Güncel

Marmara Üniversitesi'nden YENİ Parti'nin isim tartışmasına mütalaa!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın “adınızı değiştirin” tebligatının ardından YENİ Parti'nin başvurusu üzerine Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tolga Şirin ve Doç. Dr. Kadir Baş tarafından hazırlanan bilimsel mütalaada, YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasında Siyasi Partiler Kanunu anlamında “iltibas” bulunmadığı belirtildi.

25 sayfalık mütalaada, “yeni” sözcüğünün herhangi bir siyasi partiye tekel olarak bağlanamayacağı değerlendirmesi yapıldı.

Genel başkanlığını Öztürk Yılmaz'ın yaptığı Yenilik Partisi, geçtiğimiz günlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Özgür Özel ve ekibinin kurduğu YENİ Parti'nin isminin kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunmuş ve isim değişikliği talep etmişti.

Yılmaz, seçmenin “yeni” ile “yenilik” sözcüklerini ayırt edemeyeceğini ve YENİ Parti'nin isminde Yenilik Partisi'nden ayrıştırıcı herhangi bir ek bulunmadığını öne sürmüştü.

Gazeteci İsmail Saymaz'ın sosyal medya hesabından aktardığına göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, başvuru üzerine YENİ Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat gönderdi. Tebligatta, 2024 yılında “Yeni” adıyla kurulmak istenen bir partinin de Yenilik Partisi'nin itirazı üzerine reddedildiği hatırlatıldı.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise iltibas iddiasının somut biçimde ortaya konulması gerektiğini belirterek incelemenin yalnızca parti adına değil, amblem ve rumuza da bakılarak yapılması gerektiğini söylemişti.

YENİ Parti cephesi, bu hukuki arka plan karşısında Marmara Üniversitesi'nden bilimsel bir görüş talep etti. YENİ Parti avukatı Mehmet Can Keysan'ın başvurusu üzerine hazırlanan ve 1 Eylül 2026 tarihini taşıyan mütalaa, Anayasa Hukuku alanında Prof. Dr. Tolga Şirin ile Ticaret Hukuku alanında Doç. Dr. Kadir Baş'ın imzasını taşıyor.

Mütalaada değerlendirme altı başlık altında yapıldı. Siyasi partiler için kanunilik ilkesinin taşıdığı standart, doğrudan uygulanabilir uluslararası hukuk kaynakları, karşılaştırmalı hukuk, Anayasa Mahkemesi'nin iltibas kararları, marka hukukundaki karıştırılma ihtimali ve somut olay değerlendirmesi ele alındı.

Akademisyenler, siyasi partilerin “sıradan örgütlenmeler” olmadığına dikkat çekerek siyasi partilere yönelik müdahalelerin Anayasa'nın 68'inci maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı çerçevesinde daha sıkı bir denetime tabi tutulması gerektiğini belirtti.

Mütalaada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Bulgaristan'a karşı verdiği Tsonev kararına da yer verildi. Mahkemenin, “Bulgaristan Komünist Partisi” ile daha önce tescil edilmiş “Bulgar Komünist Partisi” arasındaki isim benzerliğinin, somut olayda YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasındaki benzerlikten daha güçlü olmasına rağmen tek başına parti kuruluşunun engellenmesi için yeterli olmadığı yönündeki değerlendirmesi hatırlatıldı.

Mütalaada Anayasa Mahkemesi'nin siyasi partiler arasındaki iltibas konusunda verdiği dokuz karar incelendi. İltibasın kabul edildiği örnekler arasında Genç Parti ile aynı amblemi kullanan Yediden Genç Parti, Anavatan Partisi'nin arı figürüne büyük ölçüde benzeyen bir sembol kullanan Yeniden Anavatan Partisi, Demokrat Parti geleneğinin sembolü haline gelen “kırat” figürünü kullanan Millî Yükseliş Partisi ve DSP'nin güvercin amblemine benzer bir sembol kullanan Türkiye'nin Sesi Partisi gösterildi.

