TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Başkanvekili Adan, yürütmenin son dönemde meydana gelen gelişmeler hakkında İç Tüzük gereğince gündem dışı söz talebi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın gündem dışı konuşma yapacağını söyledi.
Bu kapsamda Cevdet Yılmaz, Genel Kurul’da milletvekillerine sunum yaptı. Yılmaz’ın sunumunun ardından grubu bulunan siyasi parti grupları yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, yaşanan olayın üç ayağı ve bir “yancısı” olduğunu belirterek, “Birinci ayağı bürokrasi. Sizin atadığınız, hiçbir ehliyeti, liyakati olmadan sadakati ve hırsızlığı nedeniyle atadığınız bürokratlar var bu işin içinde. İkincisi siyaset var. Bir kısım AK Parti elitleri... Diğeri ne? Özel sektör... Yancısı kim? Yancısı kara para. Mafya boyutu var işin” dedi.
“MEHMET ŞİMŞEK DEDİĞİ VAKİT GİDİLSEYDİ KAYIP 822 MİLYAR TL DEĞİL ÜÇTE BİRİ OLACAKTI”
Sürecin daha önce gündeme geldiğini ancak zamanında müdahale edilmediğini savunan Usta, “Mehmet Şimşek dediği vakit bu işin üzerine gidilmiş olsaydı, o gün bu tarz tedbirler yapılsaydı 822 milyar lira değil onun üçte biri kadar bir kayıpla iş çözülecekti. Mesele mevzuat meselesi değildir” ifadelerini kullandı.
Denetleyici kurumları da eleştiren Usta, düzenleyici ve denetleyici otoritelerin İngilizcede “watchdog”, yani “bekçi köpeği” olarak adlandırıldığını belirterek, “Şimdi siz bir tane havlayan veya sesini çıkartan düzenleyici denetleyici otorite gördünüz mü? Görmediniz. Çünkü hırsız tanıdık, hırsız içeride” diye konuştu.
“17 MART’TA TAHVİL İHRAÇ ETTİLER, 22 MİLYAR LİRA BORÇLANMAYA İZİN VERİLDİ”
Tahvil ihraçları ve ödenemeyen borç miktarlarına dikkat çeken Usta, Tera Yatırım Bankası’nın tahvil ihracına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tera Yatırım Bankası, tahvil ihraç ediyor. Tahvil ihracı nedir? Milletten para toplamaktır. Tera Yatırım Bankası ne zaman tahvil ihraç ediyor? 17 Mart'ta tahvil ihraç ediyor. Tera Yatırım Bankası ile ilgili şaibeler ayyuka çıktığı bir dönemde 22 milyar lira borçlanmasına SPK izin veriyor. Siz de devleti yönetiyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Milletin şimdi 5 Ekim'de ödeme günü vardı. 5 milyarı faizle 6 milyardı, ödeyemedi. 17 milyar daha anapara ödemesi var. Onu da ödeyemeyecek. Milletin parası o şekilde orada batmış olacak.”
Usta, fon krizinde adı geçen Pusula Holding’in yönetim kurulu başkanı Serdar Turhan’a ilişkin de eleştirilerde bulunarak, “Bugün konuştuğumuz hırsız olduğu tescillenen Pusula Holding'in yönetim kurulu başkanı kim? Serdar Turhan. Ya siz Serdar Turhan'la 14 Mart 2026'da fotoğraf veriyorsunuz. Devlet protokolüne davet etmişsiniz. Beraber açılış yapıyorsunuz” dedi.
Emre Tezmen’e ilişkin de soru yönelten Usta, “Emre Tezmen kim? Emre Tezmen'i kim Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi yaptı? Finansal sistemin kozmik odası. Bugün tutukladığınız, hırsız ve soyguncu dediğiniz kişiyi Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi kim yaptı?” diye konuştu.
Usta, bu noktada Erdin Özel’in de adını anarak, “Yine Erdin Özel. Erdin Özel Tera Portföy'ün yönetim kurulu başkanı. Kimin akrabası? Çok yukarılarda kimin akrabası? Kimin akrabası olduğunu bize söylemek durumundasınız” ifadelerini kullandı.
