İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü kapsamında düzenlenen 9 Eylül Resepsiyonu’nda konuştu. Tugay, İzmir’in kurtuluşunda hayatını kaybeden kahramanları anarak, “Onların ödediği bedel, bugün bizim onurla taşıdığımız sorumluluktur. O sorumluluk bize İzmir'e nasıl bakmamız gerektiğini söylüyor. Uğruna canlar verilmiş bir kente iyi bakmak zorundayız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen 9 Eylül Resepsiyonu’na ev sahipliği yaptı. Tugay, konuşmasında İzmir’in kurtuluşunun yalnızca bir zafer günü olmadığını belirterek, 9 Eylül’ün aynı zamanda büyük bir minnet ve sorumluluk duygusu taşıdığını söyledi.

Hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın veda konuşması
Hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın veda konuşması
İçeriği Görüntüle

Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın ev sahipliğindeki resepsiyona Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral Zorlu Topaloğlu, milletvekilleri, büyükelçiler, konsoloslar, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, basın mensupları, bürokratlar ve çok sayıda davetli katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Konuşmasına Orhan Şaik Gökyay’ın dizeleriyle başlayan Tugay, İzmir’in kurtuluş tarihinin Hasan Tahsin, Albay Süleyman Fethi Bey, Yüzbaşı Şerafettin Bey ve Millî Mücadele’nin kahraman Mehmetçiklerinin fedakârlıklarıyla şekillendiğini söyledi.

Tugay, Hasan Tahsin’in İzmir’in işgaline karşı ilk kurşunu sıkarak şehrin işgale sessiz kalmayacağını tarihe yazdığını belirterek, Albay Süleyman Fethi Bey’in ise işgal kuvvetlerinin teslimiyet dayatmasını reddederek canı pahasına onurundan vazgeçmediğini ifade etti. İzmir’in kurtuluşu için hayatını kaybedenleri de anan Tugay, Büyük Taarruz’un ardından İzmir’e ulaşmak için ilerleyen Türk ordusunun büyük fedakârlıklar yaptığını söyledi.

"İZMİR O BEDELİ ÖDEDİ"

Tugay, “104 yıl sonra İzmir’de hâlâ onların bıraktığı iz var. O izlere baktığımızda görüyoruz ki özgürlüğün bir bedeli var. Ve İzmir o bedeli ödedi. Bu yüzdendir ki 9 Eylül, içinde büyük bir sevinç barındırdığı gibi büyük bir minnet duygusunu da barındırır. Kutladığımız zaferin ardındaki yarım kalan hayatları, geride bırakılan aileleri, toprağa verilen evlatları hatırlatır. 104 yıldır bu şehrin sokaklarında kurtuluşun ve kuruluşun sesleri yankılanıyor. Kordon'dan Konak'a, Kemeraltı'ndan Kadifekale'ye, Halkapınar'a, İzmir'in dağlarına kadar aynı tarih bizimle birlikte yürüyor. Bu şehir Hasan Tahsin'in cesaretini, Süleyman Fethi Beyin onurunu, şehitlerimizin hatırasını, kahraman ordumuzun zaferini taşıyor. Bugün İzmir'in özgürlüğüne neden böylesine tutkuyla bağlı olduğunu anlamak isteyen bu tarihe bakmalıdır. Biz özgürlüğün bedelini biliyoruz. Cumhuriyetin kıymetini biliyoruz. Atatürk'ün bu ülkeye bıraktığı mirasın büyüklüğünü ve değerini biliyoruz. Yüz dört yıldır bütün bunları onurla taşıyoruz” dedi.

"İZMİR İÇİN ÇALIŞACAĞIZ"

“Böylesine büyük bir tarihi mirasın mirasçısı olmak insana yalnızca gurur vermiyor. Omuzlarına sorumluluk da yüklüyor” diyen Tugay konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Onların ödediği bedel, bugün bizim onurla taşıdığımız sorumluluktur. O sorumluluk bize İzmir'e nasıl bakmamız gerektiğini söylüyor. Uğruna canlar verilmiş bir kente iyi bakmak zorundayız. Özgürlüğüne kavuşması için büyük bedeller ödenmiş bu şehrin çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak zorundayız. Cumhuriyetin kuruluşunu canlı yaşamış bir şehirde akla, bilime, eğitime ve kültüre daha sıkı sarılmak zorundayız. Atatürk sevgisini böylesine güçlü taşıyan bir şehirde, gösterdiği hedeflere ulaşmak için daha çok çalışmak zorundayız. Yapacağız, daha çok çalışacağız. Her gün bir önceki günden daha da çok çalışacağız. İzmir'in çocuklarının iyi eğitim alması için çalışacağız. Gençlerimizin kendi şehirlerinde hayal kurması, üretmesi ve geleceğini burada inşa etmesi için çalışacağız. Kadınların özgür ve güçlü olduğu, emeğin karşılığını bulduğu, hiçbir hemşehrimizin kendisini yalnız hissetmediği bir İzmir için çalışacağız. Körfezimize, denizimize iyi bakacağız.

"ŞİMDİ ÇALIŞMA VE BAŞARMA SIRASI BİZDE"

Doğamızı koruyacağız. Tarihimize sahip çıkacağız. Kültürümüzü büyüteceğiz. Bu şehrin refahını artıracak ve İzmir'in imkânlarını bütün hemşehrilerimiz için çoğaltacağız. Bağlılığımızı çalışarak göstereceğiz. Cumhuriyet'e bağlılığımızı onun değerlerini hayatın içinde yaşayarak göstereceğiz. İzmir'e sevgimizi bu şehri her gün biraz daha ileriye taşıyarak göstereceğiz. Yarın İzmir'in kurtuluşunun 104. yılını kutluyoruz. Başımız dik olacak, bayraklarımız gökyüzünde olacak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adı yine bu şehrin meydanlarında yankılanacak ve o büyük coşkunun içinde nereden geldiğimizi hiç unutmayacağız. Yüz dört yıl önce onlar kendi sorumluluklarını yerine getirdiler. Kimi direndi, kimi savaştı, kimi yaralandı, kimi bu topraklarda canını verdi. Şimdi çalışma ve başarma sırası bizde.

Cumhuriyete sahip çıkacağız. İzmir'in özgür ruhuna sahip çıkacağız. Çocuklarımıza gurur duyacakları bir şehir bırakacağız. Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi saygı, rahmet ve sonsuz minnetle anıyorum. İzmirimiz’in, tüm İzmirlilerin ama aslında kurtuluşuyla bu ülkenin bağımsızlık ateşinin yandığı güzel ülkemin, Türkiyemiz’in kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun.”