İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta, Borsa İstanbul'da yaşanan gelişmelere ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Usta, "'Piyasada manipülasyon var, biliyoruz' dedi. Sorunu biliyordunuz ama önlem almak için tam 10 ay beklediniz. Yangın bacayı sardıktan sonra düzenleme yaptınız, yüz binlerce yatırımcı mağdur oldu. Madem sorun belliydi, 10 ay neyi beklediniz" diye sordu.
İYİ Parti Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Borsa İstanbul'da yaşanan gelişmelerle ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
"DEVLETİN 10-11 AY SÜRESİNCE BU FONLARIN İŞLEMLERİNE ADETA GÖZ YUMDUĞU ORTAYA ÇIKMAKTADIR"
İYİ Partili Usta, "Fonlarla ilgili iddialar daha önceye dayansa da Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklama yaptığı Kasım 2025 tarihi baz alınırsa, devletin 10-11 ay süresince bu fonların işlemlerine adeta göz yumduğu ortaya çıkmaktadır. Yetkili kurumların bu konuları gereği gibi araştırmadığı ya da yetkili kurumların alacağı tedbirlerin siyasi nedenlerle geciktirildiği/bekletildiği iddiaları söz konusudur" diyerek Bakan Şimşek'e şu soruları yönetti:
"HİSSESİNİ YOĞUN OLARAK ALDIKLARI ŞİRKETLERDE HANGİ SİYASİLERİN BAĞLANTILARI SÖZ KONUSU"
"Kasım 2025'te Bakan’ın açıklamalarının ardından neden gerekli düzenlemelerin yapılması için 10 ay beklenmiştir? Yetkili kamu kurumları görevlerini mi yerine getirmemiştir yoksa alınması gereken tedbirler siyasi nedenlerle mi bekletilmiştir? Söz konusu fonların yönetiminde, ortaklığında, hissesini yoğun olarak aldıkları şirketlerde hangi siyasilerin bağlantıları söz konusudur, bunlar hakkında bir açıklama yapılacak mıdır? Son bir yıldır bu fonları elinde tutan siyasi ve kamudaki üst düzey yöneticiler kimlerdir? Bunların tespit edilip açıklanmaması durumunda manipülasyonla gerçekten mücadele edilmiş, sonuç alınmış olma ihtimali var mıdır? Gerek Fonların tasfiyesi gerekse BİST’teki düşüş nedeniyle ne kadarlık bir kamu zararı oluşmuştur? Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. Maddesine göre yapay fiyat oluşumu suç teşkil etmektedir. Bu suçu işleyenler hakkında bir suç duyurusu neden yapılmamıştır, yapılacak mıdır?
"KÜÇÜK YATIRIMCININ ZARARI KİM TARAFINDAN KARŞILANACAKTIR"
Krizin bu denli büyük olması, kamu ayağında ihmaller olduğuna işaret etmektedir. SPK başta olmak üzere, yetkili kurumlarda ihmali bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacak mıdır? Bu fonların TEFAS'a açılmasına izin veren, şaibeli şirketlerin halka arzına onay veren SPK başta olmak üzere yetkili kurumların yöneticileri hakkında idari işlem başlatılacak mıdır? SPK tarafından 18 Eylül’de yapılan duyuruda 'Bu süreçte, Mayıs 2026 tarihinde Kurulumuz Başkanlığında yaşanan değişimden sonra, çalışmaları devam etmekte olan Rehber Taslağının hazırlıkları aralıksız sürmüştür' şeklinde bir ifade yer almaktadır. SPK bunu neden vurgulama gereği hissetmiştir? Önceki yönetimde çalışmalara karşı bir direnç olduğu mu ima edilmektedir? Bu fon yöneticileri ve portföy yönetim şirketi sahiplerinden bankacılık sisteminde sahipliği bulunan ya da yöneticilik yapan kişiler var mıdır? Bu bankaların izinleri kim tarafından, hangi tarihlerde verilmiştir? Bu fon yöneticileri ve portföy yönetim şirketi sahipleri içinde finansal piyasalarda ya da bankacılık alanında aktif görev almaya devam eden kişiler var mıdır? Varsa bu uygulamaya son verilmesi düşünülmekte midir? Özellikle bu düzenlemelerin yapılması için 10 ay beklendiği göz önünde bulundurulursa burada kamunun yatırımcıya karşı bir sorumluluğu doğduğu aşikardır, bu doğrultuda küçük yatırımcıların zararı kim tarafından karşılanacaktır?
"BU KRİZ NEDENİYLE PİYASAYA MÜDAHALE EDİLMİŞ MİDİR"
SPK tarafından yayımlanan tasfiye tebliğinin yatırımcıya zarar verebilecek şekilde düzenlendiğine ilişkin eleştiriler mevcuttur. Fon varlıklarının 3 ayda satılacağı düşünülürse fon değerinin sıfırlanabilecek ve özellikle küçük yatırımcı çok mağdur olacaktır. Öncelikle anaparanın adil bir şekilde geri ödendiği, suçlulardan tahsil edilecek tutarlarla birlikte getirinin sonrasında hesaba katıldığı, bir çözüm daha adil olmaz mıydı? Katılımevim ve Birevim'in Emlak Katılım tarafından satın alınacağı haberleri basına yansımıştır. Burada oluşacağı tahmin edilen kamu zararı hesaplanmış mıdır? Bu kamu zararı kimden tahsil edilecektir? Kamunun üstüne mi yıkılacaktır? Bu kriz nedeniyle TCMB, kamu bankaları ve Varlık Fonu vb. kurumlar aracılığıyla piyasaya müdahale edilmiş midir? Edildiyse bu müdahalenin büyüklüğü ve oluşan kamu zararı şeffaf bir şekilde açıklanacak mıdır? Bu tür olayların yatırımcıların üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulmuştur? Türkiye’de özellikle hanehalkının birikimini altın olarak değerlendirdiği konusunda en yetkili makamlardan serzenişler gelirken hanehalkının bu eğilimini değiştirebilmek için finansal piyasalarda bu tür manipülasyonları ve spekülasyonları tamamen bitirmek için gereken tüm adımların hızlı şekilde alınması gerekmez miydi?"