“20 MİLYAR DOLARIN NERESİ SINIRLI ALAN? 455 BİN TEKİL YATIRIMCI VAR”
Krizin boyutunun küçümsenmeye çalışıldığını savunan Usta, yaşananların sınırlı bir alanda olmadığını söyledi.
Usta, “Şimdi işte söylüyorlar. ‘Efendim çok sınırlı bir alanda olacak’. Hiç öyle bir şey değil. 20 milyar doların neresi sınırlı alan? Çok ciddi bir riskle karşı karşıyayız. 455 bin tekil yatırımcı var. 6 milyon 500 bin borç yatırımcısı var” dedi.
Usta, sürece ilişkin siyasi yaklaşımı da eleştirerek, “İkincisi, ‘dış saldırı var’. Üçüncüsü, ‘soru soranı suçla’. Dördüncüsü, ‘muhalefete yüklen’. Beşincisi de ‘Sonuna kadar da gideceğiz’ diyeceksiniz” ifadelerini kullandı.
Hayati Yazıcı’nın oğluyla ilgili meseleye de değinen Usta, “Hayati Yazıcı'nın oğluyla ilgili meselede niye yarım saat içerisinde tedbir kararını kaldırdınız?” diye sordu.
Ömer Çelik ile ilgili iddiaların da bulunduğunu belirten Usta, “Ömer Çelik'le ilgili iddialar var. Ömer Çelik ve Osman Arıkan Nacar, onun abisi Halil Nacar, biliyorsunuz Halil Nacar yönetiyor, belediye başkan adayınızdı sizin. Bu Ömer Çelik - Osman Arıkan Nacar ilişkisinin açıklanmaya ihtiyacı vardır” dedi.
Usta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu meselenin hem siyasi hem idari açıdan birinci derecede sorumlusu olduğunu savundu.
“TBMM’DE EŞİT SAYIDA ÜYEYLE KOMİSYON KURULMALIDIR”
Usta, “Yanarsam yakarım” şeklindeki tehditlere dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a çağrıda bulundu.
Usta, “Biz Sayın Cumhurbaşkanı'na ve bu kurula, Sayın Yılmaz, sizden de istirhamımız, bu tehditlere boyun eğmeyin. Kim yanacaksa yansın. Bu milletin malını kim soyduysa, bu devletin kurumlarını kim çürüttüyse, bu yolsuzluğu, hırsızlığı kim yaptıysa yansın” dedi.
TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmasının son derece önemli olduğunu belirten Usta, komisyonun çoğunluk esasına göre oluşturulmaması gerektiğini söyledi.
Usta, “Meclis'te komisyon kurulması son derece önemlidir. Kurulacak komisyonun da öyle çoğunluğa göre filan değil, grubu bulunan partilerden ortak eşit sayıda üye ile yapılması gerekir” ifadelerini kullandı.
Yaşanan durumun bulaşma ve yayılma riskinin yüksek olduğunu savunan Usta, “Bunun bulaşma riski, yayılma riski son derece fazladır” dedi.
MSCI’ın ülke kategorisine ilişkin olası değerlendirmelerine de değinen Usta, “Eğer bu işin üzerine doğru gidilmezse, MSCI'ın bizim kategorimizi düşürerek gelişmekte olan ülke kategorisi aşağı düşürülmesi durumunda bu bulaşma riskinin, yayılma riskinin çok net bir şekilde ortaya çıktığını göreceksiniz” diye konuştu.
Usta, Cevdet Yılmaz’a da çağrıda bulunarak, “Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bir bakın bakalım son 2 yılda düzenleyici denetleyici otoritelerin içerisini boşaltmak için getirdiğiniz kanun tekliflerine ve yasalaştırdığınız kanunlara bir bakın” dedi.
DALGIN: “MÜNFERİT BİR HADİSE DEĞİL, 17 MİLYAR DOLAR BUHARLAŞTI”
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın da Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, karşı karşıya olunan tablonun teknik veya mali bir muhasebe hadisesi olmadığını belirterek kamu gözetiminde örgütlü bir suçla karşı karşıya bulunulduğunu söyledi.
Yaşanan olayın büyüklüğüne ve parasal hacmine dikkat çeken Dalgın, milyarlarca dolarlık paranın söz konusu olduğunu belirtti.
