İzmir depreminde orta ve az hasarlı evlerini kaybeden yurttaşlar, hem kira hem kredi ödediklerini belirterek rezerv alandaki boş konutların depremzedelere verilmesini istedi. İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, “ 6 bin 500 liralık devlet yardımını devletimiz kira karşılığı olarak vermesin, boş konutları kendilerine versin” derken bir depremzede de “Biz ortada kaldık. Aylık kira ve kredi masrafım 40-45 bin” ifadesini kullandı.
İzmir’de 30 Ekim 2020 depreminin üzerinden geçen altı yıla rağmen orta ve az hasarlı binalarda yaşayan depremzedelerin mağduriyeti devam ediyor. Evlerini dönüştürmek için yüksek faizli kredilerle borçlanan depremzedeler, bir yandan aylık 30-35 bin lirayı bulan kira yüküyle mücadele ederken bir yandan da dönüşüm için çektikleri kredileri ödemek için çabalıyorlar.
İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, rezerv alandaki boş konutların depremzedelere kiralanmasını ya da satış önceliği verilmesini talep ederek, “İzmir deprem bölgesi ilan edilmediği için sorunlarımız hâlâ çözülmedi” dedi.
ÖZKAN: “SORUNLARIMIZ HALA ÇÖZÜLMEDİ”
İZDEDA Başkanı Özkan, şunları söyledi:
“Depreminin üzerinden geçen altı yılın ardından sadece evleri ağır hasarlı dapremzedeler konutlarına kavuşabildi. Orta hasarlı ve az hasarlı olarak tabir edilen depremzedelerimiz ise henüz evlerine kavuşamadılar. Bununla ilgili 7269 sayılı kanunun açıklarıyla ilgili sıkıntılar konusunda daha önce taleplerde bulunmuştuk ama bu konuyla ilgili maalesef herhangi bir girişimde bulunulmadığı için mağduriyet hala devam ediyor. Az hasarlı olarak tabir edilen depremzedelerimiz, İzmir ölçeğindeki bölümde zeminler kötü olduğu için onları da konutlarından çıkartmak zorunda kaldılar. Orta hasarlı depremzedelerimize de sadece güçlendirme kredisi verildiği için farklı bir durumla karşılaşmadılar. Onlar da zemin kötü olduğu için maalesef güçlendirme yapamadılar. Evlerini yıkmak zorunda kaldılar. İzmir maalesef deprem bölgesi olarak görülmediği için şu anda sorunlarımız hala çözülemedi.”
Özkan, kendilerine verilen sözleri de hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“O dönem Başbakanımız Binali Yıldırım Bey ile yapmış olduğumuz görüşmelerde, rezerv alan diye tabir ettiğimiz bölgede fazlalık konutların orta hasarlılardan başlamak kaydıyla satış önceliği verilmesiyle ilgili anlaşmıştık. Fakat maalesef 3 yıldır bununla ilgili herhangi bir gelişme yok. Hala beklemedeyiz. Görüşme kanalları da kesildi” dedi.
“AYLIK 35 BİN LİRA CİVARI KİRA ÖDENİYOR”
Orta hasarlı evi olan depremzdelerin maddi ve manevi sorun yaşadığını belirten Özkan, şu ifadeleri kullandı:
“Orta hasarlı depremzedeler şu anda eski yapılarda 35 bin lira civarında kira veriyorlar. Yeni yapılan olursa eğer 50 bin lira ile 60 bin lira arasında kira ödemek zorunda kalıyorlar. Bu insanların konutlarına geri dönmesi için ödemiş oldukları krediler de var. Bunlar evlerini yaptırırken Dünya Bankası kredisi henüz gelmemişti. O kredi olmadığı için de yüksek faizli kredilerle evlerini yaptırmak zorunda kaldılar. Bu arada müteahhitlerle ilgili ekonomik durumdan dolayı inşaatların uzamasıyla ilgili meydana gelen sıkıntılar var. Bu sıkıntılardan dolayı şu anda hala orta hasarlılar evlerine kavuşmuş değiller.
“6 BİN 500 LİRALIK DESTEK AZ GELİYOR”
Biz biliyoruz ki rezerv alanda bin civarında boş konut var. Oradaki boş konutlar maalesef farklı birimlere lojman, öğrenci yurdu gibi konularla ilgili dağıtılmaya başlandı. Biz daha önce söylemiştik; orası İzmir depremzedesine ait. Orta hasarlılardan başlamak kaydıyla az hasarlılara kadar satış önceliği verilsin dedik. Biz sadece satış önceliği istedik. Şimdi de İzmir’de kentsel dönüşüme gitmek zorunda kalan binalarımız var. Bu binalarda oturan vatandaşlarımız Dünya Bankası kredisi ile emsali birleştirdikleri zaman şu anda bir ivme yakalamış durumdalar. O ivme sırasında kira desteği için devletimizin vermiş olduğu 6 bin 500 liralık destek maalesef az geliyor. 6 bin 500 liralık devlet yardımını devletimiz kira karşılığı olarak vermesin, boş konutları kendilerine versin. İnşaat bitene kadar paralarını almasınlar. Bu şekilde hem milli servet değerlendirilmiş olsun hem de vatandaşlara katkısı olmuş olsun istiyoruz.”
