"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş tutuklandı.

Göktaş, ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları reddederken, gösteride kullandığı ifadelerin hakaret ya da aşağılama amacı taşımadığını belirtti.

Yurt dışında tatilde bulunan Göktaş, 2 Temmuz Perşembe günü İstanbul'a dönüşünde havalimanındaki pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. Geceyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi yerleşkesinde geçiren komedyen, daha sonra savcılık işlemleri için Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti.

İKİ SUÇLAMA...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Deniz Göktaş hakkında, "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamaları yöneltildi.

Göktaş savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

KILIÇDAROĞLU'NDAN TEPKİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Göktaş'ın davasını duruşma salonundan takip etti. Kılıçdaroğlu tutuklama kararına tepki göstererek, "Deniz beyle kısa bir konuşma imkanımız oldu, morali yerindeydi. Sanatı ve sanatçıyı hapse atamazsınız." dedi.

Göktaş savcılık ifadesinde, “Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanı'nın stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik bir mizahi paylaşım yaptım.” dedi.

Göktaş, “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim dini değerleri, toplumun bir kesimini aşağılamak veya Cumhurbaşkanına hakaret etmek gibi bir kastım yoktur. Gösteride de öyle anlaşılabilecek veya o anlama gelebilecek bir söylem olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.

"AŞAĞILAMA VEYA HAKARET KASTI BULUNMAMAKTADIR"

Göktaş, "Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır" dedi.

İşte komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesinin tam metni...

"Yukarıdaki kimlik bilgileri bana aittir ve doğrudur. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Tarafıma okunan Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliğinde müdafilerim huzurunda vermiş olduğum 02/07/2026 tarihli ifadem doğru olup, ben ifademi hür irademle, herhangi bir baskı altında kalmaksızın verdim.

Soruşturmaya konu, video paylaşımında bulunan görüntü benim 01/06/2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda yapmış olduğum gösteriye ait bir video paylaşımıdır. Bu videonun paylaşıldığı YouTube hesabı bana aittir, hesap benim tarafımdan kullanılmaktadır, paylaşımı da ben yaptım. Videoda yer alan konuşmalara dair metin gösteri öncesinde tarafımca hazırlanan bir metindir. Ben bu gösteriyi yaklaşık 3 yıldır yani 2023 yılından bu yana Türkiye’nin çeşitli illerinde yaptım. Tarafıma sormuş olduğunuz video içeriğinde yer alan gösteri ise 01/06/2026 tarihinde gerçekleştirdiğim son gösterinin video kaydıdır.

Ben tarafıma sormuş olduğunuz kısımda, sokağa çıkarken korktuğumdan bahsediyorum, ben psikoloji mezunu olduğum için toplumun korktuğu şeyleri mizahi yaklaşımla yaklaşılabilecek konulara çevirmeye çalışıyorum, tarafıma sormuş olduğunuz kısımda, sokakta bulunan canlı bomba olabilecek kişilerden toplumun korktuğunu düşündüğüm ve ben de benzer çekinceler taşıdığım için bunu mizahi bir dille gösterimde sergiledim. Canlı bombalar arasında oruç tutup tutmamak şeklinde ayrım olmasının sebebi; kelime oyunu amacıyla. Ben oruç tutan insanlar uzun süre aç ve susuz kaldıkları için daha gergin olacaklarını düşünerek böyle bir şaka yaptım.

Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir, kamuoyunda da sıkça tartışılan bir konudur, benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım bu söylemde bulunmamaktadır.

Cumhurbaşkanı hepimiz gibi kişisel gelişim videoları izlediğine ilişkin olarak yapılmış mizahi bir espridir. Bu söylemde herhangi bir aşağılama veya hakaret olduğunu düşünmüyorum.

Üst veri kutusu bölmesini yeniden boyutlandırmak için yukarı ve aşağı ok tuşlarını kullanın.

Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır.

