"İran Üçüncü Dünya'da gördüğüm 27. devrim. Toz, duman ve gürültü arasında krallar değişir, hükümetler düşer ve yeni kadrolar onların yerini alır. Ancak değişmez, yıkılmaz ve -bilin ki korkarak söylüyorum- ölümsüz olan tek şey vardır: Çaresizlik."
Asya, Latin Amerika ve Afrika'da 40 yıldan fazla süreyle muhabir olarak bulunan Polonyalı gazeteci yazar Ryszard Kapuściński, 1979'da bulunduğu İran'da tanık olduğu devrimi bir sözcükle özetliyordu: Çaresizlik...
Kapuściński'nin kullandığı "Üçüncü Dünya" kavramı 1952 yılında, Fransız tarihçi Alfred Sauvy tarafından ortaya atıldı.
Sauvy, Fransız Devrimi öncesi Fransa'daki ruhban sınıfı, asiller ve köylülerden oluşan üçlü yapıya atıf yapıyordu.
"Üç dünya modeli" ise bundan fazlasıydı:
Birinci dünya: ABD ve müttefiklerinden oluşan Batı Bloku, İkinci dünya ise Sovyetler Birliği, Çin ve müttefiklerinden oluşan Doğu Bloku ülkeleriydi.
Sovyetler Birliği'nin çözülüşünden sonra "ikinci dünya" ortadan kalktı ama az gelişmiş ülkeler hala "üçüncü dünya"olarak adlandırılmaya devam ediyor: Dünyanın kenar mahalleleri ve o mahallenin "çulsuz" insanları...
* * *
Kapuściński'nin "bilin ki korkarak söylüyorum" paranteziyle aktardığı "çaresizlik" hissini uzunca bir süredir hissediyoruz:
- 2001 yılında ABD Başkanı George W. Bush, "terörle mücadele" bahanesiyle Afganistan'ı işgal etti. İşgal 20 yıl sürdü, 172 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.
- 2003 yılında Bush, "demokrasi" palavralarıyla Irak'ı işgal etti: İşgale dalga geçer gibi "Irak'a Özgürlük Operasyonu" adı verildi. İşgal nedeniyle doğrudan ve dolaylı can kaybının bir milyonu aştığı ileri sürüldü.
- 2010 yılından başlayan ve 1968 Prag Baharı'na gönderme yaparak adına "Arap Baharı" denilen fesâd, Tunus’ta Muhammed Buazizi’nin kendini yakmasıyla başladı. “Bahar” umut, yenilenme ve özgürlük demekti ama bu "bahar"ölüm ve kıyım getirdi: Yalnızca Suriye’deki çatışmalarda 500 bin insanın hayatını kaybettiği iddia ediliyor.
- 8 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde ölenlerin sayısının 70 bin'e ulaştığı belirtilen açıklamada, bunların 20 binden fazlasının çocuk olduğu kaydediliyor.
* * *
Dün, İran'ın Minab kentinde, Devrim Muhafızları üssüne 600 metre mesafede bulunan Şecere Tayyibe Kız Okulu ABD ve İsrail saldırısında füzelerle vuruldu. 153 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Bu kayıplardan 100'den fazlasının okulda okuyan öğrenciler olduğu söyleniyor.
Kanla yıkanmış bir okul çantasının fotoğrafı kaldı geriye...
Kim bilir sabah hangi hayallerle doldurmuştu o çantayı.
Üçüncü dünyanın bir kenar mahallesinde yaşamanın değersizliğini, sınıf arkadaşlarıyla birlikte ödetti onlara modern dünya.
Sokaklar kanla, iftar sofraları gözyaşıyla doldu İran'da...
İşte çaresizlik...
Evet, toz, duman ve gürültüler arasında şahlar, krallar, hükümetler düşer ve yenileri onların yerini alır ama o kana bulanmış sokakların, o çocukların hesabı kalır...
Sinan Acıoğlu
babaocagi.com.tr