Fransa’da eski bir kültür bürokratı hakkında yürütülen soruşturma, iş görüşmeleri sırasında kadın adaylara ilaç verdiği ve onları aşağılayıcı durumlara düşürdüğü yönündeki iddialarla genişledi. 60’lı yaşlarındaki Christian Nègre hakkında ilaç verme, özel hayatın gizliliğini ihlal ve cinsel saldırı suçlamaları kapsamında soruşturma yürütülüyor.

BBC’nin haberine göre olayların 2009-2018 yılları arasında yaşandığı iddia edilirken, soruşturma kapsamında Nègre’nin yaklaşık 250 kadınla bağlantısının incelendiği belirtiliyor. Şüpheli, suçlamalarla ilgili BBC’nin sorularına avukatı aracılığıyla yanıt vermedi.

“KAHVENİN TADI KÖTÜYDÜ”

2011 yılının Temmuz ayında 27 yaşındaki Anaïs, Paris’te Fransa Kültür Bakanlığı’nda bir iş için Nègre ile mülakata girdi. Normalde kahve içmediğini belirten kadın, kendisine ikram edilen kahveyi nezaket gereği kabul ettiğini anlattı.

İstanbul’da sıcaklıklar yükseliyor: AKOM’dan kritik uyarı
İstanbul’da sıcaklıklar yükseliyor: AKOM’dan kritik uyarı
İçeriği Görüntüle

Anaïs, kahveyi Nègre’nin hazırladığını ve tadının kötü olduğunu belirterek yalnızca yarısını içtiğini söyledi.

Mülakatın başlamasından birkaç dakika sonra Nègre’nin ofisten çıkmayı önerdiğini aktaran Anaïs, daha sonra Seine Nehri üzerindeki bir köprünün altındaki depo dolaplarının bulunduğu bölgeye götürüldüğünü ve kendisine “Burada yapabilirsin” dediğini öne sürdü.

KONTROL EDİLEMEYEN İDRAR İHTİYACI

Anaïs, Nègre ile birlikte Louvre’a doğru yürüdükleri sırada acilen tuvalete gitme ihtiyacı hissettiğini anlattı. Ancak tuvaletin ücretli olduğunu ve cüzdanını bakanlıkta bıraktığını belirtti.

Nègre’nin de yanında nakit para olmadığını söylemesi üzerine başka bir çözüm aradığını ifade eden Anaïs, sonunda bir kafede tuvalet kullanmasına izin verildiğini söyledi.

Kadın, o sırada kendisini fiziksel olarak son derece güçsüz hissettiğini ve tuvalete yaklaşırken idrarını kaçırdığını anlattı.

Anaïs, yıllar sonra yaşadıklarını hatırladığında Nègre’nin görüş alanının dışında olmasının kendisi için bir teselli olduğunu belirterek, elbise giymiş olmasının da yaşadığı durumu gizlemesini kolaylaştırdığını söyledi.

Yaklaşık üç saat süren görüşmenin ardından başının döndüğünü ve bitkin düştüğünü ifade eden Anaïs, işi alamadığını ancak o gün yaşananların neden bu kadar rahatsız edici olduğunu uzun süre anlayamadığını dile getirdi.

2019’DA POLİSTEN GELEN MEKTUP

Anaïs, yaşadığı olayın özgüvenini etkilediğini ve sonraki yıllarda kariyeri konusunda kendisine daha düşük hedefler koyduğunu anlattı.

2019 yılında polisten bir mektup aldığında ise olayın başka bir boyutunu öğrendiğini söyledi. Polisle yaptığı görüşmede, Nègre’nin iş görüşmeleri sırasında kadınlara ilaç verdiğinden şüphelenilen yaklaşık 200 kişiden biri olabileceği bildirildi.

Anaïs, bu bilgi karşısında büyük bir şok yaşadığını ancak aynı zamanda o gün yaşadığı tuhaflığın kendi hayalinden ibaret olmadığını anlamanın kendisini rahatlattığını belirtti.

