Geçtiğimiz yıl MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik çözüm süreci kapsamındaki tepkileri sonrası tutuklanan ve bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen emekli albay Orkun Özeller, Cumartesi günü katılacağı Ankara Kitap Fuarı öncesi Ülkü Ocakları’nın hedefi oldu.
Orkun Özeller’in kitaplarını basan Nergiz Yayınevi standı önceki bir grup ülkücü tarafından saldırıya uğradı.
Saldırganlar yayınevi sahibi Ahmet Acar’ı darp ederken, stantta bulunan kitapları dağıttı ve Özeller’in imza etkinliğinin iptal edilmesi için tehditte bulundu.
Olaydan bir gün önce standa dışkı bırakılan bir saldırı daha gerçekleşirken, Yeniçağ’da yer alan habere göre, saldırıyı Ülkü Ocakları gerçekleştirdi. Sosyal medyada yayılan saldırı görüntülerinde Ankara Ülkü Ocakları mensupları görülürken, tehdit savuranlar arasında Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu’nun da bulunduğu ifade edildi.
ORKUN ÖZELLER’DEN AÇIKLAMA
Emekli Albay Orkun Özeller, saldırının ardından yaptığı açıklamada samimi Türk Milliyetçilerini kucakladı ve “Memleketimizin herhangi bir yıkıcı bölücü iç ya da dış odak tarafından işgali ve saldırısı karşısında icabında en önde, hesapsız, kitapsız mücadeleyi verecek MHP’ye gönül veren ve Ülkü ocaklarında olan kardeşlerimizin de olduğunu bildiğim için onları asla pkk terör örgütü sempatizanlarıyla aynı düzlemde aynı tanımın içerisine sokmayı doğru bulmam..” ifadelerini kullandı.
Orkun Özeller’in açıklaması şöyle:
“Ankara Kitap Fuarında hafta sonu imza ve söyleşi etkinliğim planlıydı. Fakat kitaplarımın basıldığı Nergiz yayınevinin standına Ülkü ocaklarından gelen bir grup tarafından saldırı gerçekleşmiş ve benim etkinliklerimin iptal edilmesini ve hafta sonu fuara gelmem durumunda sonucuna katlanmamız gerektiği yönünde tehditte bulunulmuştur.
Öncelikle yıllarca ülkenin güvenliği ve huzuru için görev almış biri olarak şahsım üzerinden TOPLUMDA GERGİNLİĞE VE ÇATIMAYA DÖNÜŞECEK BİR ORTAMIN oluşmasını asla doğru bulmayacağım için sağduyulu hareket etmem gerektiğinin bilincindeyim.
O nedenle yanlış anlaşılmaların önüne geçebilmek ve herkesi sükunete davet etmek maksadıyla bu açıklamayı yapmayı gerekli gördüm.
Bu tepkinin daha önce atmış olduğum ve 2 ay tutuklu kalmama neden olan, ‘MHP genel başkanı sayın Devlet Bahçeli‘ye bağlı arkadaşlarla Abdullah Öcalan‘a bağlı teröristleri aynı düzlemde gösterdiği iddia edilen, yanlış anlaşılan X paylaşımımın olduğunu, değerlendiriyorum. Bunu da samimiyetinden şüphe etmediğim yine MHP’li ve ülkücü vatansever arkadaşlarımızdan ve büyüklerimizin bana yapmış olduğu geri dönüşlerden anladım.
Bunun için konuya açıklık getirmek, bu vatana, bu topraklara iyi ve güzel bir şey getirmeyecek bu öfkeyi, bu kini sonlandırabilmek umuduyla sorumluluk alarak durduğum yeri tekrar net bir şekilde tarif etmek istiyorum.
Ben ömrünü teröre karşı ve terör örgütleri ile savaşarak geçirmiş emekli bir Türk subayıyım. Amerikasına da nato suna da devletimin çıkarları gereği, Türk Milletinin şerefi ve üniformamın onuru göz önünde tutarak hadlerini bildirmiş biriyim. Ve belki de hepsinden öte Türk milletinin tertemiz sofralarında büyümüş bir Türk evladı olarak devletimin bana verdiği görev ve yetkiyle terör ve terörist başına karşı kana kan dişe diş mücadele etmiş kucağımda arkadaşlarım şehit olmuş üniformam şehit kanıyla bezenmiş, işte bu nedenle terörist başı abdullah öcalan ve yönettiği terör örgütüyle aramda tıpkı silah arkadaşlarımın da olduğu gibi KAN DAVASI olmuştur. Dolayısıyla bu alçaklara karşı şimdiye kadar nasıl bir duruş sergiledi isem ömrümün kalan zamanında da bunların karşısında Türk milletinin egemenliğini, Türk devletinin bekasını korumaya ve kollamaya devam edeceğim.