Bu söylemlerde, saçımın uzun olduğu dönemde insanların bana yönelik olumsuz önyargılı bakış açılarından bahsediyordum. Uzun saçlı halime bakan kişilerin ben bu tarz şeyler söylemesem de, söylediğimi varsaydıklarını, zaten şakanın içeriğinde belirtmiştim. Bu şakada çeviriden kasıt mealdir. Kitaptan kastedilen kutsal kitaplardır. 4. kitap olarak kastedilen ise Kuran-ı Kerim’dir. Benim bu şakada herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Çeviriden kastım Kuran-ı Kerim’in mealine yönelik tartışmalar ile ilgilidir.

İnsanlar beni gördüklerinde dinden uzak bir insan olduğumu düşünüyorlar, ancak ben tarafıma okuduğunuz şekilde 4. kitabı sevdiğimi beyan ettim, bu söylemde 4. kitabın son kitap olduğuna yönelik teolojik espri amacım vardır, herhangi bir aşağılama kastım yoktur, ben benzer şakayı kelimesi kelimesine aynı şekilde 3 yıldır ülkenin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum, yaklaşık 100.000 kişiye bu şakayı yapmışımdır ancak bu şakadan incinen birisini görmedim. Benim dini değerleri aşağılamak gibi bir kastım veya amacım bulunmamaktadır.

Ben bu söylemi zaten gösteride de açıklıyorum, daha önce yayınlanan ilk gösterimin prodüksiyonunun iyi olması için çok çalışmıştım. Bu sebeple prodüksiyonun iyi olması nedeniyle bu gösterinin prodüksiyonun büyük olmasından ötürü FETÖ projesi olarak söylemde bulunulmasına yönelik bir şakadır.

Burada ben haşema ile denize giren insanlara karşı deniz giren insanlara karşı ön eleştiride bulunuyorum, hatta söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı önyargılı olan insanları eleştiriyorum, söylemde “siktiğimin dalgıçları” diyerek seyirciyi ters köşeye düşürüyorum, söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlar ile ilgili konuşacağımı sanıyor, ancak ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısı ile yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum, zaten söylemin devamında da ‘Harbiye testi geçemediniz’ diyerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum, kastımın seyircinin ön yargısını sergilemek olduğunu belli ettiğimi düşünüyorum.

Suça sürüklenen çocuklar için yeni düzenleme yolda
Suça sürüklenen çocuklar için yeni düzenleme yolda
İçeriği Görüntüle

Seküler büyütülen bir çocuğun kurbanda karşılaştığı zaman yaşadığına ilişkin bir espridir, bu söylemde herhangi bir aşağılama kastı bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim dini değerleri, toplumun bir kesimini aşağılamak veya Cumhurbaşkanına hakaret etmek gibi bir kastım yoktur. Gösteride de öyle anlaşılabilecek veya o anlama gelebilecek bir söylem olduğunu düşünmüyorum. İfademe ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur."

“İNANÇLI BİRİNİ KIRMAK GİBİ BİR AMACIM YOK”

Deniz Göktaş rumuzlu Youtube hesabının kendisine ait olduğunu söyleyen Göktaş emniyet ifadesinde, “Burada yapılan paylaşımlar benim tarafımdan yapılan paylaşımlardır. Soruşturmaya konu olan video paylaşımında yer alan kişi benim bu benim 1 Haziran 2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosunda yapmış olduğum stand-up gösterisine ait bir video paylaşımıdır. Şahsım tarafından bahse konu Youtube kanalına yüklenerek paylaşımı yapılmıştır. Bu stand-up gösterisindeki konuşmaların metni daha öncesinde benim tarafımdan hazırlanmış bir metne aittir. Tarafıma yöneltilen ‘Halkın Belirli Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama’ kastım kesinlikle yoktur. Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yapmış olduğum bir gösteriye aittir. 100 bin üzerinde seyirci bu gösterimi izlemiştir ve hiçbirisinden bu kısma dair incindiklerine dair bir şikayet gelmemiştir. Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum sadece dindarlar değil her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır. Burada da kötü bir şey demiyorum. Favori kitabım diyorum. ‘Çeviride sorun var’ cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur, böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm” diye konuştu.

“HAKARET SUÇUNU REDDEDİYORUM”

Göktaş şunları söyledi:

“Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık bir şekilde tartışılan konudur.

Demokrat otokrat gibi bir kelimedir sadece, gösteri boyunca bu tarz popüler figürler ideolojiler Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum”