CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uzun süre sonra partisinin grup toplantısında konuştu.
Kılıçdaroğlu salona büyük bir kalabalıkla girdi. 'Dik dur eğilme, gençlik seninle', 'Halkın umudu Kılıçdaroğlu sloganları atıldı.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu 3 yılın ardından kürsüye, "Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emaneti, kuruluşun ve kurtuluşun partisi Cumhuriyet Halk Partimizin genel başkanı; hak, hukuk, adalet diyerek Ankara’dan İstanbul’a yürüyen lider, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet ediyorum." diyerek çağırdı.
CHP Grup Toplantısı'nın tamamı...
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:
Hiç endişe etmeyin. Yeni bir yol haritası belirleyecek olanlar sizlersiniz. Toplumun her kesimiyle kucaklaşan sizlersiniz. Önce vatan diyenler sizlersiniz.
Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Bizim yeniden güçlü bir iradeyle alana çıkmamız lazım.
Mustafa Kemal Atatürk'ün çok güzel bir cümlesi var. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partililer o kimsesizlerin kimsesi olmak zorundadırlar. Hep beraber kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Bizler toplumun unuttuğu, medyanın unuttuğu, evlerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerle beraber oluyoruz. O kişilerin Türkiye'yle ilgili sorunları var mı var? Kendileriyle ilgili sorunları var mı var? Ama o sorunların çözümü için onların yanındayız. Hiç kimseyi yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Çünkü biz siyasetin unuttuğu insanların partisiyiz. Siyasetin unuttuğu insanların partisiyiz.
Daha geçenlerde geçenlerde Ankara'da mevsimlik tarım işçilerine gittim. Bir buçuk milyon tarım işçisi var. Bir buçuk milyon. Onlar çoluk çocuk yaşlı genç geliyorlar. Tarımın ana aktörleri bunlar. Ürünleri toplamasalar piyasaya ürün süremezler. Onların dertlerini dinledim. Onlarla beraber oldum. Çocuklarıyla beraber oldum. Okullarını terk etmişler. Buradan Milli Eğitim Bakanı'na çağrı yapıyorum. Gitsinler o çocukların eğitimiyle ilgilensinler. Sağlık Bakanı'na sesleniyorum. Oradakilerin sağlık sorunlarıyla ilgilensinler. Bakınız CHP dışında kimse bunu yapamaz. Kimse gitmez. Onlardan haberleri bile yoktur. Ama biz toplumun her kesimiyle iletişim halindeyiz. Bir dertleri olduğu zaman mutlaka CHP'yi ararlar.
Parti halkın partisidir. Biz CHP'yiz. Köklü bir partiyiz. Biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim o işlerle ilgimiz yoktur. Bizim tek derdimiz halktır halk. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Biz Halkın Partisi'yiz. Hiç kimsenin kimliğini siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin inancını siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin yaşam tarzını siyaset konusu yapmayız. Her vatandaşın benim başımın üstünde yeri var. Her CHP'nin başının üstünde de yeri var. Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız dedik.
Dün bununla ilgili de bir basın toplantısı yaptım. Türkiye'nin temel sorunu nasıl çözülür, nasıl çözülmeli? Bununla ilgili de düşüncelerimizi açıkladık. Düşüncenin, ifade özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Hiç kimse endişe etmesin. CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş hapiste kalacak ne Can Atalay kalacak, ne Tayfun Kahraman kalacak ne Osman Kavala kalkacak. Ne Selçuk Mızraklı' kalkacak ne de avukatlar hapislerde kalacak. Ya bu ülkede hak olmazsa, hukuk olmazsa, adalet olmazsa ülke nereye gidecek?
Ahlâk bizim için vazgeçilmezdir. Ahlâkçı zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakta meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil, hakla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. Biz devletin kör kuruşuna tenezzül eden bir siyasi gelenekten gelmiyoruz. Biz Mustafa Kemal'in, İsmet İnönü'nün, rahmetli Ecevit'in ve Baykal'ın geleneğinden geliyoruz. Biz ayrıca hesap sormaktan çekinmeyiz, hesap vermekten de çekinmeyiz. Benim siyaset anlayışımda bütün CHP'lerin siyaset anlayışında hesap vermek bir siyasetçi için onurlu bir görevdir. Evet, hesabını veririz. Bizim parayla, pulla, villalarla, arsalarla işimiz yok. Bu parlamentoda ilk kez siyasî ahlâk kanunu parlamentoya veren, tasarıyı veren partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir.
Cumhuriyet Halk Partisi ahlaklı zeminde yürümek zorundadır. Yolsuzun yanında durulmaz, hırsızın yanında durulmaz. Malı götürenlerin yanında durulmaz. Ahlakın yanında durulur. Erdemin yanında durulur.. Devletin hazinesini soyanlarla boşaltanlarla da mücadele edeceğiz. Çalan bendense kalsın demeyiz. Biz ayrıca hesap sormaktan çekinmeyiz, hesap vermekten de çekinmeyiz
Bu Meclis Gazi Meclisi değil, bu meclisin büyük kısmı malı götürenler meclisi! Diyecekler ki efendim Meclis'e hakaret ediyorsun. Hayır efendim hakaret etmiyorum. Gerçekleri söylüyorum. Meclis'te bir kanun görüşülüyor. Kanun görüşülürken AK Parti milletvekilleri büyük bir kısmı yok. Sahte oy pusulaları gönderiyorlar 'Biz buradayız' diye. Kaç kişi? 76 AK Parti vekili. Bir milletvekili sahte oy pusulası kullanırsa, bu milletvekilinin bu memlekete ne faydası olur ya? Peki kardeşim bu Meclis'in bir başkanı yok mu ya? Nerede bu başkan ya? Çünkü o da saraydan aldığı talimatın gereğini yapıyor. 'Sahte oy mu kullanacaksın? Kullanın' diyor. Sahte oy kullanmak yüzsüzlüktür, ahlâksızlıktır, erdemsizliktir, milleti kandırmaktır. O nedenle bizim görevimiz bu sahte oy kullananların kimliklerini, bulundukları bölgeleri açıklamaktır. Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı bu olayın üzerine gitmezse, gereğini yapmazsa bunu her yerde her ortamda söyleyeceğiz. Çünkü o da en az bu kadar suçlu demektir. Olayın üzerine gitmiyorsan sen de suçlusun kardeşim. Kimse kimseye ders vermesin. Yolsuzluk mu yaptın? Kızıyoruz. Hırsızlık mı yaptın? Kızıyoruz. E kardeşim sahte oy kullandın ya. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sahte oy kullanıldı. Ve bu belgelendi. 76 milletvekili. Ama Bay Kemal bunları unutmaz hiç merak etmeyin. Bunları dillendireceğiz. Bunları söyleyeceğiz. Bu geçmişte olan bir olay değil. Yeni olan bir olay.