İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir tarımını kooperatifler aracılığıyla daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla başlatılan “Kooperatif Buluşmaları” kapsamında kentin kuzey bölgesindeki tarımsal kalkınma kooperatifleriyle bir araya geldi. Tugay, üretim planlamasından su tasarrufuna, markalaşmadan pazarlamaya uzanan kapsamlı bir yol haritası hazırlayacaklarını belirterek, “Günü kurtarmak için değil, geleceğimizi kurtarmak için çalışmalıyız. Doğruyu bilmek ve ona sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu” dedi.
Toplantı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen program çerçevesinde düzenlendi. Daha önce su ürünleri, sulama kooperatifleri ve Küçük Menderes Havzası’ndaki üreticilerle yapılan buluşmaların ardından, kuzey bölgesi tarımsal kalkınma kooperatifleriyle gerçekleştirilen toplantı, “Kooperatiflerle Büyüyen Dayanışma, Güçlenen Üretim” sloganıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. Moderatörlüğünü ise Yusuf Kurucu üstlendi.
PLANLI ÜRETİM VE MARKALAŞMA VURGUSU
Buluşmada tarımda planlamanın önemi öne çıktı. İzmir’in yüksek tarımsal potansiyele sahip olduğunu belirten Başkan Tugay, uzun süredir üretimin plansız ilerlediğini, bunun da hem ekonomik hem de yapısal sorunlara yol açtığını söyledi. İklim krizi ve ekonomik dalgalanmaların üretici üzerindeki baskısını hatırlatan Tugay, bu sürecin ortak akılla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını ifade eden Tugay, üretimin çoğu zaman anlık koşullara göre şekillendiğini ve bu nedenle bazı ürünlerin tarlada kaldığını dile getirdi. Öncelikle İzmir’in gıda ihtiyacının belirlenmesi gerektiğini kaydeden Tugay, “Hangi ürüne ihtiyaç varsa üretimi buna göre planlamalıyız. Kaliteli üretmeli, markalaşmalı ve pazarlamayı doğru kurgulamalıyız” dedi.

"SU TASARRUFU HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR"
Toplantının en önemli başlıklarından biri su kaynaklarının korunması oldu. İzmir’de temiz su kaynaklarının yaklaşık yüzde 78’inin tarım ve hayvancılıkta kullanıldığını hatırlatan Tugay, vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi gerektiğini söyledi. Damla sulama, akıllı sayaç ve toprak nem ölçer gibi modern uygulamaların yaygınlaştırılmasının zorunlu olduğunu belirten Tugay, artan kuraklık riskine karşı bugünden önlem alınması gerektiğini ifade etti.
Deniz suyunun arıtılmasının tarım için yüksek maliyetli olduğuna da dikkat çeken Tugay, üretim planlamasının mutlaka su varlığı, toprak yapısı ve iklim koşullarına göre yapılması gerektiğini söyledi. Doğru ürün seçimi kadar depolama, paketleme ve pazarlama süreçlerinin de planlı yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
"UZUN VADELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR MODEL"
Başkan Tugay konuşmasında, kamu kurumları ile üreticilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, kısa vadeli çözümler yerine kalıcı bir model oluşturulması çağrısında bulundu. “Tek taraflı fedakârlıklarla bu işler yürümüyor. Hep birlikte üretim planlamasını, markalaşmayı ve pazarlamayı güçlendirmeliyiz” dedi.
KURAKLIK UYARISI
Prof. Dr. Yusuf Kurucu ise iklim değişikliğinin etkilerinin giderek ağırlaştığını belirtti. İzmir’de yağışların kısa süreli ve yoğun gerçekleştiğini, bunun da erozyon riskini artırdığını söyleyen Kurucu, 2030 sonrasında daha şiddetli kurak dönemler yaşanabileceği uyarısında bulundu. Uzayan yaz mevsimlerinin su ihtiyacını artıracağını ifade eden Kurucu, üretim planlamasının gelecekteki iklim senaryolarına göre yapılması gerektiğini söyledi.
694 MİLYON LİRALIK DESTEK
Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelinde 289 kooperatif bulunduğunu açıkladı. Belediye olarak son 21 ayda kooperatiflere toplam 694 milyon liralık destek sağlandığını belirten Üngür, hayvan içme suyu göletlerinin hem üretim hem de olası yangınlara müdahale amacıyla planlandığını ifade etti.
Toplantı sonunda, üreticiyi güçlendirecek ve kırsal kalkınmayı sürdürülebilir kılacak kapsamlı bir eylem planının hazırlanacağı bildirildi.