Buna karşılık AYM'nin iltibas görmediği örnekler arasında kalp ve yıldız figürlerini farklı biçimlerde kullanan Doğru Parti ile Türkiye Değişim Partisi, "millet" ile "milad" sözcükleri arasında fonetik yakınlık bulunsa da anlam farkı nedeniyle ayrılan Millet Partisi ile MİLAD, isim ve renk benzerliğine rağmen baskın figürü farklı olan Türk Birliği Partisi ile Türkiye Birlik Partisi ve son olarak Millî Parti ile Yerli ve Millî Parti yer aldı.

Mütalaada, AYM'nin kararlarında isimlerde ortak kullanılan sözcüklerin tek başına iltibas için yeterli görülmediği, amblemlerde ise “baskın figürün” tarihsel ve simgesel ağırlığına özel bir hassasiyet gösterildiği belirtildi.

YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasındaki farklılığa ilişkin değerlendirmede, “yeni” ve “yenilik” sözcüklerinin aynı kökten türemesine rağmen gramer bakımından farklı kelimeler olduğu belirtildi.

Mütalaada ayrıca “yeni” sözcüğünün Türk siyasi tarihinde yaygın biçimde kullanıldığına dikkat çekildi. Yeniden Demokrasi Hareketi, Yeni Türkiye Partisi, Yeni Dünya Partisi, Yeni Yol Partisi, Yeni Yüzyıl Partisi ve Yeni Çağ Partisi gibi siyasi oluşumların yanı sıra 1990'lı ve 2000'li yıllarda kurulmuş iki ayrı “Yeni Parti” örneği verildi.

Bu tarihsel kullanımın, “yeni” sözcüğünün siyasi dilin ortak unsurlarından biri olduğunu gösterdiği belirtilen mütalaada, “yeni” sözcüğünün herhangi bir partiye tekel olarak bağlanamayacağı ifade edildi.

Mütalaada iki partinin amblemleri de karşılaştırıldı.

Yenilik Partisi'nin ambleminde mavi renkli stilize bir figür ile kırmızı ay-yıldızın öne çıktığı, YENİ Parti'nin ambleminde ise figüratif herhangi bir unsur bulunmadığı ve yalnızca kırmızı ve siyah harflerle “YENİ PARTİ” ibaresinin yer aldığı belirtildi.

Bu farklılığın tipografi, renk ve genel görünüm açısından iki parti arasında ayrışma yarattığı değerlendirmesi yapıldı.

Rumuzlar bakımından da Yenilik Partisi'nin tüzüğünde “YP” rumuzunun bulunduğu, YENİ Parti'nin tüzüğünde ise ayrı bir rumuz bulunmadığı ve yalnızca “Yeni Parti” kısa adının yer aldığı kaydedildi.

Mütalaada, siyasi partilerin tüketim ürünleriyle aynı şekilde değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Seçmenin siyasi partiyle yalnızca adı üzerinden değil, kampanya sürecinde lideri, söylemi ve amblemiyle karşılaştığı, oy verme sırasında da isim ile amblemin birlikte görüldüğü belirtildi.

Bu nedenle yalnızca fonetik benzerliğin belirleyici ölçüt olarak kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Mütalaada ayrıca YENİ Parti'nin TBMM'de en fazla milletvekiline sahip ikinci parti olduğu ve kuruluşunun CHP'ye ilişkin “mutlak butlan” kararının ardından gerçekleştiği hatırlatıldı.

Mütalaanın sonuç bölümünde, YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasında isim, amblem, rumuz, rozet ve benzeri işaretler bakımından iltibasa yol açabilecek bir durum bulunmadığı belirtildi.

Şirin ve Baş, siyasi partilere yönelik müdahalelerde belirsizlik halinde özgürlük lehine yorum yapılması gerektiğini vurgulayarak aksi bir yaklaşımın Anayasa'nın 68'inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan 11'inci maddesiyle bağdaşmayacağını ifade etti.

Mütalaada, “YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasında isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri itibarıyla iltibasa mahal verecek bir durum bulunmadığı” sonucuna varıldı.

Yenilik Partisi'nin itirazı üzerine başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın vereceği kararın ardından konunun Anayasa Mahkemesi önüne taşınması bekleniyor.