Benim bütün eleştirim terör odaklarını bugün Türk egemenliğine, Türk devletine ortak edenleredir. Teröristbaşının muhatap alınmasına karşı başta TSK olmak üzere devletin terör ve düşmanla savaşma azim ve iradesini düşürecek, Türk milletinin millet birliğine ve devletine olan inancını sarsacak bu girişimleri yapan ya da bu politikaları kendi siyasi partilerine amaç etmiş olan siyasi parti ve liderliklerine karşı net ve kesin bir tutum almış durumdayım.
Bu noktada şunu da ifade etmek isterim. Sayın Bahçeli'ye gönül vermiş vatansever arkadaşlardan, ülkemizi bölmeye çalışan pkk terör örgütüne karşı, kalbimizi ve niyetimizin bu topraklardan yana olup gönlünde Türk milletine, Türk devletine aşık olan tüm kalplerden anlayış ve birliktelik talep ediyorum.
Memleketimizin herhangi bir yıkıcı bölücü iç ya da dış odak tarafından işgali ve saldırısı karşısında icabında en önde, hesapsız, kitapsız mücadeleyi verecek MHP’ye gönül veren ve Ülkü ocaklarında olan kardeşlerimizin de olduğunu bildiğim için onları asla pkk terör örgütü sempatizanlarıyla aynı düzlemde aynı tanımın içerisine sokmayı doğru bulmam..
Yarın bu mihraklardan gelecek bütün saldırılar karşısında inanıyorum ki yan yana kan dökmekten tereddüt etmeyiz. Bilinmelidir ki pkk terör örgütü hakkında benden farklı düşünmeyen, daha önce de hep birlikte ifade ettiğimiz gibi “terörle müzakere olmaz mücadele olur” diyenlerden beni yanlış anladığı için kalplerini kırdıklarım varsa özür dilemeye de hazırım. Yeter ki Türk milleti kazansın.”
ÜLKÜ OCAKLARI’NDAN ORKUN ÖZELLER’E: ORTAYA KOYDUĞU YAPICI YAKLAŞIM TARAFIMIZCA OLUMLU
Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı ise Orkun Özeller’in açıklamasını “yapıcı” bulduğunu belirterek “Tüm katılımcılara hayırlı, verimli ve sakin bir fuar diliyoruz” dedi.
Ömer Şanlı’nın açıklaması şöyle:
“Son günlerde yaşanan gelişmeler üzerine yapılan açıklamayı dikkatle takip ettik.
Ülkü Ocakları olarak ifade etmek isteriz ki; bizler her zaman devletimizin, milletimizin ve liderimizin çizdiği istikamette hareket eden, sağduyuyu esas alan bir anlayışın temsilcileriyiz. Herhangi bir etkinlikte, özellikle kültürel faaliyetlerde ve kitap fuarlarında huzuru bozacak hiçbir durumu tasvip etmemiz mümkün değildir.
Orkun Özeller’in yaptığı açıklama ve ortaya koyduğu yapıcı yaklaşım tarafımızca olumlu karşılanmıştır. Yanlış anlaşılmaların giderilmesi ve gerilimin düşürülmesi adına atılan bu adımı kıymetli buluyoruz. Geçmişte yaşanan bazı provokatif söylem ve davranışların bir daha tekrar etmemesini umut ediyor, karşılıklı sağduyu ve hassasiyetin devam etmesini diliyoruz.
Bizler, Ülkü Ocakları olarak, bulunduğumuz her ortamda birlik, beraberlik ve sağduyunun yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Ankara Kitap Fuarı’nda da kendi standımızla yer alıyor; kültür ve fikir hayatına katkı sunmayı sürdürüyoruz.
Temennimiz; kimsenin provokatif söylem ve eylemlere yönelmemesi, herkesin sağduyulu davranarak bu güzel organizasyonun huzur içinde tamamlanmasıdır.
Tüm katılımcılara hayırlı, verimli ve sakin bir fuar diliyoruz.”