AKTOZAR: “EN MAĞDURLAR KENTSEL DÖNÜŞÜMCÜLER”
Kentsel dönüşüm için çabaladıklarını belirten depremzede Hasan Aktozar, “Bunun için çaba sarf ediyoruz, bunun gayreti içindeyiz. Bizim en önemli mağduriyetlerimizden bir tanesi zaten depremzede arkadaşlarımız ve kentsel dönüşümcü olan bizleriz. En azından bizlere yapılacak yardımlar ile mağduriyetimizin en aza indirmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
“MASRAFLAR ARTARAK GİDİYOR”
Rezerv alandaki boş konutların kendilerine kiraya verilmesini talep eden Aktozar, şöyle konuştu:
“Devlet ve ilgili bakanlık bizlere kira yardımı yapacak. Hiç kira yardımı yapmamak kaydıyla oturduğumuz süre boyunca oraları bize kiralayabilir, bize verebilir. Neticede bizler evimize geçtiğimiz zaman onlar zaten devletin evleri. Yine rezerv olarak devletin elinde kalır, bizden sonraki gelenlere kiraya verilmiş olur. Tabii ki çok büyük mağduriyetler yaşıyoruz. Kira vermezken bir anda kira vermeye başlayacağız. Bu sürecin ne kadar devam edeceğinin bilincinde değiliz. Kendimize en iyi müteahhitleri bulmaya çalışıyoruz ama bunun hiçbir garantisi yok. Saldım çayıra mevlam kayıra gider durumdayız. Taşınma masrafı olacak, emlakçı masrafı olacak gibi gibi masraflar artarak gidiyor. Kabaca söyleyecek olursak, müteahhite verilecek para artı kiraya yardımcı ceplerimizden 60-50 bin lira normal yaşamımızdan çıkacak vaziyettedir. Çünkü 30-35 bine zaten kira verilecek. Müteahhite de ayrı ki en iyi misal 20-25 bine vereceğimizi düşünürsek hesap meydanda.”
LÜLECE: “ORASI DEPREMZEDEYE AİT”
Deprem sonrasında Manisa’ya yerleşmek zorunda kalan ve evini yeniden inşa etmeye çalışan depremzede Gülben Erce Lülece, kendilerine verilen rezerv alan sözünü hatırlatarak, “Biz bir depremzedeyiz. Ben o zamandan sonra Manisa'ya taşınmak zorunda kaldım. Burada kiralar da uçtu zaten. Manisa'da ikamet ediyorum hala altıncı sene oldu. Çok mağduriyet yaşadık. Bize rezerv alanından hibe değil, bize verilen söz vardı. Binali Yıldırım vardı o zaman, O söz vermişti bize, rezerv alanından konutlar verilecek diye. Bunda biz hibe asla istemedik. Kendi ödememizle istedik. Onlar da gelmedi, onlar da yok. Rezerv alanında olanlar boş yerler, nerelere gitti, kimler gidiyor bilmiyorum. Orası depremzadeye ait” dedi.
“FAİZLER TEPEMİZİ GEÇİYOR”
Aylık kredi ve kira masraflarının 40 bini geçtiğini kaydeden Lülece, şu ifadeleri kullandı:
“Bu arada biz kredide yaptırmak için kredi çektik. Şu anda benim çekip de ödemeye çalıştığım 3,89 faizde. Her ay 20 bin lira ödüyorum ben. Bu gerçekten çok zor. İki emekli maaşı var. İki çocuk okuyor. Bizim altıncı sene oldu. Tamam apartman başladı, bitme aşamasında ama mağduruz. Rezerv alanında ev olmuş olsaydı en azından orada olurduk. Kredimiz düşük faizde olsaydı bu kadar zorlanmazdık. Hepsi burada bitmedi. İlk başta bu depremzedelere bir çare olmak lazımdı. Bize bir destek gerekiyordu. Bize verilen sözlerin tutulması lazımdı. En basitinden rezerv alanındaki evler... Orta hasarlılar gerçekten ortada kaldı. Hem kredi ödüyorsun hem kira ödüyorsun hem çocuk okutuyorsun. Kredi kartından çekiyorsun, kredine yatırıyorsun. Tabii bunlara faiz işliyor. Kartlara da faizler işliyor. Öbür tarafını düşünmüyorsun artık. Bu faizler buraya kadar geliyor, tepemizi de geçiyor. Nereye kadar geçecek, o tarafını hiç düşünemiyoruz. Borç alıyorsun, o borca verdiğin sözde durmak zorundasın. Aldığın borcu vermek için ekstra karttan çekiyorsun.
MAĞDUR ÇOK İNSAN VAR
Bunu yaşamayan anlamaz. Benim gibi apartmanımda olan kaç arkadaşım hepimiz, biz ortada kaldık. Aylık kira ve kredi masrafım 40-45 bin. Elektrik, su, telefon, onlara girmiyoruz. Biz, İzmir depremzedesi olarak, bize verilen, rezerv alanında orta asarlılara verilen, söz verdikleri evleri hibe istemiyoruz, kendi imkanlarımızla zaten ödeyeceğiz onları. Bize verdikleri sözleri tutsunlar, bize bunları versinler en kısa zamanda. Benim gibi çok mağdur insan var çünkü orta hasarlı olarak. Bir kez de bize verilen bu söz tutulsun. Kredi de tutulmadı, sıfır faiz de tutulmadı. Bari bunda tutulsun.”




