Güncel

Kemal Kılıçdaroğlu 'Grup toplantısı yok' dedi, Murat Emir'den yanıt geldi

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Kemal Kılıçdaroğlu'nun milletvekillerine yazı göndererek, kendisi talimat verene kadar grup toplantısı yapılmayacağına yönelik açıklamasına tepki gösterdi. Emir, "Grubun yönetim kuruluyla ilgili, grup başkanıyla ilgili, grup toplantısıyla ilgili, grup toplantısının yer ve saatiyle ilgili herhangi bir tasarrufu, onayı söz konusu değildir" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Emir, TBMM'deki basın toplantısında "Genel Başkanlık sıfatını kazanmış dahi olsa -ki bize göre bu sıfat kayyımlıktan öte değildir- hukuki olmayan haksız bir mahkeme kararı sonucu oluşmuştur, kendisi kimi yetkileri kullanacaktır. Kullanması gereken ilk ve tek yetki partimizi kurultaya götürmektir. Ama grubun yönetim kuruluyla ilgili, grup başkanıyla ilgili, grup toplantısıyla ilgili, grup toplantısının yer ve saatiyle ilgili herhangi bir tasarrufu, onayı söz konusu değildir" dedi.

CHP Grupbaşkanvekili Murat Emir, Kemal Kılıçdaroğlu imzasıyla milletvekillerine gönderilen ve, “Talimatım gereği gerekli bilgilendirmeler yapılmadığı sürece TBMM CHP Grup Genel Kurulu yapılmayacaktır” ifadelerinin geçtiği yazıya ilişkin açıklamalarda bulundu. TBMM'de konuşan Emir "Kemal Kılıçdaroğlu'nun Grup toplantısının yer ve saati ile ilgili herhangi bir tasarrufu, yetkisi ve onayı söz konusu değildir." dedi.

Murat Emir’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, üç günlük açıklamaları ve yaklaşımlarıyla doğrusu bizi şaşırtmıştır. Kendisinden beklemediğimiz derecede kimi konulara uzak kalışını, kendisinin bilmemesi değil, yakın çevresi tarafından hazin bir şekilde yanıltılması olarak değerlendirmek istiyoruz. Çünkü yanıltılmamış bir Kılıçdaroğlu’nun böylesine yaklaşımlar göstermesi bizce olanaksızdır.

Sabahın bir vaktinde genel merkezimizin kapısına mafyatik tiplerle üç dört milletvekili dayandı. Biz o sıralarda ‘Acaba kesin kurultay tarihini nasıl belirleriz, CHP’ye yaraşır bir devir teslim törenini nasıl yaparız?’ diye uzlaşı ararken, bu kişiler sabahın köründe zorbalıkla genel merkezimize girmek istediler. Kendisi, genel merkezde yaşanan bu görüntülerden sonra ‘Biz bu görüntülerden sorumlu değiliz’ dedi ama kendisinin yakın çevresinden birilerinin o sıralarda İçişleri Bakanlığı’na başvuru yaptığı ortaya çıktı.

Yeni atanmış kayyum yönetimi olarak Parti Meclisi’ni toplamak istedi. ‘1 Haziran’da Parti Meclisi’ni toplayacağım’ dedi ama sonrasında Parti Meclisi’ni toplamaktan vazgeçti. Öyle bir vazgeçiş ki CHP’de olamayacak kadar savrukluk var burada. ‘Ben vazgeçtim’ diyor PM toplantısından. Efendim neden? Parti Meclisi üyelerine tebliğler yapılamamış... Siz kayyum kararını gazla, jopla, polis zoruyla genel merkeze girip duvara yapıştıracak kadar cesursunuz da parti üyelerine tebliğ etmeyi beceremediniz mi? Orada zayıf olduğunuzu anladınız, korktunuz, kaçtınız.

İkinci bir gelişme (Kemal Kılıçdaroğlu) bizim grup toplantılarımızı kendisinin iptal ettiğini, kendisinin belirleyeceğini ve ne zaman yapılacağına daha sonra kendisinin karar vereceğini, bizim de onun onayından sonra grup toplantısı yapabileceğimizi söylüyor...

Bir defa ben böyle bir yazının Kılıçdaroğlu'ndan geldiğine inanmak istemiyorum. Nitekim bu imza da sayın Kılıçdaroğlu'nun imzasına benzemiyor. Buradan soruyorum, bu imza sizin mi, bu yazı sizin mi? Eğer bu yazı sizinse, siz bu yazıyı yazamazsınız. Bizim tanıdığımız Kılıçdaroğlu en azından yasaya, iç tüzüğe, yönetmeliğe bakar, ona göre karar alır.

Evet bugün oturduğu koltuk daha önce oturduğu bir koltuktur ama bu koltuk bugün Tayyip Erdoğan'ın mahkemesinin kararıyla oturtulduğu bir koltuktur. CHP'yi AKP'lileştirmek ve Erdoğan'ın çizdiği çerçeveye sıkıştrmak üzere, iktidar iddiasından vazgeçmek üzere otuırtulduğu bir koltuktur. Ama bütün bunlara rağmen yine de yönetmeliğe uymasını beklerdik.

1 Haziran'da Grup Yönetim Kurulu toplanır ve toplantı kararı alır.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Grup toplantısının yer ve saati ile ilgili herhangi bir tasarrufu, yetkisi ve onayı söz konusu değildir."