Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından tercih süreci başladı. Yaklaşık 994 bin öğrencinin katıldığı sınavda, öğrenci alacak liselerin toplam kontenjanının 198 bin 899'da kalması nedeniyle yüz binlerce öğrenci tercih sürecinde zorluk yaşıyor.
Yabancı liselerin yıllık eğitim ücretlerinin yaklaşık 2 milyon liraya ulaşması da bu okulları kazanan birçok öğrenci için kayıt yaptırmayı güçleştiriyor.
KONTENJANLAR YETERSİZ KALDI
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre LGS'ye 994 bin 358 aday katıldı. Buna karşın merkezi yerleştirmeyle öğrenci alacak liselerin toplam kontenjanı 198 bin 899 olarak açıklandı.
Bu durum, çok sayıda öğrencinin istediği okullara yerleşememesine neden olurken, tercih sürecinde seçeneklerin sınırlı kalmasına yol açtı.
"EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ ORTAYA ÇIKTI"
Eğitim uzmanı Alaattin Dinçer, özel liseler, açık lise ve Mesleki Eğitim Merkezleri'ne (MESEM) gidecek öğrenciler dışında kalanların yerel yerleştirme sistemiyle Anadolu liseleri, meslek liseleri ve imam hatip liselerine yerleşeceğini belirtti.
LGS sonuçlarının eğitimde fırsat eşitsizliğini somut biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Dinçer, şu değerlendirmede bulundu:
"Maalesef her sınav sonrasında olduğu gibi öne 500 tam puan alanların hikâyeleri çıkarken geride kalan milyonların durumu sorgulanmıyor. Oysa asıl sorun bu milyonlarca çocuğun durumu, gideceği ya da gitmek zorunda kalacağı ortaöğretim kurumlarının içinde bulunduğu nitelik olarak yokluk ve yoksunluk tablosu."
"SINAV BASKISI HERKESİ ETKİLİYOR"
Sınav baskısının yalnızca öğrencileri değil aileleri ve eğitim emekçilerini de etkilediğini belirten Dinçer, ailelerin "en iyi okul ve öğretmen" arayışının erken çocukluk döneminden itibaren başladığını söyledi.
Toplumdaki ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin eğitim alanına da yansıdığını ifade eden Dinçer, "Toplumdaki ekonomik ve sosyal eşitsizlikler, sınıfsal yarışmalar ve siyasi kutuplaşma çok derinleşti. Bu durum, eğitime yansıdı ve eğitimin kamusal bir hak olarak bütün yurttaşlara eşit sunumunu engelleyen bir işlev gördü. Eşitsizlik her dönemde vardı ancak bu kadar büyük boyutlarda bozulmamıştı." dedi.