TBMM Genel Kurulu'nda, İYİ Parti'nin yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması, uzun tutukluluk uygulamaları ve yargı sistemindeki sorunların araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önerisi görüşüldü. İYİ Parti adına Lütfü Türkkan, tutuklamanın fiili cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savunurken, CHP adına Gülizar Biçer Karaca da Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın gözaltına alınmasına tepki göstererek, uzun yargılama süreleri ve iddianamesiz tutuklulukların hukuk devleti ilkesini zedelediğini belirtti.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Genel Kurul'da, İYİ Parti Grubu'nun, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ve 20 milletvekilinin imzasını taşıyan, Türkiye'de yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması, uzun tutukluluk uygulamaları, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına konu olan hak ihlalleri ile yargı sistemindeki sorunların hukuk devleti üzerindeki etkilerinin araştırılmasına ilişkin Meclis araştırması önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
"GECİKEN ADALET, GECİKEN HAYAT DEMEK"
Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, adaletin gecikmesinin yalnızca dosyaların beklemesi anlamına gelmediğini belirterek, "Geciken adalet, geciken hayat demek, geciken umut demek, geciken özgürlük demek" dedi.
Geçen hafta kabul edilen yargı paketindeki, duruşmalar arasındaki sürenin en fazla üç ay olmasına ilişkin düzenlemeyi desteklediklerini ifade eden Türkkan, bunun yeterli olmadığını söyledi. Masumiyet karinesinin yalnızca Anayasada yer alan bir ilke değil, devletin vatandaşına verdiği en temel güvence olduğunu belirten Türkkan, "Bugün tutuklama, hukukun öngördüğü istisnai bir koruma tedbiri olmaktan çıktı, fiili bir cezalandırma yöntemine dönüştü" diye konuştu.
Uzun tutukluluk uygulamalarını eleştiren Türkkan, bazı kişilerin aldıkları cezadan daha uzun süre tutuklu kaldığını savunarak, "Mahkeme kararını beklerken ömründen yıllar çalınan bir insana 'Kusura bakma, cezan zaten içeride geçirdiğin süreden daha azmış' dediğiniz zaman bunu yazacak bir hukuk kitabı bulamazsınız" ifadelerini kullandı.
"ZİNDANA ATILIP, UNUTULMAKTAN KORKAR HALE GELDİ İNSANLAR"
Türkkan, konuşmasının sonunda Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın gözaltına alınmasına değinerek, sabah erken saatlerde evinden alınmasını ve görüntülerinin basına servis edilmesini eleştirdi. Tutuklamaların siyasi saiklerle yapıldığını savunan Türkkan, "Yargının yavaş işlemesinden değil, zindana atılıp unutulmaktan korkar hale geldi insanlar" ifadelerini kullandı.
KARACA: TUTUKLULUK CEZALANDIRMA YÖNTEMİNE DÖNÜŞTÜ
CHP Grubu adına konuşan Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi başvurularının önemli bölümünün makul sürede yargılanma hakkının ihlaline ilişkin olduğunu söyledi.
Uzun tutukluluk uygulamalarının yargı sisteminin temel sorunlarından biri olduğunu belirten Karaca, "İddianameler hazırlanmadan geçen süreçte tutukluluk, bir koruma tedbiri olmaktan çıkıp cezai yaptırıma dönüşmektedir" dedi.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın gözaltına alınmasını eleştiren Karaca, "Sinem Dedetaş'ı sabahın altısında evinden alıp götürüyorsunuz. Üsküdar halkının kaynaklarını yandaş vakıflara aktarmanıza izin vermediği için bugün bu muameleyle karşı karşıya bırakılıyor" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı verilerine göre soruşturma ve yargılama süreçlerinin uzun sürdüğünü belirten Karaca, cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma süresinin ortalama 155 gün, ilk derece ceza mahkemelerinde 248 gün, istinafta 245 gün, Yargıtay'da 628 gün sürdüğünü; bireysel başvurularla birlikte adalete erişim süresinin 2 bin 360 güne ulaştığını söyledi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin önceki dönem belediye başkanının bir yılı aşkın süredir iddianame hazırlanmadan tutuklu bulunduğunu savunan Karaca, "Suçunu dahi bilmeden bir yılı aşkın süredir tutuklu. Bunun gibi birçok belediye başkanımız ve yurttaşımız aynı muameleyle karşı karşıya" dedi.
Karaca, "Koca koca adliye sarayları var ama içinde adalet yoksa hukuk devletinden söz edemezsiniz. Hukuk devleti varsa ekonomi de toplumsal sorunlar da çözülebilir" ifadelerini kullandı.
ÜNVER: TÜRKİYE AİHM'DE EN ÇOK DERDEST HAK İLHALİ DOSYASI BULUNAN ÜLKE
YENİ Parti Grubu adına konuşan Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver ise Türkiye'de yargının bağımsız ve tarafsız olmamasının yanı sıra iş yükünün fazlalığının vatandaşın adaletsiz bir yönetime maruz kalmasına yol açtığını savundu. Türkiye'de adli yargıda hâkim başına 454 dosya düştüğünü, savcılıklarda bir dosyanın görülme süresinin ise 393 gün olduğunu belirten Ünver, uzun yargılama sürelerinin lekelenmeme hakkını da ihlal ettiğini söyledi.
"Geciken adalet, adalet değildir. Türkiye'de adalet gecikmektedir; öyleyse adalet yoktur" diyen Ünver, devletin hukuk devleti niteliğini yitirdiğini öne sürdü. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını savunan Ünver, kamuoyunda yakından takip edilen bazı davalarda verilen hak ihlali kararlarına uyulmamasının hukuk devleti ilkesini zedelediğini ileri sürdü.
Ünver, Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını düzenleyen 153'üncü maddenin fiilen uygulanmadığını iddia ederek, "Bu sebeple 18 bin 450 başvuruyla Türkiye, AİHM'de hakkında en çok derdest hak ihlali dosyası bulunan ülkedir. Bugün Türkiye'de hukuki güvenlik ilkesinin üç unsuru olan öngörülebilirlik, istikrar ve geriye yürümezlik esasları geçerli değildir" ifadelerini kullandı.
İYİ Parti'nin Meclis araştırması önerisi, yapılan görüşmelerin ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.




