CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Seçer'in seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu vurgulayarak gözaltı kararını eleştirdi ve Türkiye'de farklı kesimlere farklı hukuki uygulamaların yapıldığını savundu.
Vahap Seçer…
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) October 1, 2026
Mersinlilerin yüzde 60’ının oyuyla seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı.
Milyonlarca vatandaşın iradesiyle seçilmiş, Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların oyunu almış bir isim.
Bu sabah ne yaptılar?
Evine şafak vakti operasyon yaptılar, gözaltına…
“VAHAP SEÇER KAÇACAK MIYDI?”
Seçer'in Mersin'de seçmenlerin oylarıyla göreve geldiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, belediye başkanının sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınmasına tepki gösterdi.
Kılıçdaroğlu, “Vahap Seçer kaçacak mıydı? Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi? Nedir bu şafak baskınları?” ifadelerini kullandı.
CHP'li belediye başkanları açısından farklı bir hukuki uygulama bulunduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, Seçer'in ifadeye çağrılmak yerine gözaltına alınmasını eleştirdi.
FON SKANDALI İDDİALARINI GÜNDEME GETİRDİ
Açıklamasında son dönemde gündeme gelen fon soruşturmasına da değinen Kılıçdaroğlu, yüz binlerce vatandaşın parasının fonlarda kaldığı ve milyarlarca liralık işlemlerin bulunduğu yönündeki iddiaları gündeme taşıdı. Kılıçdaroğlu, bazı AKP yöneticileri, eski bakanlar ve iktidara yakın isimlerin aileleriyle ilgili iddiaların dosyalarda yer aldığını savunarak, bu konuda yeterli soruşturma yapılmadığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu ayrıca, bazı haber içeriklerine erişim engeli getirildiğini ve gazetecilerin hesaplarının kapatıldığını belirterek, bu uygulamaların fon skandalına ilişkin kamuoyu tartışmasını sınırladığını öne sürdü.
“İKTİDARA YAKINSAN FARKLI HUKUK VAR”
Türkiye'de ikili bir hukuk sistemi oluştuğunu savunan Kılıçdaroğlu, iktidara yakın isimlerle muhalefet mensuplarına farklı muamele yapıldığının altını çizdi.
Kılıçdaroğlu, “Bir tarafta, iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta, muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı” ifadelerini kullandı.
“BU MESELE ARTIK YALNIZCA CHP'NİN MESELESİ DEĞİL”
Vahap Seçer'in gözaltına alınmasının yalnızca CHP'yi ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, yaşananların Türkiye'deki hukuk düzeni açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu açıklamasının devamında, “Bu mesele artık yalnızca CHP'nin meselesi değildir. Bu mesele yalnızca Vahap Seçer'in meselesi değildir” dedi.
“BUNUN ADI HUKUK DEVLETİ DEĞİLDİR”
Kılıçdaroğlu, açıklamasının son bölümünde adalet ve hukuk devleti vurgusu yaptı.
“Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde?” diye soran Kılıçdaroğlu, farklı kişilere ve siyasi gruplara farklı hukuki uygulamalar yapılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.
Kılıçdaroğlu sözlerini, “Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Bir ülke böyle yönetilemez. Türkiye böyle yönetilemez” ifadeleriyle tamamladı.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şu şekilde:
Vahap Seçer…
Mersinlilerin yüzde 60’ının oyuyla seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı.
Milyonlarca vatandaşın iradesiyle seçilmiş, Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların oyunu almış bir isim.
Bu sabah ne yaptılar?
Evine şafak vakti operasyon yaptılar, gözaltına aldılar.
Soruyorum:
Vahap Seçer kaçacak mıydı?
Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi?
Nedir bu şafak baskınları?
CHP’liysen ifadeye çağrılmak yok. Sabahın karanlığında kapına polis dayanacak, gözaltına alınacaksın.
Ama iktidarın çevresindeysen başka bir hukuk var.
Haftalardır Türkiye tarihinin en büyük fon skandallarından birini konuşuyoruz.
Yüz binlerce vatandaşın parası fonlarda kilitlendi. Milyarlarca liralık işlemler ortaya çıktı.
AK Partili genel başkan yardımcılarının, eski bakanların ve iktidara yakın isimlerin ailelerinin adları bu dosyalarda geçiyor.
Fon skandalının en kritik koltuklarında kimlerin oğullarının, kimlerin damatlarının oturduğu ortaya çıkıyor.
İki soru soran var mı?
Yok.
Savcı çağırıyor mu?
Yok.
Gece yarısı savcılık kararlarıyla, AK Partili bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırılıyor.
Bunları haber yapan gazetecilere ne yapılıyor?
Erişim engeli.
Haberleri yasakla, gazetecilerin hesaplarını kapat, fon skandalını örtbas et.
Yetmedi mi?
Gündemi değiştir.
Her sabah, milyonlarca vatandaşın desteğini almış bir başka CHP’li belediye başkanının kapısına polisi gönder.
Şafak baskını yap.
Gözaltına al.
Türkiye fon skandalını konuşmasın. Yüz binlerce insanın parasının nasıl kilitlendiğini konuşmasın. İktidara yakın ailelerin bu işlerin neresinde olduğunu sormasın.
Ama Vahap Seçer’e şafak operasyonu yap!
Bu nedir Allah aşkına?
Adalet bunun neresinde?
Hukuk bunun neresinde?
Bir tarafta, iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta, muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı.
Bunun adı hukuk devleti değildir.
Bunun adı adalet değildir.
Bu mesele artık yalnızca CHP’nin meselesi değildir.
Bu mesele yalnızca Vahap Seçer’in meselesi değildir.
Bu, artık Türkiye’nin beka sorunudur.
Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez.
Bir ülke böyle yönetilemez.
Türkiye böyle yönetilemez.




