YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da besicileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Besiciler, özellikle yem, mazot ve elektrik maliyetlerindeki artışa karşılık süt ve et fiyatlarının yeterince yükselmediğini ifade etti.
Bir besici, Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatın 24,30 lira olduğunu, mandıraların ise sütü kendilerinden 27,50 liraya aldığını belirterek fiyatların üreticinin durumunu karşılamadığını söyledi. Besici, daha önce günlük 700-800 kilogram olan süt üretiminin 300 kilograma kadar gerilediğini belirterek, “Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” ifadelerini kullandı.
Aynı besici, üzüm fiyatlarının da yem maliyetleriyle karşılaştırılabilir hale geldiğini belirterek, elindeki 5 römork üzümün fiyatındaki düşüşün devam etmesi halinde üzümleri hayvanlara yedireceğini söyledi.
HAYVAN SAYISI GERİLEDİ
Besicilerden biri, hayvan sayısının bir yıl içerisinde 90-100 seviyesinden 60'lara kadar düştüğünü belirtti. Anaç hayvanların kesime gönderildiğini ifade eden üretici, artan maliyetler nedeniyle artık işçi dahi çalıştıramadıklarını söyledi.
Bir başka besici ise mevcut maliyet yapısında süt-yem paritesinin 1'e 1 seviyesinde olduğunu belirterek, normal şartlarda 1 kilogram süt satıldığında 1,5 kilogram yem alınabilmesi gerektiğini söyledi.
Üreticinin süt maliyetinin yaklaşık 27 lira olduğunu belirten besici, köyde yaşamanın ve hayvancılık yapmanın kendileri için önemli olduğunu ancak girdi maliyetlerinin her yıl artmasının üretimi sürdürülemez hale getirdiğini ifade etti.
Geçen yıl 45 hayvanı olduğunu, bu yıl sayının 29-30'a düştüğünü belirten üretici, maliyetleri karşılayamadığı için 15 hayvanını satmak zorunda kaldığını söyledi. Üretici, kazanç sağlayamadıkları için çocuklarının da farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını belirterek, kendilerinden sonra hayvancılığı sürdürecek gençlerin kalmadığını dile getirdi.
“HAYVANLARI SATIYORUZ, SENEYE BIRAKACAK GİBİYİZ”
Başka bir besici ise et ve sütün yeterli gelir sağlamaması nedeniyle hayvan sayısının her yıl azaldığını söyledi. Geçen yıl şap hastalığı nedeniyle 30-40 hayvan kaybettiklerini belirten üretici, bu süreçte devletten destek almadığını ifade etti.
Hayvanların ithal geldiğini belirten besici, bir dananın kendilerine 110 bin liraya verildiğini, bunun üzerine 50-60 bin liralık yem ve bakım maliyeti eklendiğini söyledi. Üretici, “Biz bundan ne kazanacağız? Sadece bize gübresi kalıyor. Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz. Seneye bırakacak gibiyiz” dedi.
Bir diğer besici de et ve süt fiyatlarının maliyetleri karşılamadığını belirterek, süt fiyatının üreticinin para kazanabilmesi için en az 30-35 lira olması gerektiğini söyledi.
Et fiyatlarının da beklentilerini karşılamadığını belirten üretici, hayvanlarını 700-800 lira seviyesinden kestirmesi gerektiğini ancak kendisine 580 lira civarında fiyat teklif edildiğini ifade etti.
“YEM FİYATLARI 9 GÜNDE 3 KEZ ZAMLANDI”
Başka bir besici, sütün piyasa fiyatının yaklaşık 27,5-28 lira seviyesinde olduğunu ancak bu fiyatın maliyetleri karşılamadığını belirterek, üretimin sürdürülebilmesi için sütün en az 35 lira olması gerektiğini söyledi.
Üretici, yalnızca bir aylık su faturasının 18 bin 250 lira olduğunu, 60 dönümlük arazinin yanı sıra 100 dönümün üzerinde alanda üretim yaptığını belirtti.
Yem fiyatlarının son 9 gün içerisinde 3 kez zamlandığını söyleyen besici, yem fiyatlarının 800 ila 1100 lira arasında değiştiğini ifade etti. Süt fiyatlarının aynı hızda artmadığını belirten üretici, mazot giderlerinin de sürekli değiştiğini söyledi.
Çiftliğin elektrik giderinin geçen yıl aylık 6-6 bin 500 lira civarında olduğunu belirten besici, bu yıl aynı giderin 14-15 bin liraya çıktığını ifade etti. Üretici, maliyetlerin yaklaşık yüzde 100 arttığını ve kredi borçları nedeniyle Ziraat Bankası'ndan çıkamadıklarını söyledi.
Besici, “Sektörden çekileceğiz artık, ‘Yeter’ diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var, bu olsa gerek” ifadelerini kullandı.
BESİCİLERDEN DEVLET ÇAĞRISI
Bir başka üretici ise ürünün son satış aşamasında devletin daha etkin olması gerektiğini savundu. Hükümetin görevini yerine getirmesi gerektiğini söyleyen besici, mevcut durumun böyle devam etmesi halinde Türkiye'de tarım ve hayvancılığın kalkınma ihtimalinin zayıf olduğunu ifade etti.




