Güncel

'Köprü ve otoyol' özelleştirmesine peş peşe açıklamalar! Bakanlık kılçıksız 300 milyon dolar karı az buldu

Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) boğaz köprüleri ve otoyol özelleştirmeleri ile ilgili açıklama yaptı. Bakanlık yıllık karın 600 milyon dolar değil 300 milyon dolar olduğunu belirterek işlemin satış olmadığını işletme devri olduğunu ifade etti. ÖİB kamu varlıklarının satışını değil, "mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesi"ni esas alan bir modelin değerlendirilmesine yönelik olduğunu öne sürdü.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) sorumluluğundaki bazı köprü ve otoyolların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin tartışmalara yanıt verdi. Bakanlık, kamuoyunda paylaşılan "yıllık 600 milyon dolar kâr" ve "30 yılda 18 milyar dolar kamu zararı" hesaplarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Bakanlık, yürütülen hazırlıkların doğrudan bir satış anlamına gelmediğini, mülkiyetin devlette kalması şartıyla belirli bir süre için işletme hakkının devredilmesini öngören bir modelin değerlendirildiğini açıkladı.

"AMAÇ GELİR ELDE ETMEK DEĞİL, HİZMET KALİTESİNİ ARTIRMAK"

Açıklamada, hazırlık çalışmalarının öncelikli hedefinin kamuya gelir sağlamak olmadığı belirtildi. Bakanlık; bakım ve yatırımların hızlandırılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve işletme verimliliğinin artırılmasının hedeflendiğini bildirdi.

5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın (ÖİB) süreç kapsamında yetkilendirildiği hatırlatıldı.

Bakanlık, söz konusu kararla ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi veya mevcut geçiş ücretlerine ek zam yapılmasına yönelik herhangi bir karar alınmadığının da altını çizdi.

"600 MİLYON DOLAR KÂR DEĞİL, GELİR"

Bakanlığın açıklamasında, otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr sağladığı yönündeki değerlendirmelere de itiraz edildi. Söz konusu rakamın kâr değil, brüt gelir olduğu belirtilirken, bu tutarın önemli bir bölümünün işletme giderlerine ayrıldığı ifade edildi.

Açıklamaya göre yaklaşık 300 milyon dolar; bakım, onarım ve yatırımlara harcanıyor. Bunun yanı sıra personel, işletme, yatırım ve yenileme giderlerinin de bulunduğu kaydedildi.

Bakanlık, maliyetler dikkate alınmadan yapılan hesaplamaların otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmayacağını ve kamuoyunda yanlış bir algıya neden olabileceğini savundu.

"30 YILLIK KÂR" HESABINA İTİRAZ

Bakanlık, 600 milyon dolarlık gelirin doğrudan 30 yılla çarpılarak 18 milyar dolarlık "kâr" ya da "kamu zararı" hesabı yapılmasının teknik ve mali açıdan doğru olmadığını belirtti.

Açıklamada, altyapı projelerinin ekonomik değerlendirmesinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme maliyetleri, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ile çeşitli risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

ÖİB: "MÜLKİYET DEVLETTE KALACAK"

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı da konuya ilişkin ayrı bir açıklama yaptı. ÖİB, çalışmanın kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyet devlette kalmak üzere işletme hakkının belirli bir süreyle devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yönelik olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında KGM'nin sorumluluğundaki üç otoyol ve bağlantı yolları ile bunların üzerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve yük aktarma merkezleri gibi varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alındığı belirtildi.

ÖİB açıklamasında da temel hedefin gelir elde etmekten ziyade otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmak olduğu ifade edildi.

ÜCRETSİZ OTOYOLLAR VE ÇALIŞANLAR İÇİN "DEĞİŞİKLİK YOK" MESAJI

Hem Hazine ve Maliye Bakanlığı hem de ÖİB, mevcut düzenlemeyle ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesine yönelik bir karar bulunmadığını bildirdi.

Açıklamalarda ayrıca geçiş ücretlerine ilave bir artış yapılmasına veya çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir karar alınmadığı savunuldu.

ÖİB'nin süreci ilgili mevzuat çerçevesinde; şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürüteceği belirtildi.