Güncel

İYİ Partili Olgun: Çerçeve yasa adı konulmamış bir af ve siyasi vesayet düzenlemesidir!

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, çerçeve yasa teklifinin yasama ve yargı yetkilerini zedelediğini savunarak, teklifin "adı konulmamış bir siyasi vesayet ve af kanunu" niteliği taşıdığını söyledi.

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Terör örgütünün silah bırakmasına ve ülkede kalıcı huzurun sağlanmasına karşı olmadıklarını belirten Olgun, tartışılan konunun barış değil, hukuk devleti ilkelerini zedelediğini öne sürdüğü yasa teklifi olduğunu ifade etti.

"GERÇEK SİLAHSIZLANMA YOK"

Teklifi ayrıntılı şekilde incelediklerini söyleyen Olgun, "Bu teklif adı konulmamış bir siyasi vesayet ve af kanunudur" dedi.

PKK'nın yalnızca fesih açıklaması yapmasının yeterli olmadığını savunan Olgun, örgütün tüm yapılanmaları, finans kaynakları ve propaganda ağları tamamen tasfiye edilmeden sürecin gerçek bir silahsızlanma olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Olgun, bağımsız ve denetlenebilir bir doğrulama mekanizmasının bulunmadığını belirterek, sınırlı sayıdaki silahın imha edilmesini örgütün tamamen tasfiye edildiği şeklinde sunmanın doğru olmadığını dile getirdi.

1928 YASASINI HATIRLATTI

Bazı çevrelerin 1928 yılında çıkarılan 1239 sayılı Kanun'u örnek göstermesini eleştiren Olgun, söz konusu düzenlemenin isyan tamamen bastırıldıktan ve devlet otoritesi yeniden sağlandıktan sonra yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Olgun, "1239 sayılı Kanun bir müzakerenin değil, devlet otoritesinin tesis edilmesinin sonucuydu. Türkiye Cumhuriyeti bir terör örgütünün kendi takvimine göre hukuk oluşturamaz" dedi.

"ARKA KAPIDAN GİRİLEN BİR AF"

Teklifte yer alan "Bu bir af değildir" ifadesini de eleştiren Olgun, düzenlemenin fiili sonuçları itibarıyla af niteliği taşıdığını savundu.

Kesinleşmiş mahkûmiyetlerin belirli süre sonunda ortadan kalkmasının Anayasa'daki af düzenlemesini dolanmak anlamına geldiğini ileri süren Olgun, bunun "arka kapıdan getirilen bir af" olduğunu söyledi.

"YASAMA YETKİSİ MGK'YA DEVREDİLİYOR"

Olgun, teklifin yasama yetkisinin fiilen Milli Güvenlik Kurulu'nun takdirine bırakıldığını öne sürerek bunun Anayasa'nın yasama yetkisine ilişkin hükümleriyle bağdaşmadığını ifade etti.

Kanunun ne zaman uygulanacağının MGK kararına bağlandığını belirten Olgun, bunun Meclis'in yetkisini zayıflattığını savundu.

"YARGIYA TALİMAT VERİLİYOR"

Teklifte yer alan bazı maddelerin istinaf ve temyiz mahkemelerine doğrudan yönlendirme içerdiğini öne süren Olgun, bunun yargı bağımsızlığına aykırı olduğunu söyledi.

Teklifte soruşturma ve kovuşturmaların uzun süre ertelenmesinin mağdurların adalet beklentisini geciktireceğini savunan Olgun, şehit aileleri ve gazilerin haklarının da göz ardı edildiğini dile getirdi.

"TBMM DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulacak kurulun geniş yetkilerle donatıldığını belirten Olgun, TBMM'nin ise yalnızca bilgilendirilen bir konuma düşürüldüğünü savundu.

Teklifte süreçte görev alan kamu görevlilerine hukuki sorumsuzluk getirildiğini de öne süren Olgun, bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.

"ANAYASAL DÜZENİ PARÇALAYAN BİR METİN"

Olgun, teklifin yasama yetkisini devreden, yargıya müdahale eden, mağdurların haklarını göz ardı eden ve eşitlik ilkesini ihlal eden hükümler içerdiğini savunarak, "Bunun adı toplumsal bütünleşme değil, anayasal düzenin parçalanmasıdır" dedi.

İmralı'dan gelen mesajlarla yasa yapılamayacağını belirten Olgun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin herhangi bir terör örgütünün talepleri doğrultusunda hareket edemeyeceğini söyledi.

Basın toplantısını, "Devletimizi ve Cumhuriyetimizi bir terör örgütünün siyasi hedeflerine teslim etmeyeceğiz. Türk milletinin birliğini ve hukukunu savunmaya devam edeceğiz" sözleriyle tamamladı.