Manifest isimli müzik grubunun kurucusu Tolga Akış'ın uyuşturucu testi sonuçlandı.
Akış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada gözaltına alınmış; müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla tutuklanmıştı.
Ağustos ayından bu yana tutuklu bulunan Akış, soruşturma kapsamında uyuşturucu testi de vermişti.
Adli Tıp Kurumu tarafından alınan kan, idrar ve saç örnekleri incelendi ve uyuşturucu testi sonuçlandı. Kurumun raporuna göre, Akış'ın uyuşturucu testi negatif çıktı.
İFADESİNDE NELER SÖYLEMİŞTİ?
Savcılığın sevk yazısında Akış'ın çeşitli tarihlerde Manifest isimli grubun konserlerini organize ettiği ve Manifest'in faaliyetlerinden sorumlu olduğu belirtilmişti.
Yazıda, grubun faaliyetleriyle ilgili yapılan bazı paylaşımların geniş kitlelere ulaştığı ve çocukların herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın bu içeriklere erişebildiği anlatılmıştı.
Akış savcılık ifadesinde yurt dışından kendisine gönderilen para transferlerinin YouTube adli sosyal medya uygulaması ile diğer müzik servislerinden yapılan ödemeler olduğunu söylemişti.
Akış savcılık ifadesinde Manifest isimli müzik grubunun kurucusu olduğundan bahsederek, “Hesaplarım ayrıntılı olarak incelendiğinde, yurt dışı olarak sorduğunuz ülkelerden sadece iki yerden para gelmektedir. Bunlardan biri YouTube adlı sosyal medya uygulamasından, diğeri ise müzik servislerinden gelmektedir.” demişti.
Mesut Adlin ve “Zeybik” olarak tanınan Zeynep Sürmeli isimli kişileri tanıdığını kabul eden Akış, "Mesut Adlin’i yaklaşık 1 yıl önce birkaç kez projelerimizde fotoğrafçı olarak çalışmasından dolayı tanırım. Kendisinin son projesi de Manifest’in fotoğraflarını çekmek olmuştu. Mesut Adlin’le ilgili daha sonra birkaç kadın tarafından taciz iddiaları ortaya atılınca kendisiyle çalışmak istemedik. Bunu da sosyal medyada açıkladık." ifadelerini kullanmıştı.
Bu açıklamanın ardından mağdur kadınlarının seslerini daha güçlü bir şekilde ifade etmeye başladıklarından bahseden Akış, Adlin'in iş bulmakta zorlandığını ve bunun karşılığında kendisine kin beslemeye başladığını iddia etmişti.
MESUT ADLİN'İN İDDİALARI
Savcılık, Adlin'in sosyal medyadaki iddialarını da Akış'a yöneltmişti. Akış ise iddialara şöyle yanıt vermişti:
“Sormuş olduğunuz, sosyal medyada paylaşılan yazışmalar eşim Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki yazışmalardır. Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır.
Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır. Bu yazışmalar incelendiğinde, üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçmiş olduğu ortaya çıkacaktır. Söz konusu yazışmalar, Mesut Adlin tarafından sohbetin devamı tam olarak paylaşılmadan algı yaratacak şekilde paylaşılmıştır.”
“ÜYELERİN HASTA OLDUĞU ZAMAN SAHNEYE BASKIYLA ÇIKTIĞI İDDİASI YANLIŞ”
6 Eylül 2025 tarihinde Küçükçiftlik Parkı’ndaki +18 konserin ardından Manifest üyeleriyle ilgili soruşturma başlatılmıştı.
Bu dosyada kendisinin şüpheliler arasında olmadığına işaret eden Akış, “Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir.” demişti.
Manifest grubuyla iş ilişkisindeki menajerlik gelir paylaşım oranlarına ilişkin de konuşan Akış, gelirin yüzde 60’lık kısmının Manifest kızlarına eşit miktarda dağıtıldığını, yüzde 40’lık kısım ise şirketin Manifest projesi giderlerine ayrıldığını iddia etmişti.
Basında çıkan haberlerin yanlış olduğunu öne süren Akış, “Basında çıkan, grup üyelerinin başka insanlarla görüşmelerinin yasaklandığı iddiası da yanlıştır. Basında çıkan, grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik. Rakamı hatırlamamakla birlikte, grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktarda cezai şart vardır.” demişti.
Ayrıca Akış, grup üyelerinin kendisiyle tatil yapma zorunluluğu olduğu ve hasta olduklarında sahneye baskıyla çıktıkları iddiasını da yalanlamıştı:
“Yenikapı konser alanında Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen, iki doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal’i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldum. Hilal’e de defalarca, isterse sahneye çıkmak zorunda olmadığını söyledim. O süre boyunca da her an yanındaydım.”
"HESAPLARIMI SUÇ GELİRLERİNİ AKLAMAK İÇİN KULLANMADIM"
Akış son olarak basında çıkan yapay PR çalışmalarını da yalanlamıştı. “Bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz olmayıp kendi fan kitlemiz kendileri paylaşımlar yapmaktadır.” diye konuşan Akış şöyle devam etmişti:
“Netflix isimli sosyal platforma dizi yapmak için başvurduk. Kendileri araştırdıklarında, grubun dizisinden ziyade belgeselinin daha iyi ses getireceğini söyleyince biz de bu konuda hemfikir olup çalışmalara başladık. Amacımız, Manifest grubunun Netflix’in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya tanıtılmasıydı.”
Akış, hesaplarını suç gelirlerini aklamak için kullanmadığını da iddia edip gözaltı süresince telefon şifresini kendi rızasıyla teslim ettiği de dile getirmişti.





