Bin yıllık tarihiyle Ani, doğal üretimiyle Boğatepe ve zengin mutfağıyla Kars, Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nde öne çıktı. Festival, kentin kültürel zenginliğini sinema aracılığıyla tanıtırken, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı İlhan Koçulu'nun, "Bu köyde bir kilo kimyasal gübre, bir kilo pestisit kullanılmadı" sözleri dikkati çekti.

İBB'nin kreş ücretlerine zam
İBB'nin kreş ücretlerine zam
İçeriği Görüntüle

Uluslararası Gastronomi Film Festivali bu yıl Kars'ta düzenlendi. Tarihi Ani Ören Yeri'nden Boğatepe Köyü'ne uzanan festival, gastronomi, sinema ve kültürel mirası aynı çatı altında buluşturdu. Festival kapsamında Boğatepe'deki eski köy okulu restore edilerek Zavot Köy Öğretmeni Kültür ve Sanat Evi (Zavot KÖK) adıyla yeniden hizmete açıldı.

Festival kapsamında konuşan Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı İlhan Koçulu, Kars'ın biyolojik ve kültürel çeşitliliğinin mutfak kültürünü şekillendirdiğini söyledi.

Koçulu, Kars'ın Anadolu, Kafkasya ve Asya kültürlerinin kesişim noktasında bulunduğunu belirterek, geçmişte bölgede 16 farklı kültürün bir arada yaşadığını hatırlattı. Bu çok kültürlü yapının ortak yaşam ve paylaşım sayesinde zengin bir mutfak kültürü oluşturduğunu ifade etti.

Boğatepe'deki eski okulun köyün eğitim hafızasının önemli bir parçası olduğunu anlatan Koçulu, okulun imeceyle yapıldığını ve bugüne kadar 117 öğretmen yetiştirdiğini söyledi.

Koçulu, köyün başarısının eğitim ile üretimin birlikte yürütülmesinden kaynaklandığını belirterek, yılda yaklaşık 500 ton peynir ve 200 ton et üretildiğini, 87 üreticinin rekabet yerine kalite odaklı dayanışma içinde çalıştığını dile getirdi.

Köyde bugüne kadar kimyasal gübre ve pestisit kullanılmadığını vurgulayan Koçulu, sürdürülebilir üretimin eğitimle mümkün olduğunu ifade ederek, toprağa, suya ve üretim kültürüne saygının gelecek kuşaklar için önem taşıdığını söyledi.

"HER KENT FESTİVALE KENDİ KİMLİĞİNİ KATIYOR"

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kurucu Direktörü Gülper Ergün, festivali düzenledikleri şehirleri kültürel mirası, gastronomisi ve sinema birikimi güçlü kentler arasından seçtiklerini söyledi. Ergün, amaçlarının festivali dışarıdan taşınan bir etkinlik yerine kentin kendi dinamikleriyle büyüyen bir yapıya dönüştürmek olduğunu belirterek, gastronomi diplomasisinin uluslararası alanda önemli bir araç olduğunu ve festivalin bu alanda katkı sağlamasını hedeflediklerini ifade etti.

"KARS'I SADECE KAZ VE GRAVYERLE ANLATAMAYIZ"

Şef Hazer Amani de Kars mutfağının en büyük zenginliğinin farklı kültürlerin yüzyıllar boyunca aynı coğrafyada yaşaması olduğunu söyledi.

Ermeniler, Çerkesler, Ruslar, Malakanlar ve İran kültürünün bölge mutfağını etkilediğini belirten Amani, tariflerin, pişirme tekniklerinin ve ürünlerin kuşaklar boyunca birbirine aktarıldığını ifade etti. Kars'ın yalnızca kaz ve gravyer peyniriyle anılmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Amani, İran mutfağıyla ortak yemeklerden İsviçre kökenli gravyer üretimine kadar uzanan zengin gastronomi mirasının kenti dünyada ayrıcalıklı bir konuma taşıdığını söyledi.

Festival kapsamında yeniden açılan okulun mezunlarından köy sakini de yapılan çalışmanın kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, okulun yeniden hayat bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

"SİNEMA KARS'IN EN GÜÇLÜ TANITIM ARACI OLDU"

Oyuncu ve gastronomi uzmanı Rıza Sönmez ise daha önce Kars'ta düzenlenen Gezici Film Festivali'nin kente önemli katkılar sağladığını belirtti.

Sönmez, "Kozmos", "Kader" ve "Soğuk" gibi filmlerin Kars'ta çekilmesinde festivallerin etkili olduğunu ifade ederek, sinema sayesinde kentin hem Türkiye'de hem de dünyada görünürlük kazandığını söyledi. Festivallerin yalnızca sinemaya değil, turizme de katkı sunduğunu dile getiren Sönmez, Doğu Ekspresi ile Kars'a yönelik ilginin artmasında sinema ve kültürel etkinliklerin payı bulunduğunu belirtti. Sinemanın, yerel yönetimlerin büyük bütçelerle yapamayacağı tanıtımı doğal biçimde gerçekleştirebildiğini kaydetti.