CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, Orta Doğu’da barış ve iş birliğinin geliştirilmesi, siyasetin temizlenmesi ve eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
ORTA DOĞU İÇİN BARIŞ VE İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATI ÖNERİSİ
Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) projesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin katılımıyla bölgesel bir teşkilat kurulabileceğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“OBİT dediğimiz bir projenin hayata geçmesi lazım. Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı. Mekke Antlaşması gibi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı Sadabat Antlaşması gibi. Orta Doğu'yu artık bir barış havzasına döndürmek zorundayız. Türkiye, İran, Irak, Suriye Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurabilir. Orta boğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı bölgede ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin gelişmesi açısından son derece önemli. Bunu defalarca ifade ettik. Umarım gerçekleşir. Eğer bu gerçekleşirse Orta Doğu'ya huzur da getirmiş olacağız. Kalkınmayı götüreceğiz, büyümeyi götüreceğiz. Dolayısıyla insani ilişkiler daha fazla gelişecek. Zaten çok sayıda akrabalığımız var Orta Doğu halklarıyla. Akrabayız zaten onlarla. Dolayısıyla bu akrabalığımızı ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan da büyütmüş olacağız.”
“SİYASET HALK İÇİN YAPILIR”
Siyasetin toplumun ve ülkenin yararı için yapılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasi hayatın kirlilikten arındırılmasının önemine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı’nın 1 Ekim’de TBMM’de yaptığı açılış konuşmasında yeni anayasa ihtiyacını gündeme getirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, Anayasa’nın ilk dört maddesinde sorun olmadığının ifade edildiğini, ancak bazı maddelerin değiştirilmesi gerektiğinin dile getirildiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin güçlendirilmiş parlamenter sistem çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini savunarak siyasi ahlak kanununa ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Siyaset halk için yapılır, toplum için yapılır. Türkiye'nin büyümesi, iyiliği, güzelliği için yapılır. Her alanda Türkiye'nin dünyada söz sahibi olması için yapılır. Dolayısıyla siyasetin kirlilikten arınması lazım” dedi.
Siyasi ahlak kanununun önemini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Gerçekten de siyaset kirlilikten arınmadığı sürece Türkiye'nin kendisini sağlıklı bir zeminde güçlendirmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu ayrıca, metinde “Parlakentoda” şeklinde geçen bölümde Kesin Hesap Komisyonu’nun kurulması gerektiğini de vurguladı.
“EĞİTİM SİSTEMİNİN TÜMÜYLE DEĞİŞMESİ LAZIM”
Eğitim sisteminin baştan sona yeniden ele alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, ezbere dayalı anlayış yerine çocukların soru sorma ve sorgulama becerilerinin geliştirilmesini istedi.
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Eğitim artık kerrat cetveli ya da çarpım tablosu ezberlemekten çoktan çıktı. Şimdi artık eğitim çocuğun soru sorma kapasitesini geliştirmeye bağlı. Soru sorma kapasitesini geliştirmezseniz o eğitim değil. Çünkü çocuk zaten giriyor, yapay zekadan her şeyi öğreniyor. Okulda ona çarpım tablosu öğretmenize gerek yok. Ama ona soru sorma kapasitesini geliştirebilecek bir eğitim verebiliyorsanız gerçek anlamda eğitim olur. Bunu da Milli Eğitim Bakanlığı'na anlattık. Böyle olması lazım. Eğitim sisteminin tümüyle değişmesi lazım. Yeniden sorgulayan bir eğitim olması lazım. Hayatı sorgulamazsanız siz, geliştiremezsiniz ne Türkiye'yi ne başka bir tabloyu geliştiremezsiniz.”
“TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL GÜÇ OLARAK ORTAYA ÇIKMASI LAZIM”
Türkiye’nin kendi bölgesinde ve Türk cumhuriyetlerinde söz sahibi olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Çin’in dijital alandaki gelişimini örnek gösterdi.
Kılıçdaroğlu, yeni dünya düzeninin temellerini Çin’in attığını belirterek, ülkenin yetişmiş insan kaynağına yaptığı yatırımlara dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla Türkiye'nin kendi bölgesinde Türk Cumhuriyetleri'nde, Orta Doğu'da dominant bir güç olarak ortaya çıkması lazım. Yeni dünya düzeninin tohumunu ekenin Çinliler olduğunu söylersem herhalde sizi şaşırtmamış olurum. Devasa bir gelişme. En zeki insanlarını Amerika'ya, Kanada'ya, Avrupa'ya gönderdi. Ve bu zeki insanlar Çin'e döndüklerinde dijital devrimi gerçekleştirdiler. Biz de en zeki insanlarımızı gönderdik ama onlar geri dönmediler. Çünkü onlara burada çalışacak alan bırakmadık. Yer bırakmadık. Ortam bırakmadık. Türkiye'nin eğer gerçekten bir bölgesel güç olması isteniyorsa buralarda söz sahibi olması lazım. O insanları Türkiye'ye getirip Türkiye'de çalışma ortamını yaratmamız lazım.”