“DENEYLER P” İSİMLİ DOSYA İDDİASI

Anaïs’in aktardığına göre polis, Nègre’nin bilgisayarında “Deneyler P” başlıklı bir elektronik tablo buldu. İddiaya göre tabloda görüşmeye gelen kadınların saatleri, kendilerine idrar söktürücü ilaç verildiği düşünülen zamanlar, idrar yapmaya başlamalarına kadar geçen süre ve giydikleri iç çamaşırlarına ilişkin bilgiler yer alıyordu.

Polisin değerlendirmesine göre Nègre, yüksek tansiyon gibi bazı sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan ve idrar üretimini artıran diüretik ilaçları kadınlara vermiş olabilir.

Anaïs, olay günü kahvenin tadının farklı olduğunu fark ettiğini ancak “Kültür Bakanlığı, bu mümkün olamaz” düşüncesiyle şüphelerini bastırdığını söyledi.

SORUŞTURMA 2018’DE BAŞLADI

Fransız savcılığının Şubat ayında yaptığı açıklamaya göre soruşturmanın başlangıcı 2018 yılına uzanıyor. Nègre’nin bir meslektaşı tarafından bir kadının fotoğrafını masanın altından çekerken yakalanmasının ardından hakkında inceleme başlatıldığı belirtildi.

Nègre önce bölgesel kültür işleri direktörlüğü görevinden uzaklaştırıldı, ardından 2019 yılında Kültür Bakanlığı’ndaki görevine son verildi.

Savcılık, Nègre’nin 2018 yılında müfettişlere iş görüşmeleri sırasında kadınları “aşağılayıcı durumlara” maruz bıraktığını söylediğini aktardı.

BAŞKA KADINLAR DA BENZER OLAYLARI ANLATTI

Nègre’nin iddia edilen mağdurlarından biri de 2016 yılında Strasbourg’da kendisiyle iş görüşmesi yapan Marie-Hélène Brice oldu.

Brice, Nègre’nin kendisine stresli göründüğünü söylediğini ve “sinirlerini yatıştırmak” amacıyla yürüyüş yapmayı önerdiğini anlattı.

Kanal boyunca yürüdükleri sırada Brice de Anaïs’e benzer şekilde kontrol edilemeyen bir idrar ihtiyacı hissettiğini ve şiddetli ağrı yaşamaya başladığını belirtti.

Nègre’nin yakında umumi bir tuvalet olduğunu söylediğini ancak bölgeye geldiklerinde herhangi bir tuvalet bulunmadığını öne süren Brice, sonunda halka açık alanda idrarını yapmak zorunda kaldığını söyledi.

Brice, Nègre’nin ceketini kullanarak kendisini gizlemeyi teklif ettiğini ancak gözlerini üzerinden hiç ayırmadığını iddia etti.

“İLAÇ VERİLDİM, ZEHİRLENDİM AMA BU BİR CİNSEL SALDIRI”

Brice, olayın ardından uzun yıllar utanç duyduğunu ve idrar sorunları yaşamaya devam ettiğini söyledi.

Yaşadıklarının toplumda cinsel saldırı olarak algılanan klasik örneklerden farklı olabileceğini belirten Brice, buna rağmen kendisinin yaşananları açık biçimde cinsel saldırı olarak gördüğünü ifade etti.

Nègre’nin mağduru olduğunu daha sonra polisten öğrenen Brice, bu bilginin kendisi için de büyük bir şok olduğunu söyledi.

FRANSA’DA İLAÇLA KOLAYLAŞTIRILAN SALDIRILAR GÜNDEMDE

İlaç kullanılarak gerçekleştirilen saldırılar, 2024 yılında Gisele Pelicot davasıyla Fransa’da kamuoyunun gündeminde daha geniş yer buldu. Pelicot’nun eşi Dominique Pelicot, eşini uyuşturduğu ve başka erkekleri bilinci kapalı haldeyken ona tecavüz etmeleri için eve davet ettiği gerekçesiyle suçlu bulunmuştu.

Fransız milletvekili Sandrine Josso da içeceğine uyuşturucu madde katılarak cinsel saldırı girişiminde bulunulduğunu açıklamasının ardından bu alanda yürütülen kampanyaların önde gelen isimlerinden biri haline geldi.

