24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının ve egemenliğinin tüm dünyaca kabul edildiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Kurtuluş Savaşı’nın ardından imzalanan bu antlaşmayla yeni Türk devleti uluslararası alanda resmen tanındı. İsmet İnönü, Lozan Konferansı’na bir asker olarak gitti; ancak yürüttüğü başarılı diplomasi sayesinde Türkiye’ye büyük bir devlet adamı ve diplomat olarak döndü.
Lozan, yalnızca bir barış antlaşması değildir. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını güvence altına alan, ülkenin geleceğini şekillendiren en önemli belgelerden biridir. Aradan 103 yıl geçmiş olmasına rağmen, Türkiye’nin bağımsızlık ve ulusal egemenlik mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürmektedir.
Katılımcılar arasında Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Ali Aral, Dilek İmamoğlu, Aslı Öymen, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Ayşe Yüksel, sanatçı Pınar Ayhan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve emekli Tümgeneral Naim Babüroğlu yer aldı. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ise geçirdiği rahatsızlık nedeniyle programa katılamadı.
Cumhuriyet Gazetesi’nde Çağdaş Bayraktar’ın haberine göre, etkinlik öncesinde Dilek İmamoğlu, Lozan’ın Türkiye açısından taşıdığı tarihî öneme dikkat çekerek, “Ulusal egemenliğimiz açısından çok önemli bir gündeyiz. Lozan, bir milletin bağımsızlık iradesinin, onurunun ve egemenliğinin tüm dünyaya ilanıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere, bu tarihî kazanımda emeği geçenleri saygı ve minnetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.
ÖZDEN TOKER: ERDAL İNÖNÜ HEYBELİADA'YI ÇOK SEVERDİ
İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker, konuşmasında merhum Erdal İnönü’nün Heybeliada’ya duyduğu sevgiyi anlattı. Yaşasaydı bu yıl 100 yaşında olacağını belirten Toker, annesinin İsmet İnönü ile yaşadığı anıları büyük bir özenle sakladığını ifade etti. Erdal İnönü’nün 1983 yılında İnönü Vakfı’nı kurarak bu tarihî mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçladığını vurguladı.
AYŞE YÜKSEL: LOZAN'I GENÇLERE ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Ayşe Yüksel, konuşmasında Cumhuriyet değerlerinin genç kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Çağdaş gençliğin temsilcilerinden Pelin Nur Karakaya’ya da değinen Yüksel, “Mustafa Kemal Atatürk’ün kızları ve oğulları olarak bugün, silah arkadaşı ve can dostu İsmet İnönü’nün Heybeliada’daki evinde, Özden Toker’in misafirliğinde bir aradayız.” dedi.

Lozan’ı genç kuşaklara anlatmaya devam edeceklerini belirten Yüksel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’yi “hasta adam” tanımlamasından çıkararak bağımsız ve saygın bir devlet haline getirdiğini ifade etti. Konuşmasında, İsmet İnönü’nün Lozan’da yürüttüğü diplomatik mücadelenin Cumhuriyet tarihindeki yerine de vurgu yaptı.
MEDİNE PAMUK'TAN TARİHİ MİRAS VURGUSU
Adalar Belediye Başkan Vekili Medine Pamuk, yaptığı konuşmada Lozan Barış Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı tarihî öneme dikkat çekti. Lozan’ın bağımsızlığın, ulusal egemenliğin ve Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biri olduğunu vurgulayan Pamuk, bu tarihî mirasın korunmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
NAİM BABÜROĞLU DİNLEYİCİLERİ TARİHTE BİR YOLCULUĞA ÇIKARDI
Emekli Tümgeneral Naim Babüroğlu ise konuşmasında dinleyicileri adeta tarihte bir yolculuğa çıkardı. Millî Mücadele öncesindeki gelişmelerden başlayarak Lozan’a uzanan süreci tarihî belgeler, anekdotlar ve güçlü anlatımıyla aktaran Babüroğlu, Lozan’ın tarihsel önemini ve hangi şartlar altında kazanıldığını etkileyici bir üslupla anlattı. Büyük ilgi gören konuşması, katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlik, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkma çağrılarının öne çıktığı, tarih bilincinin ve ortak hafızanın canlı tutulduğu anlamlı bir buluşma olarak sona erdi.





