Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’in tarihi ve ticari merkezlerinden Ulus’ta yürüttüğü dönüşüm çalışmalarında önemli bir projeyi daha tamamladı. Anafartalar Caddesi’nde gerçekleştirilen sokak sağlıklaştırma ve kentsel tasarım çalışmaları kapsamında 25’i tescilli 154 yapı yenilenirken, cadde üzerindeki dükkânlar ve kamusal alanlar da baştan sona düzenlendi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, düzenlenen programda bölge esnafıyla bir araya geldi.
“SADECE BİNALARI YENİLEMEKLE HİÇBİR ŞEY OLMAZ”
Anafartalar Caddesi’ndeki çalışmalarda esnafın ve bölgenin kültürel yapısının korunmasına önem verdiklerini belirten Yavaş, dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesiyle sınırlı olmadığını ifade etti.
Yavaş, “Bu sadece binalarla değil, binanın içindeki insanlarla o ruh ayağa kalkar. Anafartalar Çarşısı’ndaki komşuluk hukukunun devam etmesi de bizim için çok önemli. Eğer onlar olmazsa sadece binaları yenilemekle hiçbir şey olmaz diye düşündük” dedi.
Ulus’un yeniden turizm merkezi haline gelmesi amacıyla farklı projeler üzerinde çalıştıklarını belirten Yavaş, bölgedeki yapıların yeni işlevlerle değerlendirilmesinin önemine değindi.
Yavaş, “Bütün derdimiz Ulus’un kültürüyle beraber ayakta olması, ayağa kalkması. Buna sizler katılmazsanız biz bir şey yapamayız. Yani destek olmanız gerekiyor” diye konuştu.
Bölgede Teknokent için de 1100 odanın ayrıldığını belirten Yavaş, “13 Ekim’de açıyoruz. Teknokent oraya geldiği zaman yine oraya gelen gidenlerin profilinde değişiklik olacak. Bir de Eczane Müzesi açıyoruz. Yine onu da 13’ünde açıyoruz” ifadelerini kullandı.
ESKİ ADLİYE BİNASI İÇİN “ADLİYE MÜZESİ” ÖNERİSİ
Yavaş, Ulus’taki eski adliye binasının müzeye dönüştürülmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile görüştüğünü açıkladı.
“Dedim ki orayı ‘Adliye Müzesi yapalım.’ Yani binlerce insan gelir gider. Kaç yıldır orası adliye olarak kullanılmıyor ama gerçekten muhteşem bir bina” diyen Yavaş, binanın müzeye dönüştürülmesiyle bölgede bulunan diğer müzelerle birlikte önemli bir kültür rotası oluşturulabileceğini söyledi.
“AHİLİK KÜLTÜRÜNÜN YOK OLMASINI İSTEMİYORUZ”
Ulus Tarihi Kent Merkezi’nin Ankara açısından en önemli hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Yavaş, dönüşüm çalışmalarının gelecekte de sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Yavaş, “Ulus Tarihi Kent Merkezi bizim en önemli hayalimizdi. Yapabileceğimiz kadarını yaptık. İnşallah bunun semeresini ileride bizden sonra gelenler de devam ettirirlerse görülür. Ben çok önemsiyorum. Çünkü esnafıyla, tarihiyle, kültürüyle bir kültür var orada. Bunun yok olmaması lazım. Anafartalar esnafını çıkartsanız yerini belki çok daha fazla kiraya vereceksiniz. Ama mesele para değil. Orada insanların dükkânlarını birbirine emanet ettiği veya sizlerin en fazla birbirinden alışveriş, hatırla gönülle iş gördüğünüz yerler. Bunun da yok olmasını istemiyoruz, bu ahilik kültürünün…” dedi.
ESNAFTAN TEŞEKKÜR
Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez de çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.
Sönmez, “Burada emeği geçen başta Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza, bürokratlarına, burada emeğe geçen emekçi kardeşlerimize, hiçbir esnafımıza ve gelen misafirlerimize sıkıntı yaratmadan işlerini yapan firma yetkililerine çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı Uygulama Şefi Hüner Yonga, hayata geçirilen çalışmalara ilişkin sunum yaptı.
Yonga, projenin uzun yıllar boyunca yoğun kullanım, düzensiz cephe müdahaleleri ve kent dokusundaki değişimler nedeniyle mimari bütünlüğü ve özgün karakteri zayıflayan Anafartalar Caddesi’nin tarihi kimliğinin korunarak yeniden canlandırılmasını amaçladığını belirtti.
Yaklaşık 28 bin metrekare büyüklüğündeki proje alanında kentsel tasarım ve cephe düzenleme uygulamalarının gerçekleştirildiğini aktaran Yonga, 3,5 kilometre uzunluğundaki kaldırım hattının da ele alındığını söyledi.
Ticari kullanımın yoğun olduğu caddede zemin katlarda bulunan dükkânların vitrinlerinin yeniden düzenlendiğini belirten Yonga, görsel karmaşaya neden olan farklı malzeme ve farklı pencere ölçüleri gibi uygulamalar yerine düzenli vitrin sistemleri oluşturulduğunu ifade etti.





