İstanbul’da yüksek kira beklentisiyle ilana çıkarılan konutlar aylarca kiracı beklerken, mevcut kiracıların ödediği bedeller ile aynı bölgedeki yeni kiralık evlerin fiyatları arasındaki fark büyüyor. İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, bazı konutlarda yeni kiracıların 30-35 bin liraya ev bulabildiğini, aynı nitelikteki evlerde oturan eski kiracıların ise 50-55 bin lira kira ödediğini belirtti.
Kiralık konut piyasasında ilan fiyatları ile gerçekleşen kiralamalar arasındaki farkın belirginleştiğini söyleyen Aşa, yüksek kira taleplerinin evlerin uzun süre boş kalmasına neden olduğunu ifade etti.
YÜKSEK KİRA İSTEYEN EV SAHİPLERİ AYLARCA BEKLİYOR
Cumhuriyet’e konuşan İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, kira piyasasındaki değişime dikkat çekti. Aşa, iki yıl önce 30 bin liraya kiralanan bir evin kira bedelinin zaman içinde 55 bin liraya kadar çıkabildiğini, buna karşılık aynı bölgede benzer bir konutun 30-35 bin lira seviyesinde kiracı arayabildiğini anlattı.
İlan sitelerindeki fiyatlarla gerçek kiralama bedellerinin birbirinden ayrıştığını belirten Aşa, “İlanlara ve endekslere baktığınız zaman fiyatlar çok yüksek. Ama gerçekleşen işlemlerde, reel piyasada iş değişiyor” dedi.
Yüksek fiyatla ilana çıkarılan evlerin uzun süre kiralanamadığını ve ev sahiplerinin zaman içinde fiyat indirimine gidebildiğini kaydeden Aşa, Moda, Nişantaşı, Bebek ve Fenerbahçe gibi bazı semtlerde ise fiyat artışlarının sürdüğünü belirtti. Ancak bu bölgelerdeki fiyat hareketlerinin İstanbul genelindeki piyasayı temsil etmediğini vurguladı.
KİRALIK EVLERİN İLANDA KALMA SÜRESİ 90 GÜNE ÇIKTI
Konutların kiralanma süresinde de önemli bir değişim yaşandığını ifade eden Aşa, geçmişte ortalama 30 gün olan ilanda kalma süresinin en az 90 güne yükseldiğini söyledi.
Bazı konutların beş-altı ay, hatta bir yıla yakın süre boyunca kiracı bulamadığını belirten Aşa, piyasada kiralık konut sayısının fazla olmasına rağmen talebin aynı ölçüde güçlü olmadığını dile getirdi.
Aşa, “Beş, altı ay, hatta bir seneye yakın kiralıkta kalan evler var. Kiralık ev adedi oldukça fazla ama tutan oldukça az” ifadelerini kullandı.
Ev sahiplerinin düzenli kira geliri elde etmek, kiracıların ise bütçelerine uygun konut bulmak istediğini belirten Aşa, gerçekçi fiyat belirlemenin her iki taraf açısından da önem taşıdığını kaydetti.
YÜKSEK KİRA TALEBİ EV SAHİBİNİ DE ZORA SOKABİLİR
Ev sahiplerinin kiracı seçerken ödeme gücünü de dikkate alması gerektiğini söyleyen Aşa, yüksek bedelle kiraya verilen konutlarda ödemelerin aksaması halinde hukuki süreçlerin başlayabileceğine dikkat çekti.
Aşa, bu duruma örnek olarak şu ifadeleri kullandı:
“Adam çok sıkıştı, tutmak zorundaydı. Senin evini 60 bine tuttu. Bir ay ödedi, iki ay ödedi. Ondan sonra mahkemede, icrada uğraş. Böyle bir tabloyu yaşamak istemez ev sahiplerimiz.”
Aşa, özellikle kirasını düzenli ödeyen mevcut kiracıların korunmasının ve makul kira bedelleri üzerinden anlaşma sağlanmasının önemini vurguladı.
ESKİ KİRACILAR AYNI BÖLGEDEKİ FİYAT FARKINA TEPKİLİ
Kiralık konut piyasasındaki fiyat farklılıkları, uzun süredir aynı evde oturan kiracıların da tepkisine neden oluyor. Benzer özelliklere sahip konutların daha düşük bedellerle kiraya verilmesi, yüksek kira ödemeye devam eden bazı kiracıları hukuki yollara başvurmayı düşünmeye yöneltiyor.
Aşa, kendisine iletilen şikâyetlerden birini, “Benim yanımdaki aynı ev 30-35 bin lira ama ben 50-55 bin lira ödüyorum” sözleriyle aktardı.
Mevcut kiracının ödediği kira ile aynı bölgedeki yeni kiralık konutların bedelleri arasındaki farkın, piyasadaki değişimin dikkat çeken sonuçlarından biri olduğunu belirten Aşa, barınma sorununa çözüm bulunabilmesi için daha gerçekçi fiyat politikalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Kiralık konut piyasasında yüksek ilan fiyatları ile fiilen gerçekleşen kiralamalar arasındaki ayrışma sürerken, hem ev sahiplerinin hem de kiracıların ekonomik koşulları gözeten bir yaklaşım benimsemesi gerektiği vurgulanıyor.




