin yaklaşık yüzde 18 azaldığı gözlendi. Orta tempolu yürüyüş veya bisiklet gibi egzersizlerin de risk üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu kaydedildi.
Uzmanlar, riskin yalnızca gün içinde toplam ne kadar oturulduğuyla değil, oturma süresinin kesintisiz olmasına bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle masa başında çalışanların her yarım saatte veya en geç saatte bir ayağa kalkarak kısa yürüyüşler yapmasının, birkaç dakika hareket etmesinin ve hareketsizlik döngüsünü sık sık kesmesinin sağlık açısından önemli koruyucu alışkanlıklardan biri olduğu vurgulanıyor.