KESK Ankara Şubeler Platformu, hükümetin 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Programı (OVP) ile otoyol, köprü, bağlantı yolları ve bunlara ait bazı tesislerin özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi. KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, “Ücretsiz olması gereken köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin emekçilere ve halka fahiş fiyatlar olarak yansıyacağını görmek zor değil” dedi.
KESK Ankara Şubeler Platformu, 2027-2029 dönemine ilişkin OVP’de yer alan ekonomi ve ücret politikaları ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri başta olmak üzere bazı otoyol, bağlantı yolu, bakım ve işletme tesislerinin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karşı Sakarya Caddesi’nde eylem yaptı.
KESK’e bağlı sendikaların üyeleri, “Otoyol ve köprüler halkındır, satılamaz” ve “Orta Vadeli Programa hayır” yazılı pankartların arkasında toplandı. Eylemde, “Sermayeye değil, emekçiye bütçe”, “Güvenceli iş, güvenceli gelecek istiyoruz” ve “Ulaşım haktır, satılamaz” sloganları atıldı.
Eylemde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, hükümetin 2027-2029 dönemine ilişkin OVP’sini eleştirdi.
Koçak, OVP’nin bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika belgesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Üç yıllık dönemin ekonomik ve sosyal politikalarına yön verecek, aynı zamanda bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika belgesi niteliğindeki Orta Vadeli Program için her dönem aynı soruyu soruyoruz biz: Bu program kimin için hazırlanıyor? Kimin hak ve çıkarını koruyor? Nimet kime dağıtılıyor? Külfet kimin sırtına yükleniyor?
Kayıtlı her iki işçiden biri bugün itibarıyla açlık sınırının en az 10 bin lira altında kalan asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyor. Kayıt dışı çalışan 10 milyon çalışan, başta sosyal güvenlik hakkı olmak üzere yasal haklardan mahrum. Her dört emekliden birinin, sadaka verir gibi yapılan ek artışlarla dahi ancak 23 bin 552 liraya çıkan emekli maaşına mahkûm edildiğine ve diğer emekli maaşlarının da bu en düşük maaşa her gün biraz daha yaklaştığına hep birlikte tanıklık ediyoruz.”
“ORTA VADELİ PROGRAM TOPLU SÖZLEŞMENİN HÜKÜMSÜZ OLDUĞUNU İTİRAF EDİYOR”
OVP’deki enflasyon hedeflerinin değiştirildiğine işaret eden Koçak, şunları söyledi:
“Nitekim enflasyon hedeflerine baktığımızda, bir önceki Orta Vadeli Program'da yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin yüzde 28,4’e çıktığını; yüzde 9 olarak açıklanan 2027 enflasyon hedefinin ise 2,3 kat artarak yüzde 21’e çıktığını; yüzde 8 olan 2028 enflasyon hedefinin ise yüzde 13’e çıkartıldığını bu OVP ifade ediyor. Tabii ki 2028’e kadar yeni bir güncelleme olmazsa.
Kısacası yıllardır aynı hikâyeyi bize anlatıyorlar, inanmamızı bekliyorlar. Orta Vadeli Program bu anlamıyla toplu sözleşmenin hükümsüz olduğunu açıkça itiraf ediyor. Çünkü bu programda ücretler bir kez daha gerçekleşen enflasyona göre değil, öngörülen, hedeflenen enflasyon oranlarına göre düzenlenmişti ve bugün o hedefler ortadan kalkmış. O zaman önümüzdeki yıl için öngörülen yüzde 5 artı 4’lük artış da hükmünü yitirmiştir. Emekçilerin beklentisi, bir an önce açığa çıkmış olan yeni hedefe göre ek zammın emekçilere yansıtılmasıdır.”
“ULAŞIM HAKKI SATILAMAZ”
Koçak, otoyol, köprü, bağlantı yolları ile bakım ve işletme tesislerinin özelleştirilmesine yönelik Cumhurbaşkanı Kararı’na ilişkin de şöyle konuştu:
“Bizlerin birikimlerinin ürünü olan KİT’ler, fabrikalar, tesisler, özelleştirme adı altında birkaç yıllık kârları tutarında, hatta bazen sadece arazilerinin karşılığında bile denk gelmeyen tutarlarda parsel parsel satışa çıkartılmıştır.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl iki devlet köprüsü ve sekiz otoyolun özelleştirilmesi iddiaları ciddi şekilde gündeme gelmişti. İktidar bu iddiaları yalanlamıştı. Ancak aynı iktidar, daha birkaç gün önce Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin ve ikisi çevre yolu olmak üzere sekiz otoyolun özelleştirme programına alındığını açıkladı.”
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın söz konusu işlemin satış değil, 30 yıllığına işletme hakkı transferi olduğu yönündeki açıklamasına değinen Koçak, özelleştirmenin geçiş ücretlerine yansıyacağını savundu.
Koçak, “Ücretsiz olması gereken köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin emekçilere ve halka fahiş fiyatlar olarak yansıyacağını görmek zor değil. Dolayısıyla bu özelleştirmeler sonrası bizlere bu köprülerden ve otoyollardan ne düşeceğini anlamak hiç zor değil. Aynı zamanda bu iktidarın seçim sürecine giderken 30 yıllık gelirini kendi iktidar döneminde hanesine yazacağı gerçeğini de görmek zor olmasa gerek” dedi.
“BU YIKIM BÜTÇESİNİ KABUL ETMİYORUZ”
Koçak, konuşmasının sonunda şunları kaydetti:
“Yoksullaştırma politikalarına rıza göstermemiz için dayatılan antidemokratik uygulamalara her gün bir yenisi eklenmeye devam ediyor. Her gün yeni operasyonlara uyanıyoruz. Ekonomik ve siyasal tüm programları, bizleri iktidarlarına biat eden modern kölelere dönüştürmek üzerine kuruluyor.
KESK olarak bu yıkım bütçesini kabul etmeyeceğimizi tüm kamuoyuna buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Emeğiyle geçinen tüm kesimlere çağrıda bulunuyoruz: Gelin, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi, halk için, emek için bütçe, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Baskılara, emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine geçit vermeyelim, diyoruz.”
Koçak'tan sonra KESK’e bağlı Yapı-Yol Sen Genel Başkanı Gültekin Narinli de otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine tepki gösterdi.