Dalgın, “Milyar dolarlar havada uçuşuyor. 1 milyar lira dediğimiz paranın günde 1 milyon lira mevduat faizi var. Bizim orta direk vatandaşımız iki anahtara hasretken bir ev, bir araba almayı artık hedef olmaktan çıkarmışken 1 milyar lirayla 125 tane İstanbul'da daire alınıyor” dedi.
1 milyar doların büyüklüğünü de örnekle anlatan Dalgın, “1 milyar dolar dediğiniz şey, ayda 100 bin lira kazanan 1000 kişinin 40 yıl boyunca bütün kariyeri boyunca aldığı ücret demek” ifadelerini kullandı.
Buharlaştığı belirtilen 17 milyar doların büyüklüğüne de dikkat çeken Dalgın, bunun yaklaşık 300 bin sosyal konut yapımına karşılık geldiğini ve 1,5 milyondan fazla insanın asgari ücretle çalıştırılabileceğini söyledi.
Dalgın ayrıca, bu miktarla her evlada dört yıl boyunca ücretsiz bir öğün sıcak yemek verilebileceğini ifade etti.
“MSCI İKAZ ETTİ, TASFİYEDEN BİR GÜN ÖNCE 227 MİLYAR TL ÇEKİLDİ”
Dalgın, Hazine ve Maliye Bakanı’nın bir yıl önce fonlarda manipülasyonun bilindiğine ilişkin açıklama yaptığını belirterek, buna rağmen gerekli adımların atılmadığını savundu.
Dalgın, “Hazine ve Maliye Bakanı bundan bir sene önce 4 Kasım 2025'te ‘fonlarda manipülasyonu biliyoruz’ dedi. Hiçbir şey yapmadı. Bu iş ne zamana kadar seyredildi? 10 ay boyunca seyredildi. Ta ki MSCI yabancılar bu işe ‘dur’ diyene kadar” dedi.
Tasfiye kararından bir gün önce 650 hesabın 227 milyar lira çektiğini öne süren Dalgın, “Tasfiye kararından bir gün önce 650 hesap, 227 milyar lira aldı, çekti, gitti. Hesap başı 400 milyon liradan bahsediyoruz. Bu 650 hesabın kim olduğunu da tabii ki merak ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Dalgın, bilinmeyen bir hissenin 2,2 milyar liraya satılması üzerinden de soru yönelterek, “Hiç bilinmeyen bir hisse ile 2.2 milyar liraya satarken millete satabiliyor musunuz satamıyor musunuz meselesi” dedi.
İktidar partisinin geçen haftaya kadar Genel Başkan Yardımcısı olduğunu belirttiği bir kişinin beş ayda parasını 16 katına çıkardığını savunan Dalgın, Warren Buffett’ın dünyanın en büyük yatırımcılarından biri olarak aynı getiriyi elde etmek için 14 yıl uğraşmak zorunda kaldığını söyledi.
“ÇÖZÜM İÇİN 5 MADDELİK HAREKAT PLANI”
Dalgın, çözüm için beş maddelik bir plan önerdi.
“Yetki bugün sizde. Bu yetki bizde olsaydı biz 5 maddelik bir harekat planı işletirdik” diyen Dalgın, ilk olarak uyarılara kulak tıkayan ve “direksiyonda uyuyan” kişilerin görevden uzaklaştırılması gerektiğini belirtti.
Dalgın, “Birincisi uyarılara kulak tıkayan, direksiyonda uyuyan insanlar, arabayı duvara vuranlar o arabayı tekrar süremezler” dedi.
İkinci madde olarak TBMM’nin göreve çağrılması gerektiğini belirten Dalgın, mali, adli ve siyasi yönlerin araştırılması için grubu bulunan her partiden eşit sayıda üyeden oluşan bir komisyon kurulmasını önerdi.
Üçüncü maddede verilerin hızlı şekilde açıklanmasını isteyen Dalgın, dördüncü olarak temel prensipler ve yol haritasının açıklanması gerektiğini söyledi.
Dalgın, “Getirinin bireysel, riskin kamusal olmayacağını açıklardık” dedi.
Beşinci ve son maddede ise böyle bir durumun yeniden yaşanmaması için tüm paydaşlarla bir araya gelinerek bir yol haritası oluşturulması gerektiğini belirtti.