Josso, Fransa’da uyuşturucu verilerek gerçekleştirilen saldırılara maruz kalan kadınların yeterince desteklenmediğini ve faillerin adalet önüne çıkarılmasında sorunlar yaşandığını savunuyor.

ŞÜPHELİ KADINLAR İÇİN YENİ TEST PROGRAMI

Josso’nun girişimleriyle Fransa’da bu yıl bir pilot program başlatıldı. Program kapsamında ilaç verildiğinden şüphelenen kadınların, polise resmi şikâyette bulunmadan kan, idrar veya saç örneklerini laboratuvarlarda analiz ettirebilmesinin önü açıldı.

Ancak Anaïs, Brice ve diğer bazı kadınların olayın hemen ardından ilaç verildiğinden şüphelenmemesi önemli bir sorun oluşturuyor. Çünkü birçok maddenin kan ve idrarda tespit edilebilmesi için olayın üzerinden çok fazla zaman geçmemesi gerekiyor.

Saç analizleri daha uzun süre sonra dahi bazı maddelerin tespit edilmesine imkân verse de aradan geçen zaman, ilacın ne zaman alındığının belirlenmesini zorlaştırıyor.

Raymond-Poincaré AP-HP Hastanesi’nde pilot programı yürüten toksikoloji uzmanı Prof. Jean-Claude Alvarez, diüretiklerin bu şekilde kullanılmasının son derece sıra dışı olduğunu belirtti. Alvarez, 26 yıllık meslek hayatında benzer bir vakayla karşılaşmadığını söyledi.

MAĞDURLAR YILLARDIR ADALET BEKLİYOR

Anaïs’in Nègre ile karşılaşmasının üzerinden 15 yıl geçti. Polisle ilk görüşmesinin üzerinden ise 7 yıl geçti. Ancak dava henüz mahkeme aşamasına ulaşmadı.

Anaïs, 2019 yılında polisle görüştükten sonra defalarca e-posta göndermesine rağmen 2023 yılına kadar soruşturmanın seyri hakkında bilgi alamadığını söyledi.

“Dört yıl boyunca mağdur olduğumu bilerek yalnız kaldım. Ne yapacağımı bilmiyordum” diyen Anaïs, adalet sistemine karşı öfkeli olduğunu ifade etti.

Nègre’nin iddia edilen mağdurlarından yaklaşık 30’una destek veren Fondation des Femmes de sürecin uzunluğuna dikkat çekiyor. Kuruma göre Nègre ile bağlantılı olduğu öne sürülen bazı kadınlar olayları yıllar sonra, basına yansıyan haberler aracılığıyla öğrenerek polise başvurdu.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nden Kalliopi Mingeirou ise hükümetlerin, polis teşkilatlarının ve adalet sistemlerinin ilaçla kolaylaştırılan cinsel saldırılarla mücadelede daha fazla adım atması gerektiğini belirtti.

“KENDİMİ SAKLAMAK ZORUNDA DEĞİLİM”

Marie-Hélène Brice, uzun süre yaşadığı utanç nedeniyle sessiz kaldığını ancak artık susmak istemediğini söyledi.

“Kendimi saklamak zorunda değilim, ben bir kurbanım” diyen Brice, kamuoyu önünde konuşmasının diğer mağdurların yaşadıklarını fark etmesine ve şikâyette bulunmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.

Anaïs ise Paris sokaklarında Nègre ile yürürken yaşadığı en çarpıcı anlardan birini şöyle anlattı: Acilen tuvalete gitmesi gerektiğini söylediğinde Nègre’nin doğrudan gözlerinin içine baktığını ve kendisine idrarını yapıp yapmayacağını sorduğunu belirtti.

Anaïs, Nègre’nin bakışının kendisinde yarattığı etkiyi ise “Kendimi bir çocuk gibi hissettim” sözleriyle anlattı.

Christian Nègre, hakkındaki ilaç verme, özel hayatın gizliliğini ihlal ve cinsel saldırı suçlamaları kapsamında resmi soruşturma altında bulunuyor ve yargılanmayı bekliyor. BBC’nin yönelttiği sorulara avukatı aracılığıyla yanıt vermedi.