Arıkan, konuşmasında fon soruşturmasına ilişkin eleştirilerini dile getirirken, olayın yalnızca birkaç kişinin sorumluluğuna indirgenmemesi gerektiğini belirtti. Fonların yönetimi, denetimi ve paranın hareketinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.
“PARANIN YOL HARİTASI ORTAYA ÇIKARILMALI”
Arıkan, daha önce yaptığı açıklamalarda da soruşturmanın yalnızca gözaltına alınan veya tutuklanan isimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etmişti. Fon yöneticilerinin kim olduğunun ve fonların yatırım yaptığı şirketlerdeki gerçek faydalanıcıların ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Arıkan, paranın nereye gittiğinin belirlenmesini istedi.
Fonların büyüklüğündeki artışa da dikkat çeken Arıkan, kamu kurumlarının süreçteki sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu. Kurumlarda yaşanan görev değişikliklerinin sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirten Arıkan, olayın bütün boyutlarıyla incelenmesi gerektiğini söyledi.
“VATANDAŞ DEVLETİN AÇTIĞI KAPIDAN GİRDİ”
Arıkan, fonlara yatırım yapan vatandaşların suçlanmaması gerektiğini belirterek, yatırımcıların devlet kurumlarının denetiminden geçen bir sistem içerisinde hareket ettiğini savundu.
“Vatandaş, devletin açtığı kapıdan içeriye girdi. Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı” diyen Arıkan, denetim mekanizmalarının işleyişinin de araştırılması gerektiğini ifade etti.
Arıkan ayrıca fon krizinin ardından denetim mekanizmalarının bağımsızlığı konusunda yeni bir yapı oluşturulması gerektiğini savundu. Daha önceki açıklamasında, kamu kurumlarının bazı isimler söz konusu olduğunda farklı uygulamalar yaptığını öne sürerek sistemde çifte standart bulunduğunu iddia etmişti.
FON SORUŞTURMASINDA KAPSAMLI İNCELEME ÇAĞRISI
Arıkan, fonların yöneticilerinin yanı sıra fonların yatırım yaptığı şirketlerin gerçek sahiplerinin de belirlenmesi gerektiğini söyledi. Paranın hareketinin ortaya çıkarılmasının soruşturmanın önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Arıkan, yalnızca bugün gözaltına alınan kişilerin listesinin açıklanmasının yeterli olmayacağını savundu.
Fon krizinin ardından farklı siyasi çevrelerden de soruşturmanın kapsamının genişletilmesi ve denetim mekanizmalarının incelenmesi yönünde çağrılar geldi. TİP de SPK, Borsa İstanbul, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu yöneticilerine ilişkin talepler ile TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi.




