Güncel

Kadın öğretmenlerin taciz ve mobbing iddiaları: Eğitim Sen’den Milli Eğitim’e çağrı

Eğitim Sen Alanya Şubesi, Alanya’da kadın öğretmenlerin taciz ve mobbing iddiaları üzerine başlatılan hukuki ve idari süreçlerin bir yıldır sonuçlandırılmamasına yönelik açıklama gerçekleştirdi. Sendika, Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Teftiş Kurulu’nu göreve çağırdı.

Eğitim Sen Alanya Şubesi, Antalya’nın Alanya ilçesinde kadın öğretmenlerin görev yaptıkları okulda maruz kaldıklarını belirttikleri taciz ve mobbing iddialarına ilişkin yürütülen sürece dair bir basın açıklaması yaptı.

Şube Kadın Sekreteri Gönül Karlı tarafından okunan açıklamada, bir yıl önce başlatılan hukuki ve idari süreçlerin hâlâ sonuçlandırılmadığı belirtilirken öğretmenlerin güvenliğinin sağlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması istendi.

Aradan bir yıl geçmesine rağmen iki ayrı olaya ilişkin başlatılan hukuki ve idari süreçlerin hala sonlandırılamadığını vurgulayan Karlı, “Bir yıldır devam eden hukuki ve idari süreç neden hâlâ sonuçlandırılmamıştır? 7, 8 ve 9 Eylül 2026 tarihlerindeki öğretmenler kurulu toplantısında kadın öğretmenimiz, yaklaşık 30 meslektaşının önünde yaşadığını ifade ettiği taciz ve mobbing olaylarını anlatmış ve bunların tutanağa geçirilmesini istemiştir. Beyanına göre toplantı sırasında engellenmeye çalışılmış, imalı ve kışkırtıcı ifadelerle karşılaşmış ve hakarete maruz kalmıştır. Toplantıdaki öğretmenler yaşananlara tanıktır. Sonrasında okul müdürünün öğretmenleri ikişer ikişer çağırdığı, tutanaklara sonradan şerh yazdırdığı ve bazı öğretmenlere bunları imzalattığı ifade edilmektedir. Öğretmenlerin, imzalanmış tutanaklara iki gün sonra şerh düşmeye çağrılması ciddi soru işaretleri doğurmuştur” diye konuştu.

Açıklamada, şu sorular sıralandı:

>>İmzalanmış resmî tutanaklara neden sonradan şerh düşülmüştür?

>>Bu şerhlerin amacı nedir?

>>Tutanakların içeriği ve imzaları neden tartışmalı hâle getirilmiştir?

"BEKLEMEK BAŞKA, ERTELEMEK BAŞKA"

Tutanakların ilk hâli ile sonradan eklenen şerhler karşılaştırılmalı; imza ve tarih süreçleri incelenmeli; öğretmenlerin ve tanıkların beyanları alınmalıdır” diyen Karlı, şöyle devam etti:

"Bu konuyu daha önce de gündeme getirdik. Ancak süreç hâlâ sonuçlandırılmamıştır. Okullar açıldı. Peki öğretmenlerimizin güvenliği ne olacak? Yeni eğitim-öğretim yılı başlamış; ciddi iddiaların yöneltildiği yönetici ile iddiaları dile getiren kadın öğretmenler aynı okulda çalışmaya devam etmektedir. Soruşturmanın sonucunu beklemek başka, öğretmenin güvenliğini soruşturma sonuna kadar ertelemek başkadır. Kimse hakkında peşin hüküm kurmuyoruz.

Kamu adına şu soruların yanıtlanmasını istiyoruz:

-Süreçler neden hâlâ sonuçlandırılmamıştır?

-Müfettişler inceleme yaptığı hâlde dosya neden kapanmamıştır?

-Gerekli idari tedbirler neden alınmamıştır?

-Tutanaklara sonradan şerh düşülmesinin gerekçesi nedir?

-Kadın öğretmenlerin kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda çalışmaları neden sürdürülmektedir?"

"GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ"

"Bu dosyayı daha fazla bekletmeyin" denilen açıklama, "Süreçleri sonuçlandırın, tutanakları inceleyin, tanıkları dinleyin ve gerekli idari tedbirleri alın. Devletin görevi yalnızca olay sonrası evrak toplamak değil; çalışanının güvenliğini, onurunu ve çalışma hakkını korumaktır. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ve Teftiş Kurulu’nu acilen göreve çağırıyoruz. Adaleti geciktirmeyin! Öğretmenlerimizi yalnız bırakmayın. Çalışma barışını ve güvenliği sağlayın. Gereğini yapın. Bu sürecin takipçisi olacağız" sözleriyle son buldu.