Gedik Yatırım Araştırma’nın tasfiye kararı verilen yatırım fonlarına ilişkin hazırladığı rapor, fon krizinin boyutunu ortaya koyan dikkat çekici veriler içeriyor. Rapora göre, 30 Eylül 2026 itibarıyla tasfiye kapsamındaki 129 fonun toplam büyüklüğü 652,3 milyar liraya geriledi.
Portföy bilgilerine ulaşılabilen fonlar üzerinden yapılan incelemede ise yaklaşık 334 milyar liralık varlığın likiditesinin sınırlı olabileceği hesaplandı. Tasfiye kapsamındaki fonların toplam değeri 17 Eylül’de 836 milyar lira seviyesindeydi.
İŞLEME KAPALI FONLARIN BÜYÜKLÜĞÜ 756 MİLYAR LİRA
Gedik Yatırım’ın 5 Ekim tarihli çalışmasında, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları sonrasında tasfiye kapsamına alınan fonlar ayrıntılı biçimde incelendi.
TEFAS verilerine ulaşılabilen 129 fonun 15’i para piyasası fonu, 114’ü ise diğer fonlardan oluşuyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre bu fonlarda toplam 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor.
30 Eylül itibarıyla tasfiye kapsamındaki fonların 652,3 milyar liralık büyüklüğünün 305,1 milyar lirasını para piyasası fonları, 347,2 milyar lirasını ise diğer fonlar oluşturuyor.
Tasfiye öncesinde alım satıma kapatılan 103,7 milyar liralık tutar da hesaba katıldığında işleme kapalı toplam fon büyüklüğü 756 milyar liraya ulaşıyor.
Bu tutar 31 Ağustos'ta 1 trilyon 470,4 milyar lira seviyesindeydi. Tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü ise 15 Eylül'de 992,5 milyar liradan tasfiye tarihinde 836 milyar liraya, 30 Eylül'de ise 652,3 milyar liraya düştü.
VARLIKLARIN YÜZDE 76,5'İ ALTI TERA FONUNDA
Raporda dikkat çeken bir başka unsur, tasfiye kapsamındaki varlıkların belirli fonlarda yoğunlaşması oldu.
652,3 milyar liralık toplam büyüklüğün yüzde 76,5’inin Tera Portföy tarafından yönetilen yalnızca 6 fonda bulunduğu hesaplandı.
Tera Portföy Birinci Serbest Fon’un büyüklüğü 243,6 milyar lira olurken, Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu’nun büyüklüğü 224,4 milyar lira olarak kaydedildi.
Bu iki fonun toplam büyüklüğü, tasfiye kapsamındaki tüm fonların yüzde 72’sine karşılık geliyor. Raporda bu nedenle tasfiye sürecinin genel seyrinin büyük ölçüde bu iki fonun durumuna bağlı olduğu değerlendirmesi yapıldı.
334 MİLYAR LİRALIK VARLIKTA LİKİDİTE RİSKİ
Gedik Yatırım, portföy bilgilerine ulaşılabilen 48 fonu menkul kıymet bazında inceledi. Bu fonların toplam büyüklüğü 569,9 milyar liraya ulaşırken, tasfiye kapsamındaki toplam büyüklüğün yaklaşık yüzde 87’sini oluşturduğu belirtildi.
İnceleme kapsamında 1.339 ayrı pozisyon değerlendirildi. İşlem derinliği ve değerleme göstergeleri dikkate alınarak 249 hisse senedi ile 140 borçlanma aracı likiditesi sınırlı olabilecek varlıklar arasında değerlendirildi.
Buna göre incelenen fonlardaki likiditesi sınırlı olabilecek varlıkların toplam değeri yaklaşık 333,9 milyar lira olarak hesaplandı.
Raporda, “likiditesi sınırlı” ifadesinin söz konusu varlıkların değersiz olduğu anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Bu tanımın, varlıkların piyasa fiyatı üzerinde belirgin baskı oluşturmadan kısa sürede nakde çevrilmesinin güç olabileceğine işaret ettiği belirtildi.
ÜÇ BÜYÜK FON ÇIKARILINCA TABLO DEĞİŞİYOR
Likidite riskinin fonlar arasında eşit dağılmadığı da raporda öne çıkan tespitlerden biri oldu.
Tera Portföy’ün TP2, TLY ve THF kodlu üç büyük fonunun, portföy içeriğine ulaşılabilen tasfiye büyüklüğünün yüzde 84,6’sını oluşturduğu belirtildi.
Bu üç fon değerlendirme dışında bırakıldığında, likiditesi sınırlı varlıkların toplam içindeki payının yüzde 58,6’dan yüzde 23,2’ye gerilediği hesaplandı.
Aynı durumda bu oran para piyasası fonlarında yüzde 40’tan yüzde 21’e, diğer fonlarda ise yüzde 80,1’den yüzde 48,7’ye düşüyor.
146,5 MİLYAR LİRALIK HİSSE POZİSYONU
Tasfiye kapsamındaki fonların taşıdığı bazı hisse senedi pozisyonlarının büyüklüğü de dikkat çekiyor.
Rapora göre, likiditesi sınırlı olarak sınıflandırılan 123 hisse pozisyonunun güncel değeri yaklaşık 146,5 milyar lira. Bu tutarın yüzde 86’sı yalnızca 10 hissede yoğunlaşıyor.
Söz konusu hisselerin 31 Ağustos-28 Eylül dönemindeki pozisyon ağırlıklı ortalama getirisi ise eksi yüzde 58 olarak hesaplandı.
