CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyon kanallarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede Kılıçdaroğlu’na, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa etmesi de soruldu.

O1-307

“ELEŞTİRİ BİR KIRILMA NOKTASI OLMAMALI”

Mansur Yavaş’ın istifasına üzüldüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin eleştirilere karşı tutumuna dikkat çekti. Siyasetçilerin sert eleştirilere katlanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, duygusal tepkilerle hareket edilmesinin doğru olmadığını dile getirdi.

Siyasetçilerin eleştiriler karşısında sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Mansur Bey’in istifası elbette üzdü. Politikacıların bilmesi gereken bir gerçek var: Her türlü sert eleştiriye katlanmak zorundadırlar. Bir eleştiri geldi diye duygusal hareket etmek doğru değildir. O nedenle nedir ki yasalar bile siyasilere yapılan eleştiriler dolayısıyla dava açılamayacağını hükmeder.

Ya siyaseti bırakacaksınız ya da bu eleştirilere katlanacaksınız. Eleştiri haksız olabilir ama eleştiri bir kırılma noktası olmamalı.”

Ankara'da vahşet! Arkadaşını öldürüp sosyal medyadan paylaştı... Kalbinden ve boğazından bıçakladı

Özgür Özel'den Halk TV önünde eylem
Özgür Özel'den Halk TV önünde eylem
İçeriği Görüntüle

Kılıçdaroğlu, siyaset kurumunun kirlendiği bir ortamda Türkiye'yi temizlemenin yine görev olarak siyaset kurumuna düştüğünü söyledi.

Eğer siyaset kirlilikten arınmazsa Türkiye'nin büyük sorunlarla karşılaşacağını, halkın yoksullaşmasının devam edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Son borsa vurgunu, borsa fonlarındaki vurgun, siyasetle bürokrasinin nasıl iç içe geçtiğini, sıradan vatandaşın nasıl soyulduğunu hepimizin gözleri önüne koydu. Hepimiz bunları görüyoruz ve aynı zamanda yaşıyoruz. O nedenle Sayın Erdoğan, Meclis'in açılış konuşmasında anayasa değişikliğinden söz ederken, ben yaptığım grup toplantısında önce bir siyasi ahlak yasasının çıkması gerektiğini, sonra bir anayasa değişikliğinin gündeme gelebileceğini ifade etmiştim. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Bir siyasi ahlak kanununa veya etik kanununa — ya da adı ne olursa olsun — temel ilkeleri olan, temel kuralları olan bir yasaya ihtiyacımız var. Parlamento'nun buna ihtiyacı var. Parlamento'nun saygınlığı açısından da buna ihtiyaç var. Yani bu sadece CHP'nin bir talebi olarak görülmemeli.

Uzun yıllar siyasette görev yapan, ondan önce de uzun yıllar bürokraside görev yapan bir kişi olarak söylüyorum: Devlet memurlarıyla ilgili kurallar var, ilkeler var. 600 milletvekili için de aynı kuralların olması lazım, aynı ilkelerin olması lazım. Kişilerin mal varlıkları, kişilerin ilişkileri, ihale kovalamacaları... Bütün bunlar yazılıyor, çiziliyor ama bir süre sonra halk bunları olağan kabul etmeye başladı. Zaten en büyük tehlike de bu. Bunlar olağan işler değil."

"HER PARTİDEN MİLLETVEKİLLERİ BİR ARAYA GELMELİ"

Kılıçdaroğlu, bir milletvekilinin ihale takip etmesi ya da ihale takipçisi olmasının, birilerine kişisel çıkar sağlamak için çaba harcamasının olağan işler olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bunlar halkın yoksullaşmasına, belli kişilerin, belli sınıfların zenginleşmesine yol açıyor. O açıdan bir siyasi ahlak kanununun çıkması Türkiye için artık bir zorunluluktur. Bunu parlamentoda oy birliğiyle çıkarabilirsek bu, parlamentonun saygınlığına katkı yapacaktır. Evet; her partiden milletvekilleri, her partiden grup başkanları, grup başkanvekilleri bir araya gelmeli. Hatta akil insanlar, her partide akil insanlar var. Gelsinler bir araya.

"SİYASİ AHLAK YASASINI MUTLAKA ÇIKARMALIYIZ"

Dolayısıyla bir siyasi ahlak yasasını veya etik yasasını mutlaka çıkarmak zorundayız. Bunu çıkardığımız andan itibaren yolsuzlukların üzerine daha kararlılıkla gidilebilir. Çünkü denilebilir ki parlamento kendisini denetleyecek bir yasa çıkardı. Ahlaki temelleri olan bir yasa çıkardı. Parlamento artık kendisini daha farklı bir yerde konumlandırdı. Dolayısıyla bunun bürokrasiye ve siyasete yansıması ve devam etmesi gerekiyor."