TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Süleymancılara yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin, "Muhalif tarikatlara da dokunsunlar. Tarikat nasıl muhalif olabilir ya da nereye kadar muhalif olacak? Bize ne muhalif tarikatlardan? O kafayla zamanında Fethullahçılık da yapıldı. Şimdi de ‘Süleymancılara dokunmayın’ noktasına geldik” dedi.
Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu’nun hazırladığı, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın sorulara verdiği yanıtlarından oluşan "Kemal Okuyan ile Söyleşi: Komünistliğin Ne Lüzumu Var?" kitabının imza ve söyleşi etkinliği Çankaya Sahne’de gerçekleştirildi.
Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan kitabın "Eskiyen bu düzenin yerini ne alacak?" sorusundan hareketle düzenlenen etkinlikte, günümüz dünyasının sorunları, kapitalizmin tıkanıklığı ve sosyalizm arayışı ele alındı.
Etkinlikte Terkoğlu, kitabın kısa sürede 3 baskı yaptığını belirterek, insanların kitap okumadığı yönündeki iddialara karşı insanların kitap konusunda seçici olduğunu söyledi.
Bunun yanı sıra Terkoğlu’nun sorularını da yanıtlayan Okuyan, Türkiye’deki ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güncel haberlere değinen Okuyan, komünist yönetim şeklinin gerekli olduğunu belirterek şöyle konuştu:
Ama bu, tam tersine çevriliyor. Memlekette ve dünyada bunlar olurken ‘Komünizmin ne lüzumu var, sırası mı şimdi?’ türünden bir şeye dönüştürülüyor. Aslında bu kitapta da bütün faaliyetlerimizde, açıklamalarımızda ve konuşmalarımızda da şunu anlatmaya çalıştık: Bunlar oluyor çünkü bu sistem tıkanmış durumda. Mesele tek başına Erdoğan değil, mesele tek başına AKP değil. Bütün bunlar yaşanıyor çünkü bugünkü sömürü düzeninin sürdürülebilir olmadığı çok ortada. Tıkanmış bir toplumsal sistem var ve bu tıkanan toplumsal sistemin biricik alternatifi komünizm. O yüzden de ‘Komünizmin, komünistliğin ne lüzumu var?’ deniliyor. Lüzumu var çünkü bu sistem çürüyor ve çöküyor. Hep söylediğimiz gibi, bu çöküntünün altında kalabiliriz ya da bu çöküntüden yeni bir hayat doğabilir. Biz, altında kalmayıp yeni bir hayat yaratmak için uğraşıyoruz. O yüzden de komünizm, insanlık için hava kadar, su kadar gerekli.”
İMAMOĞLU'NA ERDOĞAN BENZETMESİ
Okuyan, mutlak butlan kararı öncesi CHP'nin seçim kazanma stratejisini "AK Parti'yi taklit etmek" üzerine kurduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet Halk Partisi, kazanma stratejisini AKP’yi taklit etme, AKP’ye benzeme, hele hele Erdoğan’a benzer bir figürü siyaset sahnesinin ortasına çıkarma üzerine kurdu; İmamoğlu’nu bunun üzerine konumlandırdı. Şimdi burada tabii Erdoğan buna kızar. Niye? Tehdit olarak görür.
Hâlbuki AKP’yi alt etmenin tek yolu, sermayenin karşısındaki geniş halk kitlelerine ve tarikatların karşısındaki cumhuriyetçi birikime dayanmaktı. Bunu yapmayıp AKP’ye benzeyerek AKP’yle hesaplaşmak, aslında bu düzen içinde çözümsüz. Şimdi o yüzden kaybediyorlar."
"TARİKATLAR NASIL MUHALİF OLABİLİR?"
Okuyan, Süleymancılara yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin ise "Muhalif tarikatlara da dokunsunlar. Tarikat nasıl muhalif olabilir ya da nereye kadar muhalif olacak? Bize ne muhalif tarikatlardan? O kafayla zamanında Fethullahçılık da yapıldı. Şimdi de ‘Süleymancılara dokunmayın’ noktasına geldik” dedi.