Fonların günlük ortalama işlem hacminin yüzde 20’sini aşmadan satış yaptığı varsayımında, 146,5 milyar liralık pozisyonun yaklaşık 66 milyar liralık bölümünün satışının 60 işlem gününden uzun sürebileceği öngörüldü.
Yaklaşık 62 milyar liralık bölüm için 20 ila 60 işlem günü, 19 milyar liralık bölüm için ise 20 işlem gününden kısa bir süre gerektiği hesaplandı.
ALTI BÜYÜK HİSSEDE 106,2 MİLYAR LİRALIK POZİSYON
Yoğunlaşma, en büyük hisse pozisyonlarında daha belirgin hale geliyor.
Rapora göre en büyük 6 hisse pozisyonunun toplam değeri 106,2 milyar liraya ulaşıyor. Günlük ortalama işlem hacminin yüzde 20’si kadar satış yapılabileceği varsayımıyla bu pozisyonların tasfiyesinin 27 ila 126 işlem günü arasında sürebileceği hesaplandı.
Bu altı pozisyonun beşinde tahmini satış süresinin 50 işlem gününü aştığı, ilgili hisselerin son bir ayda yüzde 44 ile yüzde 71 arasında değer kaybettiği belirtildi.
100 LİRALIK FONUN NE KADARI NAKDE DÖNÜŞEBİLİR?
Gedik Yatırım, olası değer kayıplarını dikkate alarak dört farklı senaryo üzerinden duyarlılık analizi de gerçekleştirdi.
Buna göre tasfiye kapsamındaki fonlarda 30 Eylül itibarıyla her 100 liralık fon değerinin yaklaşık nakit karşılığı;
-
Hafif senaryoda 91 lira,
-
Orta senaryoda 80 lira,
-
Ağır senaryoda 67 lira,
-
Çok ağır senaryoda 53 lira olarak hesaplandı.
Tera Portföy’ün üç büyük fonu analizden çıkarıldığında ise aynı senaryolardaki tutarlar sırasıyla 97, 93, 88 ve 81 liraya yükseliyor.
Raporda bu hesaplamaların bir tahmin değil, farklı varsayımların etkisini ölçmeye yönelik duyarlılık analizi olduğu özellikle belirtildi.
ÖZEL SEKTÖR TAHVİLLERİNDE DİKKAT ÇEKEN TABLO
Tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde bulunan özel sektör tahvilleri de raporda ayrı bir başlık altında incelendi.
Fonların elinde bulunan toplam 37,5 milyar liralık özel sektör tahvilinin 31,6 milyar liralık bölümünün, yani yaklaşık yüzde 84’ünün likiditesi sınırlı olarak değerlendirilen ihraçlardan oluştuğu belirtildi.
Buna karşılık fonlarda 29,4 milyar liralık devlet tahvili bulunduğu kaydedildi. Bu tutarın 24,5 milyar lirasının Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu’nda olduğu aktarıldı.
Raporda, ikincil piyasası daha derin olan devlet tahvillerinin kısa sürede ve sınırlı fiyat etkisiyle nakde çevrilebileceği, bu nedenle ara ödemelerin finansmanında öncelikli kaynaklardan biri olabileceği değerlendirildi.
ÖZEL SEKTÖR TAHVİLLERİNDE İLİŞKİLİ TARAF DİKKATİ
Gedik Yatırım’ın çalışmasında ilişkili taraf pozisyonlarına da dikkat çekildi.
İncelenen fonlarda takip listesine alınan özel sektör tahvillerinin yaklaşık yüzde 89’unun, fonun kurucusuyla aynı grupta yer alan şirketler tarafından ihraç edildiği belirtildi.
Raporda, ilişkili taraf işlemlerinde daha düşük limitler uygulanması, bağımsız onay mekanizmalarının güçlendirilmesi ve işlem bazında kamuya açıklama yapılması yönünde öneriler sunuldu.
YATIRIMCILARA 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME
SPK'nın 30 Eylül tarihli kararıyla Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy tarafından kurulan fonların yatırımcılarına ara ödeme yapılmasının önü açıldı.
Karara göre her yatırımcıya, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere 1 milyon lirayı aşmayacak şekilde ara ödeme yapılabilecek. Ödemelerin para piyasası fonlarından başlaması planlanıyor.
Söz konusu karar, 131 fonun 65’ini kapsıyor. Gedik Yatırım’ın hesaplamasına göre bu 65 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 605 milyar lira ve bu tutar tasfiye kapsamındaki toplam varlıkların yüzde 93’üne karşılık geliyor.
“ÖNCELİK GÜVEN OLMALI”
Gedik Yatırım, tasfiye sürecinde temel hedefin yalnızca işlemleri mümkün olan en kısa sürede tamamlamak olmaması gerektiğine dikkat çekti.
Raporda, yatırımcılar adına elde edilecek toplam nakdin, piyasa fiyatlarını mümkün olduğunca bozmayacak şekilde en yüksek seviyeye çıkarılmasının önceliklendirilmesi gerektiği belirtildi.
Tasfiye için başlangıçta üç ay olarak belirlenen azami sürenin altı aya çıkarıldığı hatırlatılırken, bu sürenin bir hedef tarih değil üst sınır olduğu vurgulandı. Likit varlıklardan oluşan portföylerde ödemelerin daha erken gerçekleştirilebileceği ifade edildi.
Çalışmanın sonuç bölümünde ise fon bazında satış ve ödeme takvimlerinin şeffaf biçimde açıklanması, 305 milyar liralık 15 para piyasası fonunda ödemelerin önceliklendirilmesi, alım satıma kapatılan 170 fonun durumunun kısa sürede netleştirilmesi ve SPK'nın denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.